• Pazar 16 ° / 9 ° Sağanak
  • Pazartesi 18 ° / 9 ° Sağanak
  • Salı 15 ° / 8 ° Sağanak

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.Beşiktaş 31 21 6 4 35 67
2.Fenerbahçe 32 19 7 6 24 63
3.Galatasaray 31 19 8 4 31 61
4.Trabzonspor 32 16 7 9 9 57
5.Gaziantep FK 31 13 7 11 12 50
6.Alanyaspor 32 14 11 7 15 49
7.Hatayspor 31 14 10 7 14 49
8.Fatih Karagümrük 32 13 10 9 9 48
9.Sivasspor 31 10 7 14 4 44
10.Göztepe 32 11 11 10 4 43
11.Konyaspor 31 10 11 10 1 40
12.Antalyaspor 32 8 9 15 -10 39
13.Çaykur Rizespor 31 8 12 11 -13 35
14.Kasımpaşa 32 9 15 8 -13 35
15.Yeni Malatyaspor 31 7 12 12 -6 33
16.MKE Ankaragücü 31 9 16 6 -13 33
17.Başakşehir FK 32 8 15 9 -16 33
18.Kayserispor 31 8 14 9 -16 33
19.Gençlerbirliği 31 8 16 7 -24 31
20.BB Erzurumspor 32 6 16 10 -22 28
21.Denizlispor 31 6 17 8 -25 26

HALK EKMEK FABRİKASINDA RAMAZAN PİDESİ ÜRETİMİ YAPILACAK

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE KOORDİNASYON TOPLANTISI DÜZENLENDİ

3 MAHALLEDE SU KESİNTİSİ UYGULANACAK

MİL SAĞLIK SEN: “HAVUZ SİSTEMİ ŞART”

NİSAN AYINDA YOL AÇMA ÇALIŞMASI

EVLAT NÖBETİ MUŞ’TA DA BAŞLADI

KIŞ MEVSİMİNİN BIRAKTIĞI KÖTÜ GÖRÜNTÜ ORTADAN KALDIRILIYOR

GENEL BAŞKAN ÇELİK, “AFET FARKINDALIK EĞİTİMLER ÜLKE GENELİNDE DEVAM EDİYOR”

MUŞ VE BİTLİS MÜFTÜSÜNDEN KORKUT’TA ZİYARET

MUŞ İÇİN BÜYÜK ÖNEME SAHİP PROJELERİN STARTI VERİLDİ

İlginizi Çekebilir

DÖLEK: “KURAKLIKLA MÜCADELE YERİNE KURAKLIKLA YAŞAMAYI ÖĞRENMEYE HAZIRLANALIM”

Muş Alparslan Üniversitesi Afet Yönetim Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğretim Üyesi İskender Dölek kuraklık üzerine bir değerlendirme yaptı.

DÖLEK: “KURAKLIKLA MÜCADELE YERİNE KURAKLIKLA YAŞAMAYI ÖĞRENMEYE HAZIRLANALIM”

Muş Alparslan Üniversitesi Afet Yönetim Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğretim Üyesi İskender Dölek kuraklık üzerine bir değerlendirme yaptı.

 

Muş Alparslan Üniversitesi Afet Yönetim Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğretim Üyesi İskender Dölek kuraklık üzerine yapmış olduğu değerlendirmesinde, “21. yüzyılın başlarında Dünyada yaşanan paradigma değişimlerinden biride afetlerle mücadele yerine onlarla yaşamayı öğrenmektir. Kuraklıkla yaşamasını öğrenmek zorundayız.” dedi.

DÖLEK, TARİHTEN ÖRNEKLER VERDİ

Dr. Öğretim Üyesi İskender Dölek, Kuraklık karşısında sadece yaşam tarzlarımızı değil yaşadığımız şehirleri de değiştirmek, yeniden düzenlemek gerektiğini söyledi. Bunu ifade ederken de çok ütopik hayal şeylerden bahsetmediğini belirten Dölek, “Süleymaniye, Ayasofya gibi büyük tarihi mekanları incelemek bu coğrafyada yaşayan insanların ne kadar doğru şeyler yaptığını göstermektedir. Ayasofya; Yerebatan Sarnıcı diye bilinen yapıda biriktirilen sularla su ihtiyacı karşılanırken, Süleymaniye’de ise yağmur suları özel ama yapının bütünlüğü içerisinde oluşturulan uygulamalarla bahçesinin sulanmasında değerlendirilmiştir.” dedi.

“2020 YILI İÇİN KURAK BİR YIL DEĞERLENDİRMESİNİ YAPABİLİRİZ”

Türkiye’ye yıllık ortalama 630 mm yağış aldığını ama 2020 yılında bu ortalamanın 600 mm düştüğünü belirten Dölek: “Kısaca ortalama değerlerin altında yağışın düştüğü dönemleri ifade eden kuraklık zincirleme bir şeklide arazi ve su kaynaklarını da olumsuz etkilemektedir. Uzaması halinde çok ciddi sosyo-ekonomik sonuçlara yol açmaktadır. Türkiye yıllık ortalama 630 mm yağış almaktadır. 2020 yılı içinde ülkemizi düşen ortalama yağışın 600 mm altındadır. 2020 yılı için kurak bir yıl değerlendirmesini yapabiliriz” dedi.

“100 YILIN EN YÜKSEK ÜÇ SICAK YAZI  SON 10 YIL İÇİNDE YAŞANDI”

Yağışlarla ilgili özellikle Kış mevsiminde düşen yağışların hem miktar hem de tür olarak oldukça önemli olduğunu belirten Dölek, “ülkemizde yağışın %40 kış mevsiminde düşmektedir ve bu yağışın kar şeklinde olması ilkbahar ya da yaz başlarında yağışın az olduğu dönemler için oldukça fazla önem taşımaktadır. Küresel ısınmadan dolayı 100 yılın en yüksek üç sıcak yazı son 10 yıl içinde yaşandı ve geçen yaz mevsimi sıcaklık olarak son yüzyılın en sıcak üçüncü yazı idi. Kuraklık ta yağışla birlikte sıcaklıkların ve yağışın türü de takip edilmelidir.” dedi.

TÜRKİYE BİR YAĞMUR DAMLASINI BİLE VERİMLİ KULLANMAK ZORUNDADIR

Yapılan tahminler hakkında da açıklama yapan Dölek, su yönetiminin önem arz edeceği bir döneme girilebileceğinin altını çizerek: “Kuraklık karşısında yapılması gereken ilk şeylerden biri kuraklığı izlemektir. Bir yıla mahsus bir durum mu yoksa tekrar eden bir süreç mi onu belirlemek gerekir. Ülkemizde 1930-1950-1970-1980 ve 1990’ların başında da kuraklıklar yaşandı.

2050 yılında ülkemizde kişi başına düşen su miktarı bin 240 metreküpe düşecektir. Yapılan iklim değişikliği senaryolarına göre en iyimser tahminde kişi başına düşen su miktarı bin 900 metreküpe, kötümser senaryoya göre ise 700 metreküpe düşeceği tahmin edilmektedir.

Türkiye bir yağmur damlasını bile verimli kullanmak zorundadır. Bu nedenle su yönetiminin daha da önem arz edeceği bir döneme gireceğiz. Türkiye’nin her tarafı aynı miktarda yağış almaz. Bazı bölgelerimizde su diğer yerlere göre daha fazladır. Fazla suyun olduğu yerlerden az olan yerlere suyun taşınması gerekebilir. 

Yağışın az olacağını tahmin edebildiğimiz yıllar için su isteği az olan ürünlerin ekimi teşvik edilmeli. Başka bir deyişle her ilimizin farkı senaryolara göre ürün desenleri oluşturulmalı.”

“TÜRKİYE SU ZENGİNİ DEĞİL, SU KAYNAKLARINI DOĞRU KULLANMAK ZORUNDA OLAN BİR ÜLKEDİR”

Türkiye su zengini değil, su kaynaklarını doğru kullanmak zorunda olan bir ülke olduğunu belirten Dölek, son olarak kuraklıkla mücadelede yapılabilecek bazı konulara değinerek: “Kuraklığa göre şehirlerin tasarımlarını yeniden gözden geçirmek gerekir. TOKİ’ler bunun için güzel bir fırsat olabilir gerekli düzenlemeler yapılırsa. Sel, yağmur yada kar sularının depo edildiği devasa sarnıçların olacağı şehirler yada şehirlerin bazı bölümleri olmalı. Bu durum geçmişte yaygın olarak zaten kullanılan bir çözüm yoluydu.

Doğu Anadolu’da şehir içerisinden toplanan karların nehirlere dökülmesi, kendi kendine erimeye bırakılmasının artık lüks olduğu dönemlere girilebileceğini, bu karların depo edileceği büyük tesisler yoksa bu karların özellikle güneş almayan özel alanlara yığılması kuraklığın olası etkilerini azaltmak için bir yol olabilir.

Yağmur hasadı ve gri su uygulaması gibi yöntemlerin de kuraklıkta oldukça etkin yöntemler olabilir Bu yöntemlerin %70’lere varan verimlilikte suyu yeniden geri dönüşümünü sağlayabilir. Bina çatılarının ufak düzenlemelerle yağmur suyunu toplayacak şekillerde tasarlanması ve bu suların depo edilmesinin, tuvaletlerde, bahçe sulamada yâda araba yıkamada kullanılmasının düşünülmekten öte gerçekleştirilmesi gerekiyor.

Evlerdeki bütün atık suları aynı sitemle kanalizasyonlara gönderiyoruz. Lavaboda kullanılan su ile tuvalet sularının ayrılması gerekmektedir. Lavabo suları ufak bazı işlemlerden geçirilerek gri su olarak sifon suyu olarak kullanılabilir.

Tarımda artık vahşi sulama yöntemlerinden vazgeçilmesi gerekir, yağışın günlük miktarının bir önceki yılın aynı günüde düşen miktarla birlikte çiftçiye verilmesi kuraklıkla mücadelede yapılabilecek bazı uygulamadır.

Unutmayalım, Türkiye su zengini değil, su kaynaklarını doğru kullanmak zorunda olan bir ülkedir. Bir yağmur damlası bile elini kolunu sallayarak değerlendirilmeden denize, göllere derelere karışamaz.”

GÜNCEL 8.02.2021 17:56:00 223 0