• Çarşamba 7 ° / -3 ° Parçalı bulutlu
  • Perşembe 6 ° / -3 ° Bulutlu
  • Cuma 8 ° / -2 ° Bulutlu

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.Beşiktaş 20 14 4 2 24 44
2.Fenerbahçe 20 13 4 3 19 42
3.Galatasaray 20 12 5 3 24 39
4.Gaziantep FK 20 9 3 8 10 35
5.Alanyaspor 20 10 6 4 14 34
6.Trabzonspor 20 9 5 6 2 33
7.Hatayspor 20 9 6 5 4 32
8.Fatih Karagümrük 20 8 6 6 4 30
9.Yeni Malatyaspor 20 7 7 6 1 27
10.Antalyaspor 20 6 6 8 -6 26
11.Göztepe 20 6 7 7 5 25
12.Kasımpaşa 20 7 9 4 -7 25
13.Çaykur Rizespor 20 6 7 7 -8 25
14.Sivasspor 20 5 6 9 -4 24
15.Başakşehir FK 20 6 8 6 -6 24
16.Konyaspor 20 6 9 5 0 23
17.Kayserispor 20 5 11 4 -12 19
18.Gençlerbirliği 20 5 11 4 -20 19
19.MKE Ankaragücü 20 5 12 3 -9 18
20.BB Erzurumspor 20 4 11 5 -16 17
21.Denizlispor 20 3 12 5 -19 14

AK PARTİ MUŞ İL BAŞKANI AVCI, MAZBATASINI ALDI

AK PARTİ 7. İL KONGRESİ YAPILDI

AK PARTİ İL KONGRESİ BUGÜN YAPILIYOR

AK PARTİ MUŞ İL KONGRESİ 18 OCAK'TA YAPILACAK

AK PARTİ’DEN SAĞLAR, ATAKLI VE BAŞBUĞ HAKKINDA SUÇ DUYURUSU

MUŞ MİLLETVEKİLİ ŞİMŞEK, 2020 YATIRIMLARINI ANLATTI

ÇAĞLAYAN: "EĞİTİMDE ATILAN ADIMLAR SEVİNDİRİCİ"

KORKUT'TA 2020 YILI HİZMETLERLE GEÇTİ

AVCI: "BİRLİK VE BERABERLİĞİMİZİ SAĞLAYACAĞIZ”

CHP’DEN KADIN VE ÇOCUK HAKLARI 2020 BİLANÇOSU AÇIKLAMASI

İlginizi Çekebilir

YILMAZ, ?GELDİĞİMİZ NOKTA MAALESEF HEPİMİZİ ÜRKÜTMELİ?

Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Muş İl Başkanlığı, Genel Başkan Yardımcısı ve Sağlık Politikaları Başkanı Medeni Yılmaz´ın katıldığı bir basın toplantısı düzenledi.

 

Muş´ta Diyar Paris Otelde DEVA Partisi Muş il başkanlığı tarafından düzenlenen basın toplantısına DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Sağlık Politikaları Başkanı Medeni Yılmaz, Muş İl Başkanı Av. Elif Çelik, Merkez İlçe Başkanı Kenan Aşar ve Kurucu Üyeler katıldı.

Düzenlen toplantıda gündeme dair açıklamalarda bulunana DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sağlık Politikaları Başkanı Medeni Yılmaz, milletvekilli döneminde Muş´ta yapılan yatırımlara da değindi.

?İNSANLAR İKİ TERCİH YAPMAK ZORUNDA?

Yılmaz, açıklamasında insanların iki tercih yapmak zorunda olduklarının altını çizerek; ?Birçok alanda özgürlükler sınırlandırılmış, insanlar özgürce düşüncelerini ifade edemiyorlar. Özellikle basın mensupları bu konuda bedel ödemeye başladılar. Şu anda cezaevlerinde birçok basın mensubu görevlerini yaptıkları için cezaevinde çile çekiyorlar. Bu kaldırılabilecek, kabul edilebilecek bir şey değil. İnsanlar iki tercih yapmak zorunda, ya yanlışlara karşı kafasını öne eğip köşesine çekilip ?aman bana bişey olmasın? diyerek kenarda duracaklar, ya da olup biten yanlışlara itiraz edeceklerdir. İnsan olmanın onuru da bence ikincisini seçmektir. Yoksa öbür türlüsünün sonucunun nereye varacağını kestirmek gerçekten zor. Eğer bir ülkede özgürlükler sınırlıysa bu ekonomiye de, yargıya da, eğitime de ve bütün alanlara yansımaları haliyle olur. İşin başında özgürlük, insan hakları, demokratik değerler vardır. İnsanlar farklı düşünürler, düşünmeleri de doğaldır ve öylede olması gerekir. Tek tip bir toplum, tek tip bir düşünce, tek tip davranış biçimi insani değildir. Günümüzde demokratik ülkelerde özgürlük alanları ne kadar fazlaysa bu ülkelerin demokratik anlamda gelişmeleri bu ölçüde fazladır. Bilimde, sanatta o derece ileri giderler.?dedi.

?BU ÜLKEDE ANA MUHALEFET PARTİSİNİN GENEL BAŞKANINA TEHDİTLER EDİLİYOR?

Yılmaz, konuşmasının devamında Cumhurbaşkanın yedi yıl önce söylediği sözlerini hatırlatarak; ?Bundan yedi sene önce Cumhurbaşkanımız bir beyanda bulunmuştu ?bu ülkede artık mafya ve çetelere yer yok? demişti. Yedi sene sonra geldiğimiz noktaya bakıyoruz, şu anda mafya ve çete örgütlerinin başı, devletin makamlarından itibar görüyor. Onlar için özel aflar çıkarılıyor. Bu ülkede Ana muhalefet partisinin genel başkanına küfür ve hakaret, yetmiyor tehditlerde bulunuluyor ve kimseden ses çıkmıyor. Böylemi olmalıydı, hani biz demokratikleşiyorduk, hani biz özgür bir ülke oluyorduk, hani biz çete ve mafyalara artık dur diyen onları tamamen yok eden bir ülke olmuştuk. Geldiğimiz nokta maalesef hepimizi ürkütmeli. Eğer bu ülkede yaşıyorsak iki yolumuzun olması lazım, bir yapılan yanlışlıklara, haksızlıklara, zulümlere, yolsuzluklara karşı duracağız, itiraz edeceğiz, inançlarımız, düşüncelerimiz, siyasi görüşlerimiz ne olursa olsun insan olmanın gereği ortak paydamız insanız ve bu ülkenin vatandaşlarıyız. Bu ortak payda da herkesin itirazlarını yüksek sesle dile getirmesi lazım. Bu bir hak ve mecburiyettir. İkinci yol ise başımıza kuma gömeceğiz ve sıranın bize gelmesini bekleyeceğiz. İnanınız ki kim olursak olalım bu gidişatta sıra bir gün hepimize gelecek.? şeklinde konuştu.

?MUŞ´UN CEZAEVİNE İHTİYACI YOK?

Yılmaz, Muş´a büyük bir cezaevinin yapılacağını söyleyerek Muş´a Cezaevinden önce yapılması gereken başka şeylerin olduğunu belirterek; ?Bizim bıraktığımız günden bugüne kadar Muş´ta ne yapıldı. Biz bütçenin olmadığı ilk dönemlerde bu kadar fazla yatırımın gerçekleştiğini he beraber izledik. Son yıllarda AK Partinin ustalık dönemi diyeceğimiz, ekonominin şahlandığı, bütçenin çok büyük rakamlarla ifade edildiği dönemlerde Muş´a ne yapıldığına baktığımız zaman bütün ülkede olduğu gibi bir şeyler yapılıyor. Muş´a büyük bir cezaevi yapılıyor. Muş´un cezaevine ihtiyacı yok, ihtiyaç varsa yapılır o ayrı bir konu ama cezaevinden önce yapacağımız şeyler var. Ülke genelinde bildiğim kadarıyla cezaevlerindeki yatak oranı iki katına çıkmış. Şimdi bunun iki tane anlamı var. Bir bu ülkede suç işleme oranları son yıllarda yükseldi demek. Bir ülkede suç işleme oranı niye yükselir?. İnsanları suç işleme teşvik eden uygun ortamların oluştuğunu ifade eder. İkinci anlamı da şudur; yargı devletin sopası gibi insanların üzerinde, devlet yargıyı sopa gibi kullanır ve insanları cezaevlerine daha fazla tıkar. Bu iki sebepten dolayı Türkiye´de cezaevi ihtiyacı eskisine göre iki kat artmışsa bu düşünüp değerlendirmek lazım.? İfadelerini kullandı.

?AK PARTİNİN BİR HİKÂYESİ VARDI?

Yılmaz, Kendisinin de milletvekilli seçildiği AK Partinin bir hikayesinin olduğunu belirterek; ?2011 yılına kadar AK Parti yola çıkarken iddiaları vardı. Bu ülkede demokratik bir kültürün yerleşmesi, insan haklarının, özgürlüklerinin daha fazla yaşanması, adaletin daha çok anlamını bulması, kalkınmanın mutlaka olması gerektiğinde başlayarak birçok söylüyordu. AK Partinin bir hikâyesi vardı. AK Parti diyordu ki ? ben Avrupa birliğine bu ülkeyi 50 yıldır kapıda bekliyor, tam üye yapmak için bütün alt yapısını hazırlayacağım diyordu. Başka ne diyordu üç tane y ile mücadele edeceğim. Neydi bu üç tane y bir tanesi yoksulluktu, bir tanesi yolsuzluktu, bir tanesi de yasaklardı. Bu üçüyle mücadele edeceğini söyleyerek yola çıktı. Bunlarla mücadele edildi de ama bugün geldiğimiz noktaya baktığımızda yasaklar 2002´ye baktığımız zaman artımı azaldı mı? Azaldığını söyleyen varsa bunun nerede azaldığını izah etme gibi bir durumu var. Yolsuzluk şu anda ne durumda, cumhuriyet tarihinde yapılan yolsuzlukları toplayın herhâlde bu son 5-6 yılda yapılan yolsuzluklar kadar değil. Yoksulluk, şu anda insanlar cumhurbaşkanımıza eve ekmek götüremiyoruz dediği zaman ?abartıyorsun be? diye karşılık buluyor ve tepesine çay atılıyor, keyif çayı iç deniyor.?dedi.

TÜRKİYE´DE VE MUŞ´TA GÜZEL ŞEYLER YAPILDI

Kendi milletvekilliği döneminde Muş´ta yapılan bazı yatırımlara değinen Yılmaz, şu ifadeleri kullnadı; ?2011 yılına kadar Türkiye´de güzel şeyler yapıldı. Mesela Muş´ta KÖY-DES projesi başlatıldı. Bu sayede bütün köylerimize şebekeli içme suyu ve asfalt yollar yapıldı. İlimizin girişinden çıkışına kadar duble yollar yapıldı. Üniversite bizim 40-50 yıllık hayalimizdi burada ve ülkenin diğer illerinde üniversite açıldı. Hastanelerimiz, Muş Devlet Hastanesinde özelikle çocuk bölümünde çok büyük sıkıntı çekiliyordu. Aynı yatakta 3 çocuk yatıyordu. Bunu ben çok iyi hatırlıyorum çünkü meslek hayatımı hep burada geçirdim. Çok basit bir hormon test için bile diğer illere gidiyordular. Özel idare tarafından yapılan 3 yıldızlı otel binası duruyordu. Alt katında esnafın diğer bütün katlarında güvercinlerin kullandığı bir binaydı. Sağlık bakanıyla binayı gezdik, sonra yemek için oturduğumuz yerde hemen bakanlıktan görevlendirme yaptırdı, proje hazırlandı ve valilikle de anlaşarak orayı kadın doğum ve çocuk hastalıkları hastanesine çevirdik, yıllarca hizmet verdi. Yetmedi diğer ilçelerimizde iyileştirmeler ve hastaneler ile sağlık ocakları yaptık. Bunlar hepsi o yıllarda yapıldı. Dar, zor bir bütçeyle yapıldı. Duble yollar, okullar, yurtlar yaptık o dönemlerde AK Parti iktidarının hakkını yememek lazım o dönemler için ama sonra ne oldu bütçe arttı, imkanlar arttı, AK Partini gücü arttı ama yatırımlar, özgürlükler, demokrasi, hukuk, adalet imkanlar arttıkça bunlar yerlere doğru ters orantılı olarak gitti. Çok güzel adalet binaları yapıldı ama içinde adalet yok, çok güzel okullar yapıldı ama eğitim yazboz tahtasına çevrildi iyi bir eğitim çıkmıyor artık. Sağlıkta reformlar yapıldı. Sağlık ocağı sistemi kaldırıldı aile hekimliği sistemi getirildi fakat aile hekimliği çok kısa sürede yozlaştırıldı, düşünüldüğü gibi uygulanmadı. Şehir hastaneleri yapıldı büyük bir rezalet, büyük bir sıkıntı. O hastanelerde dövize endeksli olarak dünyalar kadar para ödeniyor ve yıllara dayalı bir borç yükü. 

Muş Ovası için Muş Ovası sulaması, Karasu ıslah projesi ve arazi toplulaştırma projesi başlattık. 3 tane Muş ovası için çok önemli çok değerli projeyi başlattık ve bu üç büyük proje eş zamanlı olarak 2017 yılında bitecekti. 2020 yılındayız ama Muş Ovası sulama projesi halen ihale bile edilmedi. Ankara´daki kim Karasu ıslah projesinden haberi var haberi olsa bile kim dert edinecek. Muş Ovasının sulanıp sulanmaması Ankara da kimseyi ilgilendirmiyor fazla, bizi ilgilendiriyor, biz dert edineceği, biz kavgasını vereceğiz. Bunlar çok büyük emeklerle oldu.? Şeklinde konuştu

SİYASET 22.11.2020 19:00:37 100 0