Muş Alparslan Üniversitesi, İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tamella Aliyeva


ELAZIĞLI TANINMIŞ ŞAİR BEDRETTİN KELEŞTİMUR”UN ŞİİRLERİNİN POETİKASI HAKKINDA - 2

KONUK YAZAR


ELAZIĞLI TANINMIŞ ŞAİR BEDRETTİN KELEŞTİMUR”UN ŞİİRLERİNİN POETİKASI HAKKINDA - 2

 

Bir başka şiirinde EyI Tefekkür Dünyam ”da Ahmet Yesevi, Kaşgar”dan, Nakşi Bendi”den, Ferabi, İbni Sina”dan konuşur ve bunları bir daha Horasan Erenleri, Alperen ruhlu dervişler adı altında övmektedir. Malazgirt’i Düşünmek şiirinde bir daha ululardan söz açarak Balasagunlu Yusuf Has Hacib”in sohbetlerinden konuşur, onun bilgiye, hikmete, sırla yoldaş olduğunu vurgulayarak dile getirmiştir.

Bedrettin Üstadım şiirlerinde folklorumuza geniş yer vermiştir. Anadolu’yu Gezmek şiirinde baştanbaşa destanlar, rivayetler, masallar, efsaneler yurdu olan Anadolu’yu birer birer övmektedir. Şair Urfa’daki Balıklı gölden konuşur, Köroğlu destanı dile getirir, Karacaoğlan”la bağlı efsanelerden, Yedi uyuyanlardan söz açmaktadır. Adım Manastır şiirinde Orta Asya Türklerinin baştacı olan, soyumuzun-sopumuzun Altaylardan geldiğini kanıtlayan, Orta Asya’dan ayak izlerimizin kanıtını gösteren Manas destanını dile getirir:

Issık Gölünde mavi bir tebessüm,

Akınlarda, nal sesinde nefesim.

Sözü dogru söylemektir, hevesim,

Adım Manas, destanların mihriyim..

Şair Duy Beni Hakikat! isimli şiirinde de efsanelerimizden örnekler sunmaktadır:

Duy beni hakikat, dinle ey gönül,

Kerem et, Aslı”na dön de gel gayrı.

Ustadm Bedrettin Bey burada Türk dünyasında özel yeri olan Aslı ve Kerem hikayesini veya efsanesini, aşk destanını dile getirmektedir.

Şairin şiirlerinde tarihi konular da dikkatimizi çekti. Örneğin, Boşuna Dememişler isimli şiirinde Türkiye tarihinde en acılı tarihi olayımız Sarıkamış’tan konuşuyor, o Sarıkamış ki, binlerce askerimiz bir gecede buz heykel oldular, o Sarıkamış ki, ilk defa aç kurtlar ınsan etine doydular, o Sarıkamış ki, hayvan vagonlarında buzlu Sibiryaya götürüldüler, acından, susssuzluktan, kirden, bitten öldüler. Vagonlardan atılıp kara batanları kurtlar parçaladı. Şair şiirinin diliyle Sarıkamışa agıtt söylüyor:

Sarıkamışa, aç kapını, ben geldim,

Soguk diyarına yuregim saldım..

Bedrettin Keleştimur Üstadımın şiirlerinde Çağdaş Türk Edebiyatın  yeni kolu olan Karşılaştırmalı Edebiyatın etkilenme kuralını ustalıkla kullanmıştır. Şair üstat şairlerin düşüncesini fotokopi değil, o düşüncelerden etkilenip farklı ve güzel eser ortaya koymuştur. Örneklere müracaat edelim. Şair Nasihat isimli şiirinde Türk-Müslüman dünyasının iki deha şairinden etkilenmiştir. Birinci şair 11 yy. Tebriz”de yaşamış  Getran Tebrizi”dir. O da şiirinde:

Gezme, ey bagrı kan, bu bagda sen bar,

Bu sögüt bagında ıkı kapı var

 (Azerb.Edebiyatı tarihi s.49)

İkinci etki dünyaca ünlü hümanist şair Yunus Emre”dendir.

Bedrettin Bey üstadım ise bu düşünceyi farklı şekilde bize ilet,r:

İki kapılı bir han,

Dediler dünyaya.

Şairin Suya Destan şiirinde Fuzuli’nin, çağdaş şairimiz Abdulla Satoglu”nun su şiirinin etkisini görmekteyiz.

Varlıgın hakikatı suyla meydana gelmiş,

Soluk alıp vermekte, arzın yatağında su.

Dalından Kopar şiirinde çağdaş şairimiz Abdurrahim Karakoç’un Mihriban şirinin etkisini görmekteyiz. O der ki lambada titreyen alev üşüyor, Bedrettin Üstadım ise der ki, üşüyen güneşi dalından kopar. İkisi de güzeldir. Mevsim Bahar Olunca şiiri de bir şarkıdan etkilenmiş sanki. Dert dolabına su ver, edebiyle ifadesi bize Yunus Emre’nin Dertli Dolap Ne İnlersin? şirini hatırlattı. Çileye Selam şiiri 20 yy. Fransız yazarı Fransuaza Sagan”ın Merhaba, Hüzün eserini hatırlattı, etki var, fotokopi yok, neden yok?  F.Sagan bu ideanı romanda farklı şekilde çalışmıştır, B.Keleştimur ise şiirden bir farklı şekilde istifade etmiştir. Düşünceler ayı, işlenme tarzı farklıdır.

Bedrettin Beyin şiirleinin dil ve uslubundan (poetikasından) konuşurken onu demek lazımdır ki, gerçekten şiirlerinin dili zengindir. Burada çok sayıda mecaz, mecazın önemli türü teşbih, obrazlılık (kişileşme), toponimika, deyim, arkaizm, yabancı kelimeler, neologizm, argo, sinonim, antonim vardır. Örneklere müracaat edelim Mecazlar: sırrını sözüne bulaştırma; Ölüm kusan hakikat koş peşimden-burada hem obrazlılık, hem mecaz var. Ölüm canlıya benzetilir; Arzın rahminde hayat kazılırmış. Burada da Arz canlı olarak verilmiştir, hem de mecazı fikir; Zafer tacı giysin artık zamane-Burada zamaneye canlılık verilmiş, düşünce ise mecazdır…En cok mecazın kullanıldığı şiir Çarpar Göğsümde Tekbir şiirindedir..Şiir baştan başa mecaz, obrazlılıktır. 

Dil kalbe kelepçeli,

Dudaklar akkanatlı.

Seccadem taşır bütün yüreğimi,

Yüreğim alnından öper seccademin.

Sicim sicim ışık yağar gönlüme vs.

Bu mısraları buradaki obrazlılıgı ve mecazı açıklamaya ihtiyaç yoktur.

Domaniç Yaylasından isimli şiirde de Eski dünya, huzuru çimlendirmekte veya şiir ismi olan Çileye Selam ifadesi de hem obrazlılık, hem de mecazdır. 

Teşbihe örnek olarak, tesbihin bulutlara benzemesi, otağların beyaz cübbeye benzetilmesi, benzin sararmış yaprağa benzetilmesi, heykellerin nura benzetilmesi vs.

Deyimler: - Sapla samanı karıştırma;  Bin ah işittim; Namert eline düşürme; Ölümlü dirimli dünya, kan-ter içinde kalmak vs. Arkaizm (eski sözlerin yeniden hayata dönmesi) rahle; sabi, rehavet; yolağa; kolcu;  ökçe; muştu; berzah vs. neologizm (yeni kelime) rakım; vizyon; tuval vs. yabancı kelime-biberon; siluet vs. argo- kahpe; irin vs. Şairin dilinde hem sinonim, hem de sinonimik çerge vardır. Bildiğimiz gibi omonim, sinonım, antonım dilcilikte leksik vahitler adlanır, dili zenginleştirir. Sinonimler bir sözün yazılışının farklı olması, manasının aynı olmasıdır. Örnegin: sinonimik çerge sabi-sefil-derbeder; masum-mağdur-çilekeş; kırık-dökük-yıkık; kahır-hasret-dert; arkadaş-eş: ışık-ateş; birlik-dirlik; kale-sur; yol-yolağa;  dag-tepe vs. Antonimler bir birine zıt ifadelerdir. Örneğin; ölüm-dirim; gece-gündüz; açıp-kapamak; içim-dışım; şah-geda; sağ - sol vs.

Şiirlerde bol miktarda toponimika vardır. Toponimika dilcilikte  yer, mekan isimlerine denilir. Şair şiirlerinde Anadolu, Issık Göl, Groznı; Ulu Cami, Domaniç; Edirne, Üsküp; Kosova, Varna, Bosna vs iiiyer isimleri, yani toponimler kullanmıştır.

Evet, böylece, Elazığlı şair Bedrettin Keleştimur Üstadımızın şiir Gülistanındaki gezintimiz sona yaklaştı. Şairimize öncelikle sağlık, huzur, mutluluk dileriz. İlhamının Fırat nehri gibi coşmasını Hazar dağı gibi zirveye ulaşmasını, Küçük Hazar gibi dalgalarının şahe kalkmasını dileriz.  Saygı ve sevgi ile kalınız.

Ve sözümü Azerbaycan’ın ünlü şairi, şimdi cennette olan Samet Vurgunun şairler hakkında yazdığı, Şair Ne Tez Kocaldın Sen? Şirinin mısraları ile bitirmek isterim:

Saç ağardı, ama ne gam,

Elimdedir hala kalem.

Saç ağardı, ama yürek

Alevlidir evvelki tek.

Biliyorum, demeyecek,

Bir sevgilim, bir de vatan,

Şair, ne tez kocaldın sen?