Muş Alparslan Üniversitesi, İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tamella Aliyeva


SABRIMIN ÖMRÜ UZUN DİYEN ŞAİR-MUSTAFA YILDIZ - 2 (Mustafa Yıldız’ın Harcananlar Şiir Kitabının Dil ve Üslubu Hakkında Araştırma)

KONUK YAZAR


SABRIMIN ÖMRÜ UZUN DİYEN ŞAİR-MUSTAFA YILDIZ

(Mustafa Yıldız’ın Harcananlar Şiir Kitabının Dil ve Üslubu Hakkında Araştırma)

 

Filizlenen bir sevdayı düşün (37); Turna kanadına bir sevdayı yükledim (42);  Şairin Geç Kaldım (42) şiirinin son iki bentlerinde kullandığı mecazlar şahanedir.:- Bahara hasretler büyütmek; Toprağa özlemler ekmek; Gönül bağında tomurcukların başak vermesi; dağı, denizi aşmak (42) vs. bunlar dikkate şayan derin anlamlı mecazlardır. Bir bir açılırsa yazmak için sayfalar gerekir. Şiirlerde mecazın teşbih türüne rastladık. Örneğin; ürkek ceylan gibi gezinmek (9);   Tenim güneşte çatlamış toprak (15) vs.

Mustafa Üstadımın.- Yokluğunda Biraz Hasret Kokuyor akşamlar mısrası ile başlayan aşk konulu şiiri baştan başa mecazlarla donatılmıştır:

Özlemin demlenir yüreğime,

Merakla uzaklara tutunuyorum.

…Düşlerin yorgun, umutlar kırık (26)

Kırıldı kolum-kanadım, tükendi umutlarım... (40)

Mustafa Yıldız Üstadımın şiirlerinin dilinde obrazlı ifadeler kullanılmıştır. Obrazlı ifadelere hem de kişileşme denilmektedir. Yanı şair düşüncelerini obrazlı  (poetik, mecazlı) ifade etmek için cansızlara canlılık görünüşü vermiştir. Örneklere dikkat ederken önce şairin Ne Acı Değil mi İnsan olmak şiirindeki obrazlı ifadelere bakalım.

İnsanlık susmuş, zalimlik baş kaldırmış (11)

Vicdanın sana yol gösterirken sen çaresızsın (11)

Kalbin kemiklerini sızlatırken (11)

Aşağıdaki obrazlı ifadeler diğer şiirlerden alınmıştır:

Dilimdeki sözüm ağzımda intihar ediyor (14)

Şiirlerim akan bir nehir gibi (14);

Mevsimler çocukluğumu büyütüyor (15);

Zaman benden en sevdiğim yıllarımı çaldı (15);

İlk örnekteki “zalimlik baş kaldırmış” ifadesin zalimlik insana aid özelliktir, bu ifade şiirin dilini güçlendirmiştir. Daha bir örnek:-Vicdanın yol göstermesi; Kalbin kemiklerinin sızlaması; Çocukluğu büyüten mevsimler; veya zamana insani  sıfat verilmesi -bunların hepsi obrazlı ifadelerdir.

Sayın Mustafa Üstadım şiirlerinde manevi dünyamızın en güzel konusu olan dinimizden de konuşmuştur. Bu ifadeler bize manevi dünyamıza bir sıcacık güneş gibi süzülmekte, onu ışıklandırmaktadır:

Müslümansın, ama görmüyorsun (11)

Kur” an rehberinken, zillete düşmen (12)

Medet dersin, Medet, Allah’ım, medet (20)

Vicdan mahkemesinde Hakka arz et (23)

Yaşamakla ölüm arasında bir arafa düştüm (24)

Bir tek sana iftarım,

Senden gayrsine oruçluyum (26)

Geldim kapına,

Bana hakikate

Açılan kapıyı aç, Allah’ım! (31)

Bunu da özellikle şöyleyim ki, şairin iki şiiri Geç Kaldım (42) ve İmanımızı Güncelleyelim (46) şiirleri baştan başa dinimize sevgi ile süslenmiştir.

Şimdi de Mustafa Yıldız Üstadımın şiirlerinde leksikaya dikkat edelim. Leksika nedir? Dilin lügat terkibine dahil olan söz, terim, frazeoloji birleşmelerin toplusudur. Leksikologiya sözün manasını (gerçek ve mecazi)  aydınlaştırır, sözün menşeini (Türk ve alınma) öğrenir, sözün sinonim ve antonimini seçiyor.

Leksikologiyanın önemli kollarından biri Sinonimlerdir. Sinonimler Yunanca ayni anlamlı, farklı yazılışı olan sözlere denilir. Aynı eşya, aynı alamet, aynı olayla baglı, ama onu çeşitli formalarda adlandırılan semasioloji olaydır. Örneklere bakalım:

Bazen sadece yorulursun,

İnsan olmaktan,

Adam olmaktan (7)

Ne acı değil mi?

Kar beyaz siyahla kirletmek (12)

İçin içini yer! Sığamazsın dünyaya, dar gelir.

Nefesini keser oksijensiz kalırsın (19)

Gideceğim bir meçhule doğru,

Biliyorum yetim ve öksüz (28)

Bu şiir örneklerinde insan-adam; Kar-beyaz; Sığmazsın-dar gelir; Yetim ve öksüz ifadeleri sinonmdir.

Antonim de leksik vahittir. O da Yunanca bir kelimedir, bir nesnenin zıt taraflarını gösterir, formaca çeşitli, manaca zıt sözlerdir.  Örneklere bakalım; Sevmek-sevilmemek (7); melek duruken iblsi seçmek (12); kar beyaz-siyah (14) acılar-sevinçler (15);  gülüyoruz-ağlıyoruz (38); Ve daha bir örnek:

Şiirin görevi sadece yazmak değil,

Gerektiğinde silinmeyene de sünger çekip silmektir (39)

Okurların dikkatine sunduğumuz bu örneklerde sevmek-sevilmemek; melek-iblis; kar beyaz-siyah; acılar sevinçler; gülmek-ağlamak; yazmak-silmek vs. antonimlerdir.

Şairin şiirlerinde folklor örnekleri gördük:

Uzak şehirlere uzanıyorum ve

Yusuf oluyorum kör kuyularda (8)

Buradakı Yusuf kelimesi her halde Yusuf Züleyha efsanesine işarettir ve “kör kuyu” halk arasında bir deyimdir. Diğer folklor örneği:     

Aşık iken meftun

Mecnun iken meczup oldum (23)