Menü Muş Şark Haber
Tarih: 31.07.2017 10:39
KUDÜS ÇAĞRISI: EL DETEKTÖRLERİ İLE İSRAİL PROTESTOSU

KUDÜS ÇAĞRISI: EL DETEKTÖRLERİ İLE İSRAİL PROTESTOSU

Facebook Twitter Linked-in

15 Temmuz sürecini, Referandum ve çeşitli konuları detaylı bir şekilde analiz eden Muş Alparslan Üniversitesi (MŞÜ) Sosyoloji Bölüm Başkan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Adem Palabıyık, ‘Muş STK’larına Kudüs Çağrısı: el detektörleri ile İsrail protestosu’ konusunu ele aldı

Muş Alparslan Üniversitesi (MŞÜ) Sosyoloji Bölüm Başkan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Adem Palabıyık, ‘Muş STK’larına Kudüs Çağrısı: El Detektörleri ile İsrail Protestosu’ konusunu ele aldı. “Günlerdir Kudüs’te yaşananlar yüreklerimizi parçalıyor ve buralardan eylemsel anlamda Kudüs toprakları içinde bir katkı yapamamaktan dolayı oldukça hüzünlüyüz” diye ifade eden Palabıyık, “Dualarımız ve yardımlarımız Kudüs ve Filistin ile birlikte lakin birşeyler yapmak Müslüman olarak nefsimizi daha fazla tatmin edecekti. Yapılanların karşılığının Rabbimizden geleceğini beklemek ve O’nun rızası için bir şeyler yapmak en büyük arzumuzdur. İşte bu yüzden elimiz yetmezse dilimizle buğzedeceğimiz pratikleri hayata geçirmek bizim Kudüs ve Filistin meselemizde önceliklerimiz arasında olmalıdır, yoksa Rabbim bunun hesabını kıyamet günü elbette bizden soracaktır” dedi.

“50 YAŞIN ALTINDAKİ MÜSLÜMANLAR MESCİD-İ AKSA’YA GİREMEYECEKMİŞ”

İsrail, Kudüs’e ve Mescid-i Aksa’ya Müslümanları almamak için çeşitli bahaneler uydurmaya ve hayata geçirmeye utanmadan devam ettiğini belirten Palabıyık, sözlerini şöyle sürdürdü: “Son olan hadiselerde “metal arama detektörlerinin yerine el detektörleri kullanılacak ve 50 yaşın altındaki Müslümanlar Mescid-i Aksa’ya giremeyecekmiş”. Bu kadar zalimane bir tavır karşısında insanın ne yapacağını hakikaten akıl almıyor. Lakin İsrail’e en güzel cevap “el detektörlü” eylem çağrısı olacaktır. İsrail’in yaptıklarının, muazzam bir protesto eşliğinde ifade edilmesi, tavırlarının sergilenmesi ve nasip olursa tüm dünyaya duyurulması oldukça önemlidir.

Bu bağlamda Muş STK’larına bir çağrı yapmanın zamanıdır. Eğer İsrail’i protesto etmek istiyorsak, onları kendi silahları ile vurmak ve dünyaya kendi silahlarını vahşetini göstermek önceliğimiz olmalıdır. Tüm STK’ların “el detektörleri” ile yapacağı protestonun ses getireceği kanısındayım. Çünkü, bu sembol hem İsrail’in zulmüne hem de Kudüs’ün sahiplenmesine önemli bir işaret olacaktır. Bu tür toplumsal pratiklerde kullanılan sembollerin önemi büyüktür ve Muş STK’larının bu şekilde uygulayacağı eylem tipi muhakkak tüm ülkemizde karşılığını bulacaktır.”

“İSRAİL’İN KORKTUĞU ALLAH İLE BİZİM KORKTUĞUMUZ ALLAH AYNI DEĞİLDİR”

“Bu pratik biçimini gerçekleştirebilirsek, ülkemize Muş ilinden yayılabilecek protesto türü olarak önemli bir desteğe de imza atmış olacağız” diye ifade eden Palabıyık, şunları söyledi: “Bunun yapılmasının Allah rızası için olduğunu ontolojik açıdan merkeze alırsak, Rabbimizin yardımının da bizimle birlikte olacağına hiçbir kuşku yoktur. İnanç ile çıkılacak bir yolda, koyulabilecek bir engel yoktur. Allah’ın izni o engellerin aşılması için yeterlidir. Bu pratiği biz yıllar önce Sayın Cumhurbaşkanımızın “one minute” çıkışında bizzat yaşamıştık. O dönemlerde “öldük, bittik, mahvolduk” gibi çıkışların aksine inanan Müslümanlar derinden bir “şükür” demişti. Yıllar sonra Müslüman bir lider İsrail’e “yeter” diyerek, tabiri caizse “kes sesini” tepkisini göstermişti. Cumhurbaşkanımızın bu çıkışı sonrası İsrail dünya arenasında önemli bir prestij kaybı yaşamış ve düzeltmesi de uzun zaman almıştı, gerçi hala düzeldiği söylenemez lakin bu son yaptıkları onun vahşiliğinin yeniden ortaya çıkmasına da sebep oldu. İsrail’e karşı atılacak her adımda insanların düşünerek hareket etmesi ve atılacak adımların etkili olması gerekmektedir. Peki niçin? Çünkü İsrail gibi yapılanmaların seküler boyutu onların her şeyi yapabileceklerinin kanıtıdır.

Allah’tan korkan insanlar zulmetmezler lakin İsrail’in korktuğu Allah ile bizim korktuğumuz Allah aynı değildir. Bir dönem kullanılan Allahsız Müslümanlar ibaresi, Allahsız Yahudiler olarak da kullanılmalıdır. Nasıl ki Allahsız Müslümanlardaki kasıt bütün Müslümanları değil aksine Allah’ın emretmediklerini emretmiş gibi gösterenler için kullanıldıysa, Allahsız Yahudiler de aynı kategorideki Yahudilerdir. Bu Yahudiler, Allah’tan korkmaz lakin emirlerine itaatte şiddeti açıkça kullanabilirler. Seçilmiş ırk yalanlarının arkasından giderek kan dökebilirler, zulüm ve işkence kendi çıkarları söz konusu olduğunda gayet doğal olabilir ve ayrıca bütün bunlara rağmen inançlı olduklarını söyleyerek askerleri bile kafasına “kipa” takarak Müslüman şehit edebilir. İşte Allahsız Yahudiler bunlardır.”

“BU EYLEM BİÇİMİ ZULMÜN ADRESİ AÇISINDAN ÖNEMLİ BİR YERİ İŞARET EDECEKTİR”

Muş’ta ki sivil toplum kuruluşlarına çağrı yapan Palabıyık, “Biz Müslümanların kipa takan Allahsız Yahudilere karşı yapabileceğim en önemli eylem biçimi ulusal ve uluslararası arenada onları yalnızlaştırmak ve onları kendi eylem biçimleriyle vurmaktır. Müslümanlara yaptıkları zülüm karşılığında, “el detektörleri” ile yapılacak protestolarda verilecek mesajlar bu bağlamda oldukça önem arz etmektedir.

Muş ilinden başlayabilecek bu eylem biçimi, tüm ilkemize yayılırsa ve STK’lar bu yayılış biçimine öncülük ederse, İsrail’in başka arenalarda etkili olma ihtimali zayıflayacaktır. Hatta bir adım daha ileri giderek, el detektörleri üzerine İsrail bayrağı asılarak yada yapıştırılarak yapılacak bir eylem biçiminin daha etkili olacağını da iddia edebiliriz. Çünkü yukarıda belirttiğim gibi toplumsal arenada yapılacak eylem biçimlerinin kullandığı sembollerin etkisi oldukça büyüktür ve önemlidir. Belki bu eylem biçimleri CNN yada BBC gibi kanallara çıkmayacaktır lakin önceki yazılarımda ifade ettiğim gibi bütün kanalların Yahudilere ait oldukları efsanesi de uydurmadır, elbette Rabbim bize yardım edecektir.

İşte bu bağlamda tüm Muş STK’larına bir çağrı yaparak, yukarıda ifade ettiğim gibi el detektörleri ile birlikte yapılacak bir protestoya davet etmek ve başlatmalarını arzu ediyorum. STK’ların yayılış gücünü kullanarak başlatacağı bu eylem biçiminin karşılığının olacağına da inanıyorum. El detektörlerine asılacak yada yapıştırılacak İsrail bayraklarının da görsel anlamda önemli olacağı kanısındayım, çünkü bu eylem biçimi zulmün adresi açısından önemli bir yeri işaret edecektir. Rabbim yardımcımız olsun. Vesselam…” ifadelerini kullandı.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —