Kızılay Şube Başkanı Cengiz Koç, kan bağışının önemine değindi. Koç, yaptığı açıklamada, kan bağışının önemine dikkati çekerek, “Bu, organ nakli kadar önemli bir iştir. Diyaliz hastası makineye 2 saat geç girse hayati bir problem olmayabilir ama kan 2 dakika geç kalırsa ameliyat masasında hayati problem oluşabilir.”dedi
Kızılay Muş Şube Başkanı Cengiz Koç, kan bağışının ihmal edilmemesini istedi. Yapay olarak üretilemeyen kanın, aciliyetin yanında süreklilik isteyen bir çalışmayla toplandığını dile getiren Cengiz Koç, “kan lazım olduğunda mutlaka bulunması gereken, hayati önem arz eden bir yaşam kaynağı, herkesin gerekli hassasiyeti göstermesi gerekiyor.”diye konuştu. Kan’ın acil değil sürekli bir ihtiyaç olduğunu belirten Kızılay Muş Şube Başkanı Cengiz Koç, şunları söyledi: “Kan üretilemeyen bir dokudur ve halen tek kaynağı sağlıklı bağışçılardır. Kan bağışı hem toplumsal hem kişisel açıdan çok önemlidir. Eğer kan verir isek vücut yeni kan üretir ve bu vücut için yararlıdır. Her yıl binlerce insan, bir kaza ya da hastalık sonucunda kan bulamadığı için hayatını kaybediyor. Buna karşılık yapılan araştırmalar, yaklaşık 72 milyon insanın yaşadığı Türkiye’de yıllık kan bağış oranının, nüfusun %1′i kadar olduğunu gösteriyor. Oysaki kan bağışı, kan bekleyen binlerce insanın hayatını kurtarmanın yanı sıra, bağış yapan kişinin sağlığını da olumlu yönde etkiliyor. Kan Bağışı Yaşam İçin Yapılan Bir Armağandır Ülkemizde her yıl 2 milyona yakın kan ihtiyacı vardır. Bu ihtiyaç çoğunlukla hastaların yakınlarından ve acil durumda sağlanabilmektedir. 18 ve 65 yaş arası olan sağlıklı bulaşıcı hastalığı veya riski olmayan 50 kg üzerinde kişiler kan bağışlayabilirler.”dedi. Koç açıklamasını şöyle sürdürdü: “Yılda üç kez kan bağışı yapılabilir. Sağlıklı kişilerin yılda en az 2 kez bağışı yapmasıyla ülke ihtiyacı karşılanabilmektedir. Ancak düzenli olarak kan bağışlayan kişi sayısı çok azdır.
“Kanamalı bir hastada ya da büyük bir ameliyatta 6-8 ünite kana ve 4-5 ünite taze donmuş plazmaya ihtiyaç vardır. Problemli gebelik dönemi geçiren ya da kanamalı hamile bir kadının yaşamını sürdürebilmesi için kan ve kan ürünlerine gereksinim duyar. Hayatları boyunca kan ve kan ürünlerini almak zorunda olan hemofili ve talesemi hastaları sizlerin kan bağışınızı bekliyor. Yenidoğan ve kanın değişmesi için çok taze kana ihtiyacı olan bebekler sizin kanınızı bekliyor. Ağır böbrek hastalarının yaşamlarını sürdürebilmeleri için kan ve kan ürünlerine ihtiyaçları var. Kan yapılamayan tek ilaçtır. Bir gün siz de kan ve ürünlerine gereksinim duyabilirsiniz. Bağışladığınız her kanla ücretsiz olarak kan grubu tespit edilerek, hepatit B, hepatit C, frengi ve AIDS testleri de yapılmaktadır.”
18 yaşını doldurmuş, 65 yaşından küçük sağlıklı herkes. Ancak bağışçıların sağlık sorgulamasından ve temel bir muayeneden geçirilmesinin ardından kimlerin kan verebileceği tespit edilir. 18 yaşından küçük, yakın zamanda sarılık hastalığı geçirmiş, önemli ve sürekli bir hastalığı olanlar başta olmak üzere incelemeler sonucunda kan vermesi uygun görülmeyenlerden kan alınamaz.