Gençlik Hareketi ve Yardımlaşma Derneği Muş Şube Başkanı Ferhat Yalvaç, Bosna, Arakan, Irak, Suriye, Çeçenistan, Filistin ve Doğu Türkistan’da Müslümanlara yönelik yapılan zulüm ve katliamlara tepki göstermek amacıyla fotoğraf sergisi açtı
Merkezi İstanbul’da bulunan ve kısa süre önce Muş’ta şube açarak çalışmalarına başlayan Gençlik Hareketi ve Yardımlaşma Derneği, Müslümanlara yönelik yapılan zulüm ve katliamlara tepki göstermek amacıyla fotoğraf sergisi açtı. Atatürk Çocuk Parkı girişinde açılan fotoğraf sergisine İl Milli Eğitim Müdürü Cevdet Arslan, Kızılay Muş Şube Başkanı Cengiz Koç, İl Milli Eğitim Şube Müdürleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Yoğun ilginin gösterildiği serginin amacına ulaştığını belirten Gençlik Hareketi ve Yardımlaşma Derneği Şube Başkanı Ferhat Yalvaç, “Zulüm aşağılık yüzünü bir Bosna`da gösteriyor, bir Mynmar (arakan)’da, Irak’ta, Suriye’de, Çeçenistan`da, Filistin`de ve bir Doğu Türkistan`da. Bizler de zulüm karşısında susmamak, hiç değilse zalimin yüzüne hakkı haykırabilmek için meydanlarda idik, zulüm sürdükçe de meydanlarda olacağız” dedi.
“BÜTÜN ZULÜMLERE LANET EDİYORUZ”
Doğu Türkistan’daki ve diğer zulüm ile katliamlara maruz kalan Müslümanlara dualarla destek vermeye geldiklerini ifade eden Yalvaç, şunları söyledi: “zulüm ve katliamlara maruz kalan tüm Müslüman kardeşlerimize destek olmak için bir araya geldik. Allah`ım! Şu an ellerimizle bir şey yapamıyoruz ve utanıyoruz, bizlere bu alçaklıkları ellerimizle düzeltme imkânı ver! Doğu Türkistan`daki insanların hayatı üzerinde Rusya, ABD ve Çin yönetimlerinin kapitalist ve emperyalistçe hesaplar yapmasına sessiz kalamayız. Filistin`de, Irak`ta, Çeçenistan’da, Afganistan ve Pakistan`da ve dünyanın diğer bölgelerinde devam eden işgallere ve katliamlara duyarsız olamayız. Onların acısı bizim acımızdır, dertleri derdimizdir. Bugün burada Kapitalistleşen, Komünist Çin`in Doğu Türkistan halkına uyguladığı vahşi katliamı protesto etmek için özellikle sergi açtık. Kurulduğu günden beri Doğu Türkistan halkına yapmadığını bırakmayan Çin Halk Cumhuriyeti, son günlerde uyguladığı katliam ve baskılarla dünya gündemine oturmuştur. 30 milyon Müslüman`ın yaşadığı Doğu Türkistan, 1876`dan beri Çin`in işgali altındadır. Doğu Türkistan olarak bilinen bölgenin adı, işgal sonrasında Çince " yeni fethedilmiş" manasına gelen "Sincan" olarak değiştirilmiştir. Bazı basın yayın kuruluşlarında olayın " Sincan bölgesinde etnik çatışma " şeklinde duyurulması basının nasıl bir duyarsızlık içinde olduğunu göstermektedir. Kapitalizmin son zamanlardaki en azılı canavarı olan Çin, kendi halkını köleleştirirken, Doğu Türkistan halkını da kendi belirlediği fabrikalarda zorunlu olarak insanlık dışı şartlarda çalıştırmaktadır. Doğu Türkistan, zengin enerji kaynakları ile Çin ekonomisinin bel kemiğini oluşturuyor. Ekonomisinin çökeceği endişesi taşıyan Çin dünyayı ürküten nüfus, silah ve ekonomik gücünü Doğu Türkistan üzerinde acımasızca kullanıyor. Bir yandan, bölgenin zengin kaynaklarını sömürürken, diğer yandan bu zengin toprakların Müslüman Uygur halkını esaret altında fakirleştirip, yoksulluğa mahkûm ederek ucuz işçi kaynağı olarak kullanıyor. Fakirleştirdiği Uygurların kadınlarını, kızlarını Çin kapitalizminin canavarları olan fabrikalarda karın tokluğuna çalıştırırken, bir yandan da alçakça tecavüzlerin muhatabı kılıyor, genelevlerine sermaye yapıyor. İşgalden bu güne Uygurların Hacca gitmeleri, cemaatle namaz kılmaları ve oruç tutmaları engellenmektedir. Memur ve işçilerin camilerde ibadet etmeleri, 18 yaşından küçüklerin dini eğitim almaları ve ibadet etmeleri yasaklanmıştır. Evlerinde bulunan dini kitaplara el konulmuş ve bulunduranlar cezalandırılmıştır. Göstermelik olarak açık tutulan Camilere sadece yaşlıların girmesine izin verilmektedir.”
Sergiye katılarak duyarlılık gösteren herkese teşekkür eden Yalvaç, “Allah`ım! Katillerin zulmü dünyayı sardı, kadın çocuk demeden katletmeye devam ediyor. Filistin de, Irakta, Afganistan da, Çeçenistan da bugünde Doğu Türkistan da Müslüman kimliklerinden dolayı insanlar kıyılıyor, öldürülüyor, yok ediliyor sen onların üzerine sabır yağdır ve direniş ruhu ver! Biz ise bu kardeşlerimize dualarımızla destek vereceğiz. Bu ve bunun gibi zulümlere sessiz kalan herkes ortaktır. Burada dil, renk, ırk ayrımı yapmıyoruz. Müslüman olan tüm kardeşlerimiz için her zaman alanlarda olacağız. Onlarla birlikte olduğumuzu bilmelerini istiyoruz” şeklinde konuştu.