15 Temmuz sürecini, Referandum ve çeşitli konuları detaylı bir şekilde analiz eden Muş Alparslan Üniversitesi (MŞÜ) Sosyoloji Bölüm Başkan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Adem Palabıyık, ‘Kuzey Irak ve Kürtler’ konusunu ele alarak “bölge sorunlarının çözümünde AK Parti, akademisyenlere destek olmalıdır” dedi
Muş Alparslan Üniversitesi (MŞÜ) Sosyoloji Bölüm Başkan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Adem Palabıyık, Kuzey Irak ve Kürtler’ konusunu ele alarak Kürt toplumunun temel karakteristik özelliği, geçişten günümüze kadar sahip olduğu değerleri korumaya çalışması olduğunu söyledi. Geçmiş yıllarda Kürtlerin neleri istedikleri ve bunlar için nelerin yapıldığı konuşulurken bugün ülke dışındaki Kürtlere, Türkiye’deki Kürtlerin nasıl baktığı tartışılmaya başlandığını ifade eden Yrd. Doç. Dr. Palabıyık, “Fakat dönemin şartları ve değişen birçok değer ile birlikte Kürtlerin muhafaza etmeye çalıştığı değerler de değişebilmektedir. Aslında değişmeden kastımız, önceki değerlerin yeniden yorumlanmasıyken bazılarının Kürtlerin gelenekten kopması olarak yorumlaması da öğrendiğimiz haberler arasındadır. Geçmiş yıllarda Kürtlerin neleri istedikleri ve bunlar için nelerin yapıldığı konuşulurken bugün ülke dışındaki Kürtlere, Türkiye’deki Kürtlerin nasıl baktığı tartışılmaya başlanmıştır. Bu pratik durumun sonucu ise, ülkemizdeki Kürtlerin, istedikleri tartışma seviyesine gelebilmesi ve bunun şimdiki iktidar olan AK Parti döneminde sağlanmış olmasıdır. AK Parti’nin, bu konudaki adımlarının bu sayfada ele alınması mümkün değildir ama en azından ülkemizdeki Kürtlerin, K. Irak’ı tartışıyor olması dahi olgusal durumun boyutlarını anlamamız açısından önemlidir” dedi.
“BARZANİ’NİN BU TAVRI, TARAFIMIZDAN YANLIŞ BULUNMAKTADIR”
“Sayın Cumhurbaşkanımızın geçen haftalarda Kürt kanaat önderleri ile yapmış olduğu toplantının, Kuzay Irak ile yaşanan gelişmelerin ardından gelmesi sıradan değildir” diye kaydeden Yrd. Doç. Dr. Palabıyık, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sayın Erdoğan, bir yandan devletin bekası ile alakalı gerekli adımları atarken bir yandan da asıl unsurların mevcut olabilecek rahatsızlıklarının giderilmesi için elinden geleni yapmaktadır. Yoğun mesaisinin ardından kanaat önderlerinin yapmış olduğu açıklama önemlidir: “Barzani’nin bu tavrı, tarafımızdan yanlış bulunmaktadır” Kanaat önderlerinin yaptığı bu açıklama, birkaç gün önce K. Irak ile alakalı yazdığım yazıların somut yansıması olarak algılanabilir. Barzani’nin süreç içinde yanlış yaptığını anlamak ve bunu ortaya koymak için yapılan çalışmaların sonuçlarını sanırım yakında göreceğiz, bizim vurguladığımız nokta ise hala Barzani’nin neden bunu yaptığını anlamayışımızdır. Şu noktayı vurgulamak faydalı olacaktır ki, Türkiye Kürtlerinin önemli bir kısmı için Barzani önemli bir figürdür. Dillendirilecek siyaset söylemlerinin belirli bir hassasiyete dayandırılmasının bu açıdan önemli bulmaktayım. Barzani’ye yanlışın anlatılması kadar bunun nasıl anlatılacağı ülkemizdeki Kürtlerin de en çok merak ettiği ve bugünlerde tartışılan konudur.
“BARZANİ’YE TAVIR GÖSTERMEK ARASINDA BİR NEBZE DE OLSA FARK OLMALIDIR”
ABD ile alakalı oluşan kamu algısının sonucu olarak ABD’ye belirli konularda tavır göstermek ile Barzani’ye tavır göstermek arasında bir nebze de olsa fark olmalıdır. AK Parti’nin, özellikle Doğu ve G. Doğu bölgelerindeki etkisinin önemi, AK Parti saflarında Kürt sorununa çare bulmaya çalışan bireyler yahut STK’lar, AK Parti’nin zemini içinde yine bu soruna sosyal açıdan çözüm önerileri getirmeye çalışan akademisyenler ve kanaat önderleri ve de AK Parti’ye güvenen halk için oldukça değerlidir. Bazı çalışmaların dahi, belirli sorunların tam ortasından başlatılması ve bir an evvel çözüme kavuşturulması AK Parti’nin atmış olduğu cesaretlendirici adımlarla alakalıdır. Bu bölgelerdeki temel problemin, dağ ile okuma arasında sıkışmış gençlerin yapacakları tercihlerin ailelerine ve çevrelerine göre şekillenecek olmasıdır. Sadece bu durum değil aynı zamanda sahip olacakları siyasal tercihlerde yine aynı yöntem ile şekillenmektedir. Bizlerin, eğitim-öğretim aracılığı ile yapmaya çalıştığı en önemli görevi, bölge gençlerinin, dağdan yüzünü çevirtmek ve devletini kendi aidiyeti olarak kabul etmesini sağlamak ve devam ettirmektir. Sağlamanın yanında devam ettirecek bir sürecin sağlanması ancak iktidarın yarımıyla olacaktır. İktidar, siyasal bağlamda attığı her adımla birlikte bizim çabalarımızı ya güçlendirmekte yahut gücünü azaltmaktadır.”
“BÖLGE SORUNLARININ ÇÖZÜMÜNDE AK PARTİ, AKADEMİSYENLERE DESTEK OLMALIDIR”
AK Parti’nin Kürt sorunu ile alakalı yaptıklarına total bağlamda bakıldığında akademisyen olarak, Kürt sorununa çözüm odaklı bir bakış açısıyla yaklaşmayı becerebilen yapıya yavaş yavaş ilerlediğimiz görülebilmekte olduğunu vurgulayan Palabıyık, “Özellikle ergenlik dönemine yeni girmiş yahut bitirmek üzere olan bireylerin, devlet ile alakalı düşüncelerinin değiştirmek oldukça zaman almaktadır bazen yüz yüze yaptığımız görüşmeler dahi bir sonuç vermemektedir. Bugüne kadar akademisyenliğin yanında vermiş olduğumuz mücadele böyle anlaşılabilir. Tercihlerin arttırılması bölge gençlerinin devletine olan aidiyetini de arttıracaktır. Bunlarda bizlerin payı da büyük olmalıdır. İşte bu yüzden AK Parti’nin atmış olduğu her adımın, bizleri yani bölge akademisyenlerini ilgilendirdiği unutulmamalıdır. Bir gencin bile yüzünü devlete dönmesi ve bunu sürdürülebilmesi bizim en büyük kazancımız olacaktır. İşte bu yüzden K. Irak ve Kürtler başlığı, bizlerin verdiği mücadeleyi sürdürmenin bir parçası olmalıdır” şeklinde konuştu.