Hasköy’de görev yapan öğretmenlerin kendi araçlarıyla okula gitmesinden dolayı servis işlerini yürüten kişi tarafından tehdit edildiğini iddia eden Türk Eğitim Sen Muş Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Çolak, “Başlatılan adli soruşturma neticesinde umarız ki bu kişi hak ettiği cezayı alacaktır” dedi
2015 – 2016 Eğitim – Öğretim yılının başlamasıyla birlikte yaşanan sorunları dile getiren Türk Eğitim Sen Muş Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Çolak, bazı konulara dikkat çekti. Yazılı bir açıklama yapan Çolak, “Her yıl olduğu gibi bu yaz döneminde de 2 bine yakın öğretmen tayin isteyerek ilimizden ayrıldı. Eylül döneminde ilimize yapılan 1429 öğretmen ataması ile şu anda 5700 civarında öğretmen eğitim öğretim faaliyetlerini sürdürmektedir. Zaman zaman yaptığımız basın açıklamalarımızda; çevremizdeki bazı illere göre birçok konuda daha avantajlı imkânlara sahip olmamıza rağmen öğretmenlerimizin Muş’tan tayin istemelerine neden olan durumları kamuoyuyla paylaşıyoruz. Maalesef görüyoruz ki hiçbir şey değişmediği gibi sorunlar da her geçen gün artmaktadır. Elbette ki eğitim öğretimin bir çok sorunu vardır. Ama mesleğe yeni başlayan bir öğretmeni korkutup sindirmenin falan sendikaya üye olmazsan adaylığını kaldırmam demenin kime ne faydası var hala anlamış değiliz. Bu durumların hepsi geçtiğimiz yıl yaşandı. Hatta Bulanık’ta bir şube müdürü daha yüksek makamlara gelmeyi kafasına koymuş olmalı ki okulunun en temel ihtiyaçlarını talep eden bir köy okulunun müdür yetkili öğretmenine ‘Sendikanı değiştirmezsen sana hiçbir şey yok’ diyebilmiştir. Yani devletin imkânları tıpkı makam mevki gibi yandaş sendikanın çıkarına peşkeş çekilmiştir” dedi.
“MEB kursların nasıl açılabileceğiyle alakalı kılavuzu yayınlamasına rağmen bazı okul müdürleri ve ilçelerdeki şube müdürleri anlamsız bir şekilde keyfi bir tutum içine girmişlerdir” diye ifade eden Çolak, şunları söyledi: “Bazı dersleri tercihlere açmamak, öğrencilerin şifreleriyle giriş yaparak okul dışından kendi yakınlarına kurs ayarlamak ya da öğrencileri tehdit vari bir üslupla belirli öğretmenlere yönlendirmek gibi. Bu okullardan biri de merkezde bulunan Fatma Aliye Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’dir. 9. ve 10. sınıflarda hiçbir dersten kurs açılmamasının sebebi nedir? Diğer sınıflarda da neden tüm dersler duyuruya açılmamıştır? Şube yönetim kuru üyemiz dahil bir çok branş öğretmenin dersi yeterli sayıda öğrenci tarafından istenmesine rağmen bu inadın anlamı nedir? Kurs ücretlerini herhalde cebinden verecek okul idaresi. Öğrencilerin şifreleriyle giriş yaparak istedikleri kursları açtırmak ne kadar ahlakidir? Bizim merak ettiğimiz konu; bu duruma yandaş sendika müdahil olsaydı bin bir türlü engeli! aşarak okul müdüresi olan Sayın Selma Arı ve kurslarla ilgilenen müdür yardımcısının cevabı ne olurdu?”
Açıklamasının devamında Hasköy İlçesinde kendi araçları ile okula giden öğretmenlerin tehdit edildiğini iddia eden Çolak, “Dikkat çekmek istediğimiz çok daha önemli diğer bir konu da öğretmen arkadaşlarımızın okula ulaşımlarıyla alakalıdır. Okul müdürlerinden tutun da milli eğitim yöneticilerine kadar herkesin sindirmeye korkutmaya çalıştığı öğretmenlerimiz bu kez de can güvenliği tehlikesiyle karşı karşıyadır. Geçtiğimiz yıllarda Yaygın Beldesi’ndeki köylerde bazı öğretmenlerimize yapılan tehdit bu kez Hasköy Çok Programlı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde görev yapan öğretmenlerimize yapılmıştır. Okulun servis işlerini yürüten bir zat, kendi araçlarıyla okula gelen bayan öğretmenlerimizi hem de okulun içinde tehdit etmiştir. Başlatılan adli soruşturma neticesinde umarız ki bu kişi hak ettiği cezayı alacaktır. Aslında bu olay, toplum içerisinde öğretmene olan bakış açısının geldiği noktayı göstermektedir. Adeta bir hükümet politikasıyla öğretmenin itibarını, yetkisini, saygınlığını sıfırlarsan eğitimde geldiğin nokta da bu olur. Adını yazamayan öğrenciye lise diploması verirsen adam niye okula gelsin? Kendisine kızan öğretmeni elini kolunu sallayarak okulun içinde öldürebiliyorlarsa ve hala yasal caydırıcı bir düzenleme yapılmıyorsa, bakanımız çıkıp ‘velimi üzeni bende üzerim’ derse öğrenci okulda öğretmeni sözlü ve fiili taciz de eder; servisçi de okulun içinde tehdit eder. Aslında durum çok açık; imam cemaat meselesi… Aslında hükümetin aleyhimize attığı adımlardan tutun da yerel düzeydeki sıkıntılarımıza varıncaya kadar bir çok sıkıntının çözümü gene bizlerin elindedir. Birlikte onurlu ve şahsi menfaatimizi düşünmeden vereceğimiz mücadeleyle kaybettiğimiz her değeri geri kazanabiliriz. Bu da ancak sendikal mücadeleyle mümkünüdür. Korkmayan, korkutmayan, eğitim çalışanlarının menfaati için her türlü mücadeleyi veren bir sendikayla” şeklinde konuştu.