Menü Muş Şark Haber
Tarih: 04.10.2016 14:21
´´ÜLKEMİZ İÇERİDEN VE DIŞARINDAN İŞGAL EDİLEMEYE ÇALIŞILIYOR”

´´ÜLKEMİZ İÇERİDEN VE DIŞARINDAN İŞGAL EDİLEMEYE ÇALIŞILIYOR”

Facebook Twitter Linked-in

Türkiye’nin içeriden ve dışarıdan büyük bir saldırı altında olduğunu, ülkemizin işgal altına alınmaya çalışıldığını, Anayasal hukuk düzenimize karşı her türlü saldırının yapıldığını belirten M. Şamil KÖK:“Milletimiz Türküyle, Kürdüyle, Çerkesiyle, Arabıyla, Alevisi ve Sunnisi bir bütün olarak adeta ikinci bir Çanakkale ruhu ile 15 Temmuz gecesinde ve sonrasında vatanına sahip çıkmıştır. Türkiye’yi ve milletimizi bölmeye çalışan iç ve dış düşmanlarımız 15 Temmuz gecesi bu milletten büyük bir tokat yemiştir. Demokrasi adı altında ölüm ve gözyaşı dağıtan Emperyalist ve Siyonist güçler demokrasinin ne olduğunu 15 Temmuz gecesi milletimizden öğrenmiştir.” dedi.

Demokrasinin, özgürlüğün ve hürriyetin beşiği diye adlandırılan Fransa, Almanya ve Amerika’nın 15 Temmuz öncesinde ve sonrasında ülkemize yapılan saldırılara karşı net bir tavır koyamadığını ifade eden KÖK: “Batı, edebiyatını yaptığı demokrasi dersinde sınıfta kalarak samimiyetsizliğini bir kez daha gün yüzüne çıkarmıştır. Fransa’da yaşanan terör olayları sonrasında Avrupa’nın tavrı farklı olurken, Türkiye’de binlerce kişinin yaşamanı yitirdiği son bir yılda maalesef ülkemize yönelik aynı samimiyet ve tavrı gösterememişlerdir.  241 vatandaşımızın şehit, 2 binden fazla gazimizin olduğu 15 Temmuz gecesi gerçekleştirilen hain saldırıların ardından ülkemize bir ziyaret dahi gerçekleştirmeyen batı dünyası şunu çok iyi bilmelidir ki destekledikleri terör örgütleri bir gün adeta bir bumerang gibi onlarında başlarını ağırtacaktır. Türkiye bin yıldır bu topraklarda bedel ödeyerek varlığını sürdürmüş ve bundan sonra da gerekirse bedelini ödemeye hazırdır ama bu güzel vatanımızı kimseye peşkeş çektirmeye niyetimiz yoktur. 15 Temmuz gecesi ölüme yürüyen halkımız bunu tüm dünyaya en güzel şekilde göstermiştir. FETÖ, PKK ve DEAŞ başta olmak üzere bu terör örgütlerinin asıl yüzlerini hala göremeyen vatandaşlarımız büyük resme baktıkları zaman bu örgütlerin aynı el tarafından tutulan maşalar olduklarını göreceklerdir. Türkiye bu terör örgütlerine pabuç bırakacak bir ülke değildir, milletimiz de bu örgütlere gereken dersi vermiş ve vermeye devam edecektir. Devlet-Millet el ele bu terör örgütlerini anayasal hukuk düzeni içerisinde topraklarımızdan silecek ve milletimize bu acıları yaşatanları tarihin çöplüğüne gömeceğiz.” dedi.

CUMHUR, BAŞKANINA SAHİP ÇIKTI

Milletimizin 1960 darbesinde Adnan Menderes ve arkadaşlarına sahip çıkamamanın pişmanlığını yaşadığını söyleyen KÖK: “ Milletimiz 1960 ve 1980 yıllarında darbe ile karşı karşıya kalmış, o günün şartlarında milli iradesine sahip çıkamamış ve bunun pişmanlığını yıllarca yaşamıştır. Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ı idam edenler bugün lanetle anılırken Ezan-ı Muhemmediye’yi aslına çevirip bunun bedelini canlarıyla ödeyenler milletin ma’şeri vicdanında yaşamaya devam etmektedir. Bugün tekrar milletin iradesine kast edenler bunu görememiş ve bu ülkeye, bu ülkenin insanına ne kadar uzak olduklarını; aslında milletimizin fertleri olmadıklarını ispat etmişlerdir. Milletimiz ise içimizde barınan bu vatan hainlerine bu defa gereken dersi vermiş ve Cumhurbaşkanına yani milli iradesine sahip çıkarak ülkemizin Mısırlaştırılmasına, Suriyelileştirilmesine müsaade etmemiştir. Daha önce darbeyi yaşamamış fakat dedelerinin pişmanlığına şahit olmuş gençler ise 15 Temmuz gecesi ayrı bir destan yazmış, birçok genç kardeşimiz o gece şahadete yürümüştür. Gençlerimiz ülkemizin geleceğinin emin ellerde olduğunu, ülkemiz üzerinde oynanan oyunlara müsaade etmeyeceğini göstermiştir. Bu asil millet binlerce yıldır bu topraklarda kardeşçe yaşamış, Çanakkale’de ve 15 Temmuz gecesinde bunu tüm dünyaya haykırmıştır. Ülkemiz üzerinde oynanan hiçbir oyun milletimizin ferasetinin önüne geçemeyecektir. 15 Temmuz gecesi milletin emanetine sahip çıkan Recep Tayyip Erdoğan’ın dik duruşu mazlum dünyaya umut olurken zalimlerin yüreğine korku salmıştır. Batı dünyası ve onların maşalığını yapan terör örgüleri milletimizin asil duruşu ile bir kez daha bozguna uğramıştır. 15 Temmuz’da ve 7 Ağustosta yurdun dört bir yanında göstermiş olduğumuz birlik ve beraberlik ruhunu devam ettirmemiz ve siyasi görüşümüz ne olursa olsun Cumhur’un başına, liderimiz Recep Tayyip Erdoğan’a sahip çıkarak ülkemiz üzerinde oynanan oyunları bozmamız gerekmektedir. Irak ve Suriye halkının ülkelerinde yaşadıkları olaylar sonucunda sığınacak, onlara kucak açacak bir Türkiye vardı fakat Türkiye de oynanan oyunlar başarılı olursa bizim ne gidecek bir yerimiz ne de bize kucak açacak bir devlet maalesef yoktur. Bu topraklar artık son kale, son umuttur. Yahya Kemal’in söylediği gibi “Galip et, çünkü bu son ordusudur islamın” diyerek dua ediyoruz.” dedi.

DÜNYA 5’TEN BÜYÜKTÜR

Cumhurbaşkanımızın BM Genel Kurulunda yaptığı konuşma ile mazlum dünyanın hür sesi olduğunu dile getiren Şamil Kök: “Cumhurbaşkanımız BM Genel Kurulunda yaptığı konuşma ile mazlumların hür sesi, zalimlerin ise korkulu rüyası olmuştur. Dünyanın kaderinin BM Güvenlik Konseyi’nin beş daimi üyesinin iki dudağı arasına mahkûm edilemeyeceğini söyleyen Cumhurbaşkanımız, adil olmayan bu düzenin daha fazla süremeyeceğini bu düzenin kurucularının yüzlerine söylemiştir. Birleşmiş Milletlerin kurulduğu günden bu yana özellikle Ortadoğu’da Müslümanların ağırlıkta yaşadığı coğrafyada kan ve gözyaşı hiç eksik olmamıştır. BM Ortadoğu ve Müslümanlar ile ilgili yaşanan problemlerde maalesef çözüm üretememiş, binlerce km öteden bu topraklara demokrasi getiriyoruz diyenlere bu toprakların petrollerini, doğal kaynaklarını peşkeş çekmekten öteye gidememiştir. 1 Buçuk milyar Müslüman nüfusun olduğu günümüzde Güvenlik Konseyinin daimi ülkeleri arasında hiçbir Müslüman ülkenin bulunmaması BM’nin etkin bir yapıya sahip olmadığını bizlere göstermektedir. BM artık bugünün şartlarında Dünyada yaşanan gelişmelere çözüm üretemeyen bir örgüt durumundadır. İsrail yıllarca Filistin halkına zulmetmiş ve bu zulmü hala devam etmektedir ama BM tarafından İsrail’e yönelik herhangi bir yaptırım uygulanamamıştır. Suriye’de iç savaş çıkmış, yüz binlerce insan hayatını kaybetmiş fakat Suriye ile ilgili Türkiye dışında hiçbir ülke samimi davranmamış, Suriye halkının dertleri ile dertlenmemiştir. Mısır’da ilk kez demokratik yollarla Cumhurbaşkanı seçilen Muhammed Mursi’ye yönelik gerçekleştirilen darbe karşısında BM hiçbir varlık gösterememiştir. Dün olduğu gibi bugünde Dünyanın neresinde olursa olsun mazlumlara el uzatan, onların sorunlarını Dünya gündemine taşıyan ülke Türkiye ve asil milleti olmuştur. Bu millet 1071 de Malazgirt’te, 1915’te Çanakkale’de, 15 Temmuz gecesi tüm yurtta nasıl bir arada batıla karşı mücadele ettiyse bugün de aynı şekilde hiçbir ırk, dil, renk ayrımı yapmadan mücadele etmeye devam etmektedir. “ dedi.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —