Emek ve Demokrasi Platformu üyeleri Şırnak`ın Cizre ve Silopi ilçeleri, Mardin`in Nusaybin ilçesi ile Diyarbakır`ın Sur ilçesindeki sokağa çıkma yasaklarını protesto etmek üzere Belediye Meydanı`nda bir araya geldi. Burada basın açıklamasını okuyan HDP Merkez İlçe Başkanı Faik Yasul, “Her gün yeni ölümlerin yaşandığı kanlı bir süreçten geçiyoruz. Barışın egemen olmasını isteyenlerin her gün katledildiği günlerden geçiyoruz. Halkların ortak yaşam iradesini kırmaya çalışan ve bunun için sokaklarda tank ateşi yaptırarak evleri yıkan, camileri yakan bir AKP saldırganlığıyla karşı karşıyayız. 90 yıldır Kürt sorununu kanla bastırmaya çalışanlarının yine Kürt halkına ölümü reva gördüğü ağır faşizm koşullarını yaşıyoruz” dedi.
“BARIŞ İRADESİ İLE OYNANMAK İSTENMİŞTİR”
“Yıllardır ülkeyi tek başına yöneten AKP’nin, 7 Haziran seçimlerinde aldığı ağır yenilginin faturasını Kürt halkına çıkarması gerçeği ile karşı karşıyayız” diye ifade eden Yasul, şunları söyledi: “Devletin resmi bakışının hiç değişmediği ve değişmeyeceği bir kez daha ortaya çıkmıştır. Dün Ağrı’da, Dersim’de, Zilandajpiran’da, Özalp’da katlederek bitirmeye çalışan faşizmin, bugün Sur’da, Cizre’de, Nusaybin’de, Dargeçit’te, Silvan’da ayni mantıkla vurması, bize devletin hiç değişmediğini göstermektedir. Çözüm süreci gibi bu fırsatı geri tepen AKP hükümetidir. Sayın Öcalan’ın başlattığı ve halkların eşit ve özgür bir ortamda kardeşçe yaşamasını ön gören bu süreç, aynı zamanda AKP hükümeti ve onun temsil ettiği devlet mantığının yüzündeki maskeyi de düşürmüştür. Görünen o ki, AKP devleti çözüm sürecinde barış iradesini oyalamak istemiştir. Başbakan Davutoğlu, ‘biz 12 ilçeyi 2013’te ön görmüştük’ diyerek, devletin zaten çatışmadan yana olduğunu itiraf etmiştir.”
“HAVUZ MEDYASI DA YALAN VE ÇARPITMAYLA HALKI KANDIRMAKTADIR”
Yasul, devam ettiği konuşmasında: “Rojava’daki gelişmeler, Kobane’de somutlaşan Rojava devrimi ve dünyanın en vahşi örgütü İşid canilerinin yenilgiye uğraması AKP’nin gerçek yüzünü ortaya çıkarmıştır. Hendekleri bahane edenler bu gerçekleri halktan gizlemeye çalışanlardır. Evet, gerçeklik şudur; Kürt halkı Kobane’de, Sur’da da, Afrin’de de, Cizre’de de, Şengal’de de, Silopi’de de direnmektedir. Ve bu direniş tarihsel köklere sahiptir. Bu gerçekliği kabul etmeyen Kenan Evren’ler, Çillerler, Doğan Güreşler, Mehmet Ağarlar nasıl tarihin çöplüğüne gittiyse JGP’de bu çöplükte yer alacaktır. Gerek Kürdistan tarihi, gerekse de dünya tarihi bu örneklerle doludur. Suruç’da, Diyarbakır’da, Ankara’da patlayan bombalar yetmemiş olacak ki bugün tanklar, sokaklarda Kürt evlerini bombalamakta, camileri yakmaktan çekinmemekte ve ihalelerle, rüşvetlerle ayakta duran havuz medyasıda yalan ve çarpıtmayla halkı kandırmaktadır.
Buradan sesleniyoruz; tüm çabalarınız “beyhude’dir”. Boşa kürek çekmektedir. Yakarak, yıkarak, öldürerek hiç bir sorunu çözemezsiniz, çözemeyeceksiniz. Bizler diyoruz ki, biran önce müzakere masasına dönülmeli ve Dolmabahçe mutabakatı üzerinden bir sonuca ulaşılmalıdır. Çünkü bu halk köleliği kabul etmiyor ve etmeyecektir. Tanklarla kentleri işgal etmek, hendekleri bahane etmek kabul edilebilir şeyler değildir. Bu durum sadece direniş geleceğini güçlendirmektedir. Çözüm müzakerede ve bu halkın iradesini kabul etmekte yatmaktadır. Zafer direnenlerin olacaktır.”
“BASIN AÇIKLAMASINDAN SONRA OLAYLAR ÇIKTI”
Burada basın açıklaması yapan grup, daha sonra slogan atarak HDP İl Başkanlığı`na doğru yürüyüşe geçti. Polisin uyarısına rağmen slogan atmaya devam eden gruba, polis biber gazı ve tazyikli suyla müdahale etti. Olaylarda HDP Merkez İlçe Başkanı Faruk Uygur ile birlikte 13 kişi gözaltına alındı. Müdahale esnasında polislerin kendisine fiili müdahalede bulunduğunu iddia eden HDP Muş Milletvekili Doç. Dr. Ahmet Yıldırım ile polisler arasında tartışmalar yaşandı. Daha sonra grup, HDP İl Başkanlığı binasına geçerken, polis bölgede geniş güvenlik önlemi aldı.