Menü Muş Şark Haber
Tarih: 26.05.2016 15:49
´´VALİ HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAĞIZ”

´´VALİ HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAĞIZ”

Facebook Twitter Linked-in

HDP Muş Milletvekili Doç. Dr. Ahmet Yıldırım, Vali Seddar Yavuz’un, HDP ile ilgili yapmış olduğu açıklamalara karşılık basın açıklamasında bulunarak, Valiyi siyaset sahnesinde görmek istediklerini belirtti. Yıldırım açıklamasında: Muş Valisi Seddar Yavuz’un katılmış olduğu bir sergide partimiz olan HDP ile ilgili olarak yapmış olduğu açıklamalar üzerine bu basın metnini kaleme almak zorunluluk olmuştur. Valinin bir ilin idari yönetimini siyasi yönetim ile birbirine karıştırıyor olmasını gerek parlamento da yapmış olduğumuz girişimlerde Hükümet yetkililerine bildirmiş gerekse de kentimiz olan Muş’ta dönem dönem yapmış olduğumuz açıklamalarda dile getirmiştik. Fakat Valinin kendisini İç İşleri Bakanlığı bürokratı olarak görmek istemesinden çok iktidar partisinin atanmış bir neferi olarak görmek istediği çok açıktır. Bu anlamda siyasi militanlık rollerine gerek kalmaksızın, kendisine güveniyorsa Valiyi siyaset sahnesinde görmeyi isteriz.

Muş’ta var olmanın ölçülebilme kıstasının, koruma orduları ile gezmek olmadığını bilmesini isteriz. Tehditlere karşı sustuğunu zannettiği Muş gerçekliği kendisini yanıltabilir ama bir kararname ile ayrılması sonucunda Muş’ta iyi anılmayacak bir izlenim bırakacağını tüm Muşlular bilmekte ve dile getirmektedir.

Sorumlu devlet insanlığı halklar arasında var olan eşitsizliği giderecek girişimlerde bulunmayı gerektirir. Bu anlamda kendisini kişisel bir rahatsızlık üzerinden değil, halkın sorunlarını dert eden herkes adına daha sorumlu davranmaya davet ediyorum. Kürtlerin İran’da seyahat özgürlüğü veya Suriye’de kimlik haklarının varlığı yokluğu üzerinden değil; batılı ülkelerde ki demokrasinin gerektirdiği siyasi, hukuki değerlerin referans alınması gerektiği konusunu herhalde bürokratlarını batı ülkelere gönderen bir ülkenin bürokratı olarak en iyi Vali biliyordur.

Kürtlerin eğitim haklarından, dil hakkının kullanımına, bölgesel gelir bölüşümü adaletsizliğinden siyasi haklarına kadar geniş bir yelpazeyi bir Muşlunun İstanbul’da ev almasına indirgemesi ise darbe dönemi kaygan söylemlerinden başka bir şey ifade etmemektedir. Bizlerde bu ülkede Kürtlerin Kürt kimliğini kullanmadan, ret ederek, yok sayarak üst düzey bürokratlar olabileceğini elbette biliyoruz. Fakat insani gelişmişlik etnik veya dini temellerin tekliğe indirgenmesi üzerinden gelişmiyor.

Eğer referans almak istiyorsa ona tavsiyemiz Kanada hükümetini bir bürokrat olarak incelemesidir. Kanada hükümeti kabinesinin 30 üyesinin 15’ini kadın 15’ini erkek; inanç olarak Hristiyan olandan Müslümana, Sih inancına; farklı engelli gruplarına; Afgan’dan, Hindistanlı’ya farklı etnik gruplara bakanlık vermesini incelemesini tavsiye ederiz. Üstelik hiçbir bölünme kaygısı gütmeden bunu yaptıklarını ve bu sayede G7 gibi dünyaya yön vermeye çalışan bir yapıda yer ediniyorlar. Aksi takdirde Türkiye gibi G20 yapılardan çıkarılma korkusu içinde kalırlardı.

Yukarıda saydığımız hususlar dışında Vali hakkında, HDP’yi hiçbir bağının olmadığı farklı oluşumlar ile aynı yapılar gibi göstermeye çalışarak TBMM’nin 3. büyük partisini ille galize etmesi, siyasete müdahil olması ve 657 sayılı devlet memurları kanuna aykırı davranmasından dolayı suç duyurusunda bulunduğumuzu bildirmek isterim.”




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —