Tarih: 26.02.2014 18:19

VERGİ REKORTMENLERİ KAMU EMEKÇİLERİDİR

Facebook Twitter Linked-in

Büro Emekçileri Sendikası (BES) Muş Temsilcisi Zahir Aktaş, vergi haftası etkinlikleri ile ilgili yazılı bir açıklama yaptı. Aktaş, açıklamada “Her yıl olduğu gibi bu yılda içi boş, şekilsel kutlamalarla bırakın vergi bilincini ve mükelleflerin vergiye gönüllü uyumunu arttırmak gibi hedeflerini, halkın karşısına çıkıp “verginizi verin, örnek vatandaş olun, vergi kutsaldır” gibi söylemlerde bulunmanın cesaret gerektirdiği bir süreci birlikte yaşamaktayız.” Dedi. “Bu ülkede küçüğünden büyüğüne sermaye sahipleri, şirketler, rantiye ve servet sahiplerinin ödedikleri vergi, kazandıklarının karşısında devede kulak bile değildir. Biz biliyoruz ki bu ülkede vergileri işçiler, memurlar, işsizler, asgari ücretliler, 4-C’liler ödüyor. Dolayısıyla bu ülkede gerçek vergi rekortmenlerinin kamu emekçileri olduğu tartışmasızdır” diye ifade eden Aktaş, “17 Aralık 2013 tarihinde ortaya çıkan Cumhuriyet tarihinin en büyük yolsuzluğu, ortaya atılan başka başka iddialar, her gün ortaya çıkan telefon konuşmaları ile sıcaklığını korurken, yapılan operasyonlarda evlerde ortaya çıkan para sayma makineleri, ayakkabı kutuları içerisindeki milyonlarca dolarlar toplumun hafızasındayken, vergi haftasının bu ülkenin yoksulları ve emekçileri açısından tek ifadesi, vermiş oldukları vergilerin hesabının verilmesidir. Elde ettikleri gelire oranla en çok vergi ödeyen kamu emekçileri bu süreçte herkesten daha fazla söz söyleme hakkına sahiptir” dedi.
“Servet üzerinden vergi alınsın”
Servet üzerinden vergi alınmasını istediklerini kaydeden Aktaş, açıklamada şu ifadelere yerverdi: “Büro Emekçileri Sendikası olarak Maliye Emekçilerinin sorun ve taleplerinin mücadelesinin yanına her daim ülkemizde adil bir vergi sistemi mücadelesini koymayı görev bildik. Ülkemizde uygulanan vergi politikalarının adeta emekçileri yoksullaştırmanın en etkin araçlarından biri haline geldiğini, emekçiler üzerindeki vergi yükünün kaldırılmasını, vergilendirme sürecinin harcama aşamasında alınan dolaylı vergilerle değil gelir ve servet üzerinden adil bir şekilde alınmasını, öncelikle ÖTV, KDV gibi vergilerin kaldırılmasını ve bunların yerine servet vergisinin getirilmesini, eğitim, sağlık, sosyal güvenlik gibi hizmetlerin vergisiz olmasını savunduk. Ekmekten, suya kadar en temel gıda maddelerinden bile KDV alınırken, ‘pırlanta’ gibi lüks tüketim malları KDV kapsamı dışında tutuluyor. Asgari ücretliden bile vergi ve sigorta pirimi kesilirken, patronlara vergi muafiyetleri tanınıyor. Anayasa’nın 73’üncü maddesinde ortaya konan ‘Herkes mali gücüne göre vergi öder’ ilkesi adeta tersinden uygulanıyor. Çok kazanan az, az kazanan çok vergi ödediği bir ülkede yaşıyoruz. Adil olan anayasada da belirtildiği gibi herkesin mali gücüne göre vergi ödemesidir. Son dönemde ortaya çıkan yolsuzluklar, taleplerimizdeki haklılığımızı da bir kez daha ortaya çıkarmıştır. Bağımsız bir gelir idaresi oluşturularak Maliye Emekçilerinin söz ve karar sahibi olacağı bir işleyiş yaratılmalı, kamu harcamalarının denetimine etkinlik kazandırılacak bir düzenleme bir an önce uygulamaya geçirilmelidir. Günümüzde hiçbir anlamı kalmayan vergi haftası kutlamaları iptal edilmeli, adil bir vergi sistemi için vergi reformu hayata geçirilmeli, Maliye Emekçilerinin sorunları çözülmelidir.”



Orjinal Habere Git
— HABER SONU —