12-18 Mart Dünya Tuza Dikkat Haftası kapsamında Halk Sağlık Müdürlüğü Diyetisyenleri tarafından Muş Belediyesi Sunay Mahallesi Şehit Murat Yılmaz bilgi evinde kadınlara yönelik eğitim verildi.
Halk Sağlığı Müdürlüğü Diyetisyenleri Tuğba Tekerek ve Şule Taş, tarafından verilen eğitime kadınlar yoğun ilgi gösterildi. Tuz kullanımı ile ilgili detaylı bilgi veren Diyetisyen Tuğba Tekerek, kadınlara yönelik yaptığı bilgilendirmede; 12-18 Mart haftası dünya genelinde aşırı tuz tüketiminin sağlık üzerine olumsuz etkilerine yönelik farkındalık oluşturulması, bilgilendirme yapılması ve aşırı tuz tüketiminin azaltılması amacıyla “Tuza Dikkat Haftası” olarak kutlanmaktadır. Bu temayla halkın beslenme ve yiyecekleri satın alma alışkanlıklarında basit değişiklikler yapmaya teşvik edilmesi amaçlanmıştır.
Aşırı Tuz Tüketimini Azaltmanın 5 Yolu; yaptığınız yemeklerde kullandığınız tuz miktarını yavaş yavaş azaltın, ağız tadınız zamanla az tuza alışacaktır. Yemeklerinizi lezzetlendirmek için tuz yerine; çeşitli baharatlar, dereotu ve maydanoz gibi bitkiler, limon ve sarımsak gibi besinler kullanın. Çocuklarınızda yemeklerine tuz ekleme alışkanlığı gelişmemesi için sofranızdan tuzu ve tuzlu sosları kaldırın, hazır besinleri satın almadan etiketini mutlaka okuyun ve daha az tuz içerenleri tercih edin. Turşu, konserve, salamura yaprak, zeytin ve peynir gibi besinleri tüketmeden önce mutlaka suyla yıkayın/suda bekletin, daha fazla taze sebze ve meyve tüketin.
“TUZA DİKKAT HAFTASI”
Bakanlığımız tarafından Kasım 2011 yılından bu yana “Türkiye Aşırı Tuz Tüketiminin Azaltılması Programı” yürütülmektedir. Söz konusu program kapsamında fazla tuz tüketiminin sağlık üzerine olumsuz etkilerine yönelik kamuda farkındalık oluşturulması ve bilgilendirme yapılması, aşırı tuz tüketiminin azaltılması amacıyla dünyada olduğu gibi ülkemizde de “Tuza Dikkat Haftası” etkinlikleri yapılmaktadır.
Her yıl belirlenen farklı bir tarihte gerçekleştirilen “Dünya Tuza Dikkat Haftası” bu yıl 21-27 Mart 2016 tarihleri arasında gerçekleşecektir. Bu yıl tema olarak; daha önceki yıllara göre toplumda aşırı tuzun sağlığa etkileri konusunda farkındalığın biraz daha arttığı, farklı sektörlerde işbirliklerinin gerçekleştiği, yine de tükettiğimiz tuzun fazla olduğu vurgulanmış, özellikle farkında olmadan gıdalarla aldığımız gizli tuza dikkat etmemiz gerektiği belirtilmiş ve daha az tuzlu olan gıdaları tercih etmemiz önerilmiştir.
Dünya Sağlık Örgütü; yüksek tansiyon, kalp hastalıkları, böbrek hastalıkları başta olmak üzere şişmanlık, şeker hastalığı ve bazı kanser türlerinden korunmak ve kemik sağlığını korumak amacıyla tüketilmesi gereken tuz miktarını günde 5 gram(bir tepeleme çay kaşığı veya 1 silme tatlı kaşığı) olarak önermektedir. Bu miktar ise yemeklere tuz eklenmeden doğal olarak günlük tüketilen yiyecek ve içeceklerle sağlanmaktadır. Sofra tuzunu yaklaşık %40’ı sodyumdur. Toplam 5 g tuz yaklaşık 2000 mg sodyum içermektedir.
2012’de Türk Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Derneğince 4 ilde (İstanbul, Ankara, İzmir ve Konya) 657 kişide gerçekleştirilen “Türkiye’de Tuz Tüketimi Çalışmasında(SALTurk 2)” kişi başı günlük tuz tüketiminin biraz azalmakla beraber halen sağlığı olumsuz etkileyebilecek düzeyde olduğu saptanmıştır (15g/gün). Söz konusu çalışmada günlük tuz tüketiminin %55.5’nin yemek tuzundan, %31.9’unun ekmek tuzundan, %12.6’sının sofra tuzundan geldiği belirlenmiş, yemek tuzunun ise; &42.62’sinin eklenen tuz, %10.75’i işlenmiş tuz, %2.15’i doğal olarak gelen tuz olduğu saptanmıştır. Sonuç olarak dünyada birçok ülkede olduğu gibi ülkemizde de tuz tüketimi hala fazladır. Bölgelere göre farklılık görülmekle birlikte günlük tüketim genel olarak önerilen 2.5-3.5 katı kadardır. Günlük tuz tüketimi 5 gramdan az olmalıdır