HDP’li Gıyasettin Sayan seçim çalışmaları kapsamında gazetemize açıklamalarda bulundu. Özellikle çözüm süreci ve seçim barajı ile ilgili son durumunu değerlendiren Sayan, hükümete yüklendi. Hükümetin bu konularda samimi olmadığına vurgu yapan Gıyasettin Sayan, “Dünyanın gördüğü Kürt sorununu ne yazık ki onlar göremiyormuş” dedi.
Seçim bölgesi olan Lichtenberg’da dört dönem milletvekilliği yaptığını hatırlatan Sayan, burada hayata geçirdiği “Vatandaş bütçesi, Kültür mirası, mahalli projeler ve tarihi anma havuz projesini” memleketi Muş’ta da yapmak istediğini belirtti.
“ÇÖZÜM SÜRECİNDE HÜKÜMET SAMİMİ DEĞİL”
HDP Muş Milletvekili aday adayı Gıyasettin Sayan, “Çözüm sürecinde büyük kopukluk var. Bir taraftan HDP’nin ya da KCK’nın önemli isimleriyle görüşme yapıyorsunuz, diğer taraftan da bunlara terör örgütü diyorsunuz. Ardından Kürt sorunu yoktur diye açıklamalarda bulunuyorsunuz. Diğer adamlarınızdan birisi de çıkıp, Kürt sorunu var, bununla ilgili çalışmalar yapıyoruz diyor. Böyle bir diyalog, gayri edebi, gayri ciddi manayla düzeltilmesi gerekiyor.” dedi
“KÜRT HALKININ İRADESİNE KOTA BIRAKIYORLAR”
Seçim barajı ile ilgili konuşmasını sürdüren HDP’li Gıyasettin Sayan, “HDP, Kürt halkının 100 yıllık bir mücadelesinin ürünüdür ve halkın ayrı bir parçasıdır. HDP Türkiye partisi olmak mücadelesindedir. Biz böyle bir oluşumu selamlıyoruz. Böyle bir partiye kota koymak çok ciddi bir meseledir. Bu ırkçı bir tutumdur. Avrupa’nın hiçbir yerinde seçime katılan oluşumlarda böyle bir uygulama yoktur. Onlar Kürt halkının iradesinin TBMM’ye gitmesini engelliyorlar. Bu barışçıl değildir”
MAHALLİ İDARELER PROJESİ
Valilikler ile Belediyelerin ödenekleri adil bir şekilde kente dağıtması gerektiğini söyleyen Gıyasettin Sayan; “Komünal mahalli idareler yönetiminin Muş’ta olmaması gerekiyor. Biz diğerlerinden farklı olup, eşit ve adil davranarak hizmet vermeliyiz. Yerelde yapılan hizmetlerde özellikle kadın-erkek eşitliğinin sağlanması gerekiyor. Ortadaki cinsel ayrımı kaldırmak için mahalli ödeneklerin bir kısmının kadınlara harcanması lazım. Bir kente örneğin 100 lira ödenek geliyorsa, bu Eğitim, Sağlık ve Spora pay edilerek dağıtılıyor. Baktığınızda sosyal yaşama ve kadınlara hiçbir katkı sunulmuyor. Bu konuda Valilikler ile Belediyelerin ödeneklerin paylaştırılması hususunda önemli bir karar almalarını ümit ediyoruz. Avrupa’da bütçeler bu şekilde adil bir yöntemle dağıtılıyor” diye konuştu.
VATANDAŞ BÜTÇESİ PROJESİ
Vatandaş projesinin günümüzdeki önemine değinen HDP Muş Milletvekili aday adayı Gıyasettin Sayan, “Avrupa’da seçim bölgem olan Lichtenberg’da vatandaş bütçesini hayata geçirdik. Vatandaş bütçesi nedir ve neler yapılıyor diye soruları cevaplarsak; sosyal bütçeler olarak ifade edebileceğimiz bu yeni dönem bütçe sistemlerinde, toplumun belirli kesimlerine hangi hizmetlerin sağladığının ön plana çıktığı görülmektedir. Günümüzde toplumda; kadınlara, insan haklarına, vatandaşlara yönelik temel kamusal hizmetleri sorgulayıcı ve açıklayıcı bütçe sistemleri yer almaya başlamıştır. Bu bütçenin meydana getirilmesindeki amacın, kamu gelir ve harcama analizlerinin cinsiyet perspektifinde ele alınmasını sağlayarak, erkek, kadın ve çocukların üzerindeki etkilerini ve sonuçlarını belirlemek olduğunu ifade edebiliriz. Vatandaşların insan hakları çerçevesinde belirlenmiş, kamusal hizmetlerden faydalanmasını öngören bir bütçe sistemidir. İnsan odaklı bütçe sisteminde insan hakları çerçevesinde ele alınan yoksulluk, eğitim ve sağlık alandaki hizmetlerden vatandaşların hangi ölçülerde faydalanabildiği açıklanmaya çalışılmaktadır.
Sonuç olarak, Belediye yönetimlerinin bütçelerini oluştururken, son dönemde ortaya çıkan hizmet sunumunda halkın katılımını öngören bütçe sistemlerini uygulamaları sonucunda, uluslararası alanda kabul gören kamusal hizmetlerin daha etkin, kaliteli ve şeffaf olarak sunulması sağlanabilir. Yani sandıklar kurulacak, eksik olan hizmetleri vatandaş belirleyecek ve vatandaşın istediğine göre hizmet yapılacaktır.” İfadelerini kullandı.
“DÜNYA KÜLTÜR MİRASI OLMUŞ YERLERİMİZ VAR”
Sayan; “Türkiye, Irak, Suriye ve diğer Kürt bölgelerinde bir tarih yazılmış. Buralarda bir sürü medeniyetler yaşanmış. Buralarda çok önemli tarihi kanıtlar var. Bunlar hakkında araştırmalar yapılması gerekiyor. Tarihimizi günümüze taşımamız gerekiyor. UNESCO’ya bu konuda dosyalar verilmeli ve birçok alanda projelerin yapılmasını istiyoruz. Örneğin Munzur havzası. Dünyada eşi görülmemiş bir havzadır. Hasankeyf yine bunun bir örneğidir. 13 bin yıl önce buzların eridiği bir dönemde, Dünya nüfusunun 700 ile 800 bin arasında olduğu bir yerdir Hasankeyf. Böyle bir mekanı baraj yaparak, sular altında bırakılmasına nasıl müsaade edebiliriz. Hasankeyf ile diğer mekanların Dünya mirası haline getirilmesi gerekiyor. Biz uluslararası çapında bu tarihi geçmişi yaşatmak istiyoruz. Bununla ilgili müzeler ve projeleri hayata geçirmek istiyoruz.” Şeklinde konuştu.