Vekil Çelik, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ile Çalışma ve Sosyal Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’na soru önergesinde bulundu. Yazılı basın açıklamasında bulunan HDP’li Çelik, “JİN Haber Ajansı’nın 14 Ekim 2016 tarihli haberine göre; “Gözaltında kaldığı süre boyunca cinsel işkenceye maruz kalan ve tutuklanarak Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi`ne gönderilen, buradan da ailesine haber verilmeden kaçırılarak Niğde E Tipi Kapalı Cezaevi`ne sürgün edilen Rozerin Kalkan`a işkence devam ediyor. Rozerin`in Gebze, Tarsus ve Diyarbakır Kadın Kapalı Cezaevlerine sevk talebi yer olmadığı gerekçesiyle reddedildi.
Mardin`de 11 Ağustos tarihinde evinden gözaltına alınan ve 9 gün boyunca Terörle Mücadele Şubesi`nde cinsel işkenceye maruz bırakılan Rozerin Kalkan 24 Ağustos`ta tutuklanarak, Mardin E Tipi Cezaevi`ne gönderilmişti. Tutuklandıktan bir hafta sonra kaldığı koğuştan "avukat görüşü var" denilerek alınan Rozerin, cezaevi ikinci müdürü olduğunu belirten bir kişi ve onun yanında olan şüpheli kişilerin yanına götürüldü. İsmi öğrenilemeyen bu kişi Rozerin`e "PKK seni öldürecek, seni başka cezaevine göndereceğiz" diyerek, sevk kağıdı imzalatmaya çalıştı. "Ailem burada bir yere gitmeyeceğim, can güvenliğimden ben sorumluyum. Kimse beni öldürmeye çalışmıyor" diyen Rozerin, bu kağıdı imzalamasına rağmen zorla kaçırılarak cezaevinden götürüldü.
Ailesi cezaevi idaresi, emniyet ve savcılığa başvuru yaparak kızlarının nerede olduğunu öğrenmeye çalıştı ve haber alamadı. Anne Şerife Kalkan iki hafta sonra kızı Rozerin`nin Niğde E Tipi Kapalı Cezaevi`nde tek kişilik hücrede tutulduğunu öğrenebildi. Rozerin, hücrede tek başına kaldığı Niğde Cezaevi`nden Gebze, Tarsus ve Diyarbakır Kadın Kapalı cezaevlerine sevk talebinde bulundu. Tek kişilik hücrede, en temel insani ihtiyaçlarını karşılayamadığı şekilde tecrit altında tutulan Rozerin`in sevk talebi cezaevlerinde yer olmadığı gerekçesi ile reddedildi.
Cezasızlıkla Mücadele Birimi de Rozerin için Birleşmiş Milletler`e (BM) "acil eylem" çağrısında bulunmuştu. Yapılan çağrıda, uluslararası anlaşmalar ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi`nin (AİHM) verdiği kararlar doğrultusunda Rozerin`in uzun süre, tek kişilik hücrede, en temel insani ihtiyaçlarını karşılayamadığı şekilde tecrit altında tutulmasının işkence sayıldığı hatırlatılarak, işkencenin olağanüstü hal ya da terörle mücadele dahil, hiçbir şart altında kabul edilemeyeceğini vurgulandı.” Bu bağlamda;
1.Rozeri Kalkan’a yönelik cezaevinde cinsel işkence ve zorla belge imzalatma iddiaları ile ilgili Bakanlığınıza intikal etmiş bir başvuru var mıdır?
2.Bakanlığınızca Mardin ve Niğde E Tipi Cezaevleri idaresi hakkında herhangi bir soruşturma başlatılmış mıdır?
3.Rozerin Kalkan’a cinsel şiddet uygulayan cezaevi personeli hakkında bir inceleme veya soruşturma başlatılmış mıdır?
4.Söz konusu iddialara ilişkin Mardin ve Niğde E Tipi Cezaevlerinde görevli olan ve olaya karışan kişilerle konu ile ilgili görüşme yapılmış mıdır?
5.Cinsel işkence ve zorla belge imzalattırılmak istenen Rozerin Kalkan ile konu hakkında bir görüşme yapılmış mıdır?
6.Rozerin Kalkan’ın önceden haber verilmeden ve kendi isteği dışında Niğde E Tipi Kapalı Cezaevi’ne sevk edilme gerekçesi nedir?
7.Rozerin Kalkan’ın tek kişilik hücrede tutulmasının yasal dayanağı nedir?
8.Bakanlığınızın konunun ayrıntılarının ortaya çıkması amacıyla yerinde tespit çalışması yapılacak mıdır? Yerinde tespit yapılacak ise oluşturulacak heyette kimler yer alacaktır? Söz konusu heyette bağımsız kurumlar, insan hakları örgütleri ve siyasi partilerden üyeler bulunacak mıdır?
9.Cezaevi idare ve personellerinin tutuklu ve hükümlülere yönelik işkence ve kötü muamele uygulamalarının engellenmesi için Bakanlığınızın önlem ve tedbir çalışmaları var mıdır?”
ÇALIŞMA BAKANINA SORULAN SORU
HDP Muş milletvekili Burcu Çelik, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’na iş kazaları ile ilgili soru önergesine bulundu. Çelik, “14 Ekim 2016 tarihinde çeşitli basın organlarında çıkan habere göre; “Kocaeli Derince Belediyesi`nin sosyal tesisi `Yelken Kafe` inşaatında çalışan işçiler 31 yaşındaki Ferdi Karagül ile 32 yaşındaki Sinan Dinç, vince bağlı sepetin halatının kopması sonucu yaklaşık 25 metre yükseklikten düşerek yaşamını yitirdi. Olay, öğle saatlerinde Derince Belediyesi’nin Yavuz Sultan Mahallesi Harikalar Sahili’nde yaptırdığı ‘Yelken Kafe’ olarak bilinen sosyal tesisin inşaatında meydana geldi. Kaba inşaatı tamamlanan 30 metre yükseklikteki kulelerde dübelleri kontrol etmek isteyen müteahhit firmada görevli işçiler Ferdi Karagül ile Sinan Dinç, vinç sepetiyle kulelere doğru yükseldi. Vinç beton kulelere yaklaştığı sırada henüz bilinmeyen nedenle halatın kopması sonucu sepet içindeki işçilerle yaklaşık 25 metre yükseklikten yere düştü.
Çalışma arkadaşlarının haber vermesi üzerine olay yerine 112 Acil Servis ekipleri geldi. Sağlık ekipleri 31 yaşındaki Ferdi Karagül ile 32 yaşındaki Sinan Dinç’in öldüğünü belirledi. Arkadaşlarının ölümüyle büyük üzüntü yaşayan işçiler gözyaşlarını tutamadı.” Bu bağlamda;
1.Bakanlığınız, iki işçinin hayatını kaybettiği olay ile ilgili herhangi bir soruşturma başlatmış mıdır? Başlatmamış ise gerekçesi nedir?
2.Yaşamını yitiren işçilerin adli tıp raporuna göre ölüm nedenleri nedir?
3.Söz konusu inşaat şantiyesinde revir ve sağlık çalışanı var mıdır? Olay anında ilk müdahaleyi kim gerçekleştirmiştir?
4.Söz konusu şantiyede en son ne zaman teftiş gerçekleştirilmiştir? Şantiyede yapılan denetimlere ait teftiş raporlarının sonuçları nelerdir?
5.Söz konusu şantiyede olaydan sonra bir denetim yapılmış mıdır? Kamera kayıtları incelenmiş midir?
6.Söz konusu şantiyede iş güvenliği uzmanı bulunmakta mıdır? Konu ile ilgili uzman tarafından rapor hazırlanmış mıdır?
7.Söz konusu şantiye, iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin tehlike sınıfları tebliğinde hangi sınıftadır? Söz konusu şantiye tarafından tehlike sınıfının gereğince iş sağlığı ve güvenliğine dair tedbir alınmış mıdır?
8.Yaşamını yitiren işçilerin söz konusu işi yapabilmeleri için gerekli sertifika bulunmakta mıdır?
9.İşçilerin çalışabilmesi için gerekli güvenlik ortamı oluşturulmuş mudur?
10.Söz konusu olayda sorumluluğu bulunan işveren ve varsa taşeron şirketler ile ilgili soruşturma başlatılmış mıdır?
11.Türkiye’de 2016 yılında kaç işçi iş cinayetinde hayatını kaybetmiştir?
12.2016 yılı içerisinde iş cinayetlerinin işkollarına, şehirlere ve nedenlerine göre dağılımı nedir?
13.İşçi cinayetlerinin önlenmesi ve benzeri durumların yaşanmaması için Bakanlığınızca hangi önlemler alınmaktadır?”