Halen çadırda kalan depremzedeler, evlerinde onarım yapılması için yetkililere çağrıda bulundular. Evlerinin kullanılamaz hale geldiğini belirten köy sakinlerinden Davut Ural, deprem anını şöyle anlattı: "Akşam uyuyorduk bir anda depremden kaynaklanan uğultu ve gürültü sesiyle uyandık. Bütün köylükler dışarı kaçtı. Yer sarsıldı ve artık eve girmekten korkuyorduk. Çocukları dışarı çıkardık ve o anda yağmur da yağmaya başladı. Sabaha kadar yağmurun altında kaldık. Saat 01.30 sularında vali köye geldi ve saat 03.00 sularına kadar bizimle idi. Vali, bize çadır göndereceğini söyledi. Vali gittikten sonra sabaha kadar öylece ortalıkta kaldık. Köyün birçok evinin duvarları çatlamış durumda. Bazı evler ise kullanılmaz hale geldi."
Köy sakinlerinden Bedhem Karakaya ise, “Deprem anında ilk olarak çocukları dışarı çıkardık. Her taraf toz duman içindeydi. Evimizin her tarafı çatlamış durumda. Şuan dışarıdayız ve evin içine girmekten korkuyoruz. Şuan içinde kalacak bir çadır istiyoruz. Sürekli sarsıntı olduğu için evin içine giremiyoruz, 2 gündür uyuyamıyoruz ve şimdilik hiç bir umudumuz yok” diye konuştu.
VALİ: HASAR TESPİT ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR
Merkez üssü Tütenköyü olan 5,1 büyüklüğündeki depremle ilgili hasar tespit çalışmaları devam ediyor. Konuyla ilgili gazetecilere açıklamalarda bulunan Vali Büyükersoy, çalışmaların İl Afet ve Acil Durum (AFAD) Müdürlüğü tarafından yürütüldüğünü belirtti. Kerpiç ve briket evlere dikkat çeken Büyükersoy, "Aslında deprem olmazsa bile kullanılabilir raporu verilmeyecek evlerde yaşayan vatandaşlarımız var. Çünkü kerpiç ev, briket ev her an yıkılmaya müsait ev demektir. Onu tutan taşıyıcıların ayakta kalmasını sağlayan hiçbir unsur yok. Depremden sonra kerpiç evler için yine şiddetli bir deprem olsa buna karşı dayanıklı olduklarını söylemek mümkün değil. Evi depreme dayanıklı olarak görmemek lazım. Fay hayatının geçtiği bu bölgede kerpiç, briket evde yaşamanın risk taşıdığı kanaatindeyim. Hasar tespitlerini yapmaya devam ediyoruz ama kerpiç evlerden dolayı zor bir durumla karşı karşıyayız. Bu evlerin, öncelikle bir kentsel dönüşüm, ya da vatandaşın kendi gayretleriyle depreme dayanıklı hale getirilmesi lazım. Yani bu evler betonarme veya ahşap eve çevrilmesi gerekir. Devlet herkese ev yapamaz, biz de evimizi yaparken deprem gerçeğini unutmamamız ve ona göre ev yapmamız gerekir" dedi. Uzmanların 6,7 büyüklüğündeki deprem meydana geleceği yönündeki açıklamalarını da hatırlatan Büyükersoy, depremin değil, çürük yapının öldürdüğünü sözlerine ekledi.