Tarih: 31.01.2018 14:33

`GİDEMEDİĞİN YER SENİN DEĞİLDİR` PROJESİ

Facebook Twitter Linked-in

Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim-Bir-Sen) Muş Şube Başkanı Mahir Barışan, sendikal çalışmalar ile İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı tarafından finanse edilen Hubeyb Koleji bünyesindeki yetimhaneleri ziyaret etmek üzere Pakistan`a gitti.

`Gidemediğin yer senin değildir` düsturuyla hareket ederek Pakistan`a giden Başkan Mahir Barışan, sömestr tatili başlamadan genel merkez tarafından Pakistan`da sendikal çalışmalara katılma, orada bulunan ve İHH İnsani Yardım Vakfı tarafından finanse edilen Hubeyb Koleji bünyesindeki yetimhaneleri ziyaret etme teklifi geldiğinde tereddüt etmeden teklifi kabul ettiklerini söyledi. Tatlı bir heyecan ve tarif edilemez bir sevinçle Pakistan`a gittiğini ifade eden Başkan Barışan, "Kudüs gezisinden sonra beni en çok heyecanlandıran gezi Pakistan gezisi oldu. Tarih öğretmeni olmam hasebiyle 1. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı esnasında Hint Kıtası`nda bulunan kardeşlerimizin yaptıkları yardımları, gönül coğrafyamızın ne denli geniş olduğunu buralara bir şekilde sahip çıkmamız gerektiğini, Pakistan`ın kardeş ülke sıralamasında Azerbaycan`dan sonra geldiğini anlatır, yeni neslin bunlardan haberdar olmasını, duygu yoğunluğuyla beraber bağlarımızın kuvvetlenmesini sağlardım" dedi.

Uzun bir uçak yolculuğundan sonra Pakistan`a ulaştıklarını dile getiren Barışan şunları kaydetti, "1947 yılında kurulan 70 yıllık bir tarihe sahip, ilk kurulduğunda 40 milyonluk bir nüfusa sahipken şimdi elhamdülillah nüfusu 200 milyon civarında atom bombasına sahip nükleer gücü olan tek Müslüman ülke. Everest tepesinden sonra dünyanın en yüksek beş dağı Pakistan sınırları içerisinde. Ülke muazzam yerüstü ve yeraltı kaynaklara sahip. İngiliz etkisi, sosyal hayat dışında hemen hemen her alanda kendini hissettiriyor. Parlamenter demokrasi ile idare edilmekte, İngilizce ve Urduca dışında belki de 60`a yakın yerel dil konuşulmakta, İngiliz kültürü canlı, eğitim sistemi ile medeni hukuk dışındaki hukuk İngiltere`den alınma ve uyarlanma, batı tarafından fundermental olarak tanımlanan grupların, beslendiği ve çıkış kaynağı olarak gösterilen ülke emperyalist devletler tarafından hedeftedir. Anayasasında devletin resmi dini İslam`dır ibaresi bulunmakta, ordu ve istihbarat oldukça güçlü, kaynakların çoğu bu iki kuruma ayrılmakta, bu da diğer alanlardaki yatırımların aksamasına neden olmaktadır."

"İHH İnsani Yardım Vakfı tarafından yaptırılan ve ihtiyaçlarının tamamının yine İHH İnsani Yardım Vakfı`nın karşıladığı Hubeyb Vakfının sevk ve idare ettiği yetim kardeşlerimizin hem evlerini hem de eğitim gördükleri yerleri ziyaret etmeye başladık" diyen Barışan, "`Yetim gülerse dünya güler` `Her sınıfın bir yetim kardeşi olsun` projeleriyle İHH vesilesiyle ihtiyaçları milletimizce karşılanan bu kardeşlerimizin bizi gördükleri andaki sevinçleri görülmeye değerdi. Rawalpindi, Sargodha, Keşmir, Haribu yetimhanelerinde tahmini olarak 2 bin ile 2 bin 500 civarında yetim var ve bunların giderlerinin tamamı İHH`nın bağışçıları tarafından karşılanmakta. Şimdiden `ya bizim ülkemizde yetim yok mudur. İHH bizim yetimlere neden bakmıyor` diyenlerinizi duyar gibiyim. Evet İHH ülkemizde yaklaşık 10 bin yetime bakmaktadır. Kolej bünyesinde akademik, fiziksel ve manevi olmak üzere üç tip eğitim ve öğretim verilmekte. Kolej dışarıdan da gündüzlü öğrenci almakta, paydaş kurum Eğitim Bir Sen olarak burada bulunan laboratuarların modernizasyonunu gerçekleştirdik" diye konuştu.

Burada bütün işlerle uğraşan ihya ve inşa sürecinin mimarı Kuhubaibfoundation ( Hubeyb Vakfı) Başkanı Avukat Nedim Ahmet Khan`a ayrı bir parantez açmak gerekir. Tam bir gönül adamı, bizde Bülent Yıldırım Abi neyse oda orada aynı hizmeti görüyor. Nedim Bey çok iyi yetişmiş aynı zamanda Urduca, İngilizce ve Türkçe`yi çok iyi konuşabilen elit bir Pakistan Beyefendisi yaptığı çalışmalarla buradaki yetimlerin insan tacirlerinin, yabancı devletlerin, illegal yapıların eline geçmesini engelliyor Hükümet nezdindede ciddi karşılığı olan Nedim Bey kendisini Pakistanlı ,Afganlı yetim çocuklara vakfetmiş .Buradaki yetimler ona ``MELEK`` diyorlar çünkü en umutsuz anda ortaya çıkıp bu çocukların elinden tutmuş topluma kazandırmak adına her türlü riski almış ve çabayı göstermiştir.

Başkan Barışan yaptığı ziyaretle ilgili şunları kaydetti, "Bizim devletimizin güdümündeki şefkat evlerinde kalan çocuklarla burada kalan çocukları karşılaştırdığımızda bizim çocuklarımızın çoğu sorunlu aile, anne baba ayrı, anne tarafından terk edilen veya baba tarafından terk edilen çocuklar iken burada bulunan çocukların anne ve babalarının hiç biri hayatta değil. Bizim çocuklarımızın hepsi olabildiğince konformist evlerde, aile ortamında yaşarlarken, burada bulunan çocukların öyle bir şansları yok. Sosyal hayata uyuma baktığımızda bizimkiler güçlük çekerken buradan mezun olanlar çok kolay bir şekilde devlet hayatına ve sosyal hayata adapte olabiliyor. Bu da gösteriyor ki şefkat evlerinde verdiğimiz eğitimi sorgulamamız gerekir. Belki de manevi açıdan yeterince dokunamıyoruz. Osmanlı İmparatorluğunun yıkılması ile beraber yeni kurulan devletimiz her ne kadar bir reddi miras içerisine girdiyse de imparatorluk bakiyesi topraklarda, gönül coğrafyamızda bunu hemen söküp atmak kolay değil. Türk dememiz Türkiye`den geldiğimizi söylememiz müthiş bir şekilde olumlu karşılanmakta ve her türlü engeli aşmakta, kapıyı aralamaktadır. Yumuşak gücümüzün farkında olmalıyız. İHH gibi kurumlar örgütlü iyiliğimizdir. Bu tür kurumlar sayesinde dünyada `Müşterek iyiyi` yakalayabiliriz. `İçimizdeki ve dışımızdaki iyiliği beslemeliyiz ki kötülük büyümesin, gelişmesin.` Oraları gezip gördükten sonra ümmetin İHH gibi kurumlara, bu ülkeye ne kadar ihtiyacı olduğunu daha çok anladım. Gerçekten de bütün mazlum coğrafyanın umuduyuz. Şunu bilmenizi istiyorum her yenilen yemekten sonra, her kılınan namazdan sonra bu güzel ülkeye, ülkemize dua edilmektedir."

Eğitim-Bir-Sen`in de paydaş olduğu `Her Sınıfın Bir Yetim Kardeşi Olsun` projesine dikkat çeken Barışan açıklamasında, "Peygamber Efendimiz diyor ki `Kendi yetimini veya başkasına ait bir yetimi himaye eden kimseyle ben cennette yan yana bulunacağız hadisi şerifi unutmamalıyız. Yine, yetimler, insanlık ailesinin sorumlu birer bireyi olmamız dolayısıyla bize verilmiş bir sorumluluktur, onlar bizim çocuklarımızdır. Bu çocuklarımıza sahip çıkmak boynumuzun borcudur. Milli Eğitim Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı, Eğitim-Bir-Sen ve İHH`nın paydaşı olduğu `Her Sınıfın Bir Yetim Kardeşi Olsun` projesi 5. yılına giriyor. Ülkemizdeki çocuklar harçlıklarından biriktirdikleri paralarla, kardeş olarak belirledikleri sınıflardaki yetimlere yardım ediyorlar. İl olarak `Her sınıfın yetim kardeşi olsun` projesinde çok gerideyiz. Bu dönem yetim kardeş sayımızı artırmalıyız. Eğitim-Bir-Sen nerede ihtiyaç varsa oraya yardım elini uzatmaya devam edecek. Emek örgütlerinin işlevi sadece üyelerinin ekonomik hakları ile temel hak ve özgürlüklerini korumak geliştirmek değil, toplumsal sorumluluk anlamında da öncülük etme gibi bir sorumluluğu olduğunu unutmayalım. İşte Eğitim Bir Sen bu konuda da başta rol oynamaktadır. Şunu unutmayalım yetimler bize bırakılan emanetlerdir. Bu emanet her türlü desteğe, şefkate, aile ortamına muhtaçtır. Nerede bir yetim varsa onun gözyaşını silmeye kendini adayan İHH`ya ve İHH bağışçılarına, Eğitim Bir Sen üyelerine teşekkür ediyorum. Minnettarlığımı ifade ediyorum. Selam olsun hüznü sevince dönüştürenlere, yetime kol kanat olup, şefkat gösterip, sıcacık aile ortamı sağlayanlara ve kendini insanlığı kurtarmaya adayanlara" ifadelerini kullandı.

Başkan Barışan`ın da içerisinde yer aldığı heyet, Pakistan gezisi kapsamında Pakistan Büyükelçisi Mustafa Yırdakul`u ve Pakistan Din İşleri Yüksek Konseyi Kıble Ayaz`ı ziyaret etti.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —