Muş’ta ‘teröre lanet, kardeşliğe davet’ yürüyüşü yapıldı. Binlerce kişinin katıldığı yürüyüşte ay yıldızlı dev bayraklar açıldı, katılımcılar aynı anda tekbirler getirerek teröre tepki gösterdiler. Muş Öğretmenevi önünde toplanan binlerce vatandaşa AK Parti Muş İl Başkanı Namık Ergün ve MHP İl Başkanı Şükrü Demir’de eşlik etti. Teröre tepki pankartlarının açıldığı yürüyüşte ‘şehitler ölmez, vatan bölünmez’ ve ‘vatan sana canım feda’ sloganları atıldı. Muş Belediyesi önünde bir araya gelen binlerce vatandaş teröre durmadan tepki gösterdi. Yürüyüşün tamamlanmasından sonra 81 sivil toplum kuruluşu ve 27 sendika iş kolu adına Tuba Cami İmamı Fecri Yıldırım, basın açıklamasını okudu.
PKK’nın sadece Türklerin değil, Kürtlerin de düşmanı olduğunu ifade eden Yıldırım, “Peygamber efendimiz; “kâfirler bir olup sizin üzerinize üşüşecekler” diye buyurduğunda sahabeler, “ya Resulullah! Neden biz o gün az mı olacağız” diye sorduklarında peygamber efendimiz(s.a.v); “hayır aksine siz çok olacaksınız ama suyun üzerindeki çer çöpler gibi dağınık, parça parça olacaksınız” diye buyuruyor ve bu günlerimize işaret ediyordu. Zalim emperyalist güçler ve yerli uzantıları yüzyıllardır ümmet coğrafyasını bölüp parçalamak emeli ve gayreti içindedirler.
Kur’an’ın aramızda tesis ettiği İslam kardeşliğini yıkmaya çalışarak bizi birbirimize düşürmeye çalışanlara inat Hz. Peygamber efendimiz (s.a.v) buyurduğu gibi tek vücut olduğumuzu, birbirimize kenetlendiğimizi, kardeşliği ayakta tuttuğumuzu göstermek ve kâfirlere bir ve beraber olduğumuzu ifade etmek için bir araya gelmiş bulunmaktayız. Güzel giden ve yıllarca süren barış sürecinde doğu halkı nefes almış ve devlet- halk dayanışması giderek artmıştır… Bu süreçte bölge halkı eski Türkiye döneminde yaşanan zulümlerin bittiğini, eski Türkiye döneminin kapandığını, yeni bir sürecin başladığını görmüş ve buna inanmıştır. Halk-devlet kaynaşmasının yaşandığı bu süreçte bölge halkı istikrarın, huzurun talibi olmuştur. Barış süreci ile bölge halkı ekonomik kalkınmanın sevincini yaşarken terör örgütü PKK ise halkı iç savaşa sürüklemenin plan ve hazırlıklarını yapmıştır. Yapılan okullar, hastaneler, yollar, havaalanları, üniversiteler, sosyal yardımlar, yatırımlar ve daha birçok icraat devlet halk bütünleşmesini önemli bir boyuta getirmiştir” dedi.
“Bölge halkının devlete güven duyması, halk-devlet bütünleşmesi dış çevreleri rahatsız etmiş ve bunun sonucu olarak dış güçlerin maşalığını yapan bir takım hain eller ülkede fitne ve fesada öncülük etmeye başlamıştır” diye ifade eden Yıldırım, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Çok iyi biliyoruz ki bölge halkının istikrar istemesi dış güçlerin yüzyıllık planlarını bozmuş ve uykularını kaçırmıştır. PKK batılı zalim güçlerin yüzyıllık planlarının bir ürünüdür ve Batının emrinde çalışan bir kukladır… PKK sadece Türklerin değil Kürtlerin de düşmanıdır. PKK sadece Türkiye’nin değil ümmetin de düşmanıdır… Çok iyi biliyoruz ki PKK İslam düşmanı, batı tetikçisi bir örgüttür… Kürt hakları konusunda halkı kandırmaktadır. Kürt çocuklarını kandırmakta ve kardeşi kardeşe kırdırtmaktadır. PKK kurulduğu ilk günden bu güne en büyük zararı hep Kürtlere ve doğuda yaşayan halklara vermiştir. Bugün yaşananlar PKK’nın barış sürecini istismar ettiğinin ve bölge halkının geleceğini düşünmediğinin en bariz kanıtıdır. Maalesef Bölge halkının refah ve huzuru, PKK’nın hain oyunları ile her geçen gün bitmektedir. Halkını seven, halkı için mücadele eden bir örgüt, halkının hayatını tehlikeye atmaz, halkının arabalarını yakmaz, halkının kullandığı köprüleri havaya uçurmaz, menfezlere patlayıcı yerleştirmez, şehirlere dadanmaz, halkını zorluklara maruz bırakmaz. Halkını seven halkı için mücadele eden bir örgüt, halkın refahı için çalışan iş makinelerini yakmaz, doktor öldürmez.”
“İSLAM BİZLERİ KARDEŞ KILMIŞTIR”
“Tüm dünya bilmeli ki Kürt, Türk, Arap, Zaza ve diğer tüm ırklar kardeştir” diye kaydeden Yıldırım, “İslam bizleri kardeş kılmıştır. Her ırktan insanlar her şehirde iç içe yaşamaktadırlar. Artık ne derin devlet var ne de olağan üstü hal… Ne Kürt dili yasak ne de ana dilde yazılı ve görsel yayın yapmak… Artık Kürt Dilinin üzerindeki baskılar sona ermiş ve Kürt Dili alanında Kürt Dili Enstitüleri açılmış, Kürtçe Eğitim veren özel okul izni verilmiş, Kürtçe seçmeli ders konulmuş, Kürtçe yayın yapan TV ve radyolara izin çıkarılmış, Kürtçe propaganda yapılması sağlanmış bunun gibi birçok önemli adımlar atılmıştır. Batı’ya yapılan yollar, okullar, hastaneler, üniversiteler, havaalanları, elektrik santralleri aynısı ile Doğu’ya yapılmaktadır… Bu hizmetlerin ihalelerini Kürt işadamları almakta ve buralarda Kürt halkının çocukları çalıştırılmaktadır… Sağlık ve eğitim destekleri, sosyal hizmetler, belediyelere yardımlar Batı’ya yapıldığı gibi Doğu’ya da yapılıyor. Üniversiteye öğrenci alımı yapılırken, Devlet kurumlarına memur alınırken, tarım desteği verilirken; çocuk paraları, sosyal devlet imkanları halka ulaştırılırken Kürtlere ayrı Türklere ayrı davranılmıyor… Doğu ve Güneydoğuda okullarda, hastanelerde ve diğer devlet kurumlarında bulunan amir, memur, öğretmen ve doktorların çoğunun Kürt olması bunun kanıtıdır. Bu yürüyüşümüz bölge halkının, Muş Halkının PKK terör örgütü ve türevlerine bir tepkisidir. Devletimizin yanında yer aldığımızın göstergesidir… Bu vatanı bölmeye çalışan tüm şer güçlere karşı doğu halkı birlik ve beraberlik içindedir…
Terör örgütü PKK ve türevleri bölge halkımızın örf ve adetlerine, dini değerlerine savaş açan Kominist, Marksist bir bölücü örgüttür… Eğer bu bölgede terör belası son bulmazsa ne namus ne de din kalacaktır. Devlet bölgede halkın güvenliğini sağlamalı, operasyonlar sırasında sivil halkın zarar görmemesi için dikkatli olunmalı, maddi hasarlar karşılanmalı, doğu halkı kaderine terk edilmemeli, terör örgütü bir daha asla muhatap alınmamalıdır. Devlet bölgedeki sivil toplumları ile diyalog halinde olmalıdır” dedi.
“İSLAM’IN SON KALESİ TÜRKİYE ÜZERİNDE OYNANAN OYUNLARI BOZMA ZAMANIDIR”
Terörle mücadele şehit olan polis, asker, korucu ve tüm sivil vatandaşlara rahmet dileğinde bulunan Yıldırım, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ümmet–i Muhammede ve bütün Müslümanlara zulmü, vahşeti ve katliamları yapan emperyalist güçleri ve onların maşası olan PKK, DHKP-C, DAİŞ vb. örgütleri şiddeti, zulmü ve zalimleri şiddetli bir şekilde kınıyor ve lanetliyoruz… Terör saldırıları sonucu şehit olan Polis, Asker, Korucu ve Sivil tüm kardeşlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine baş sağlığı diliyoruz ve yaralı kardeşlerimize de acil şifalar diliyoruz. Bizleri bir binanın tuğlalarına benzeten peygamberimiz bizlerden birbirimize kenetlenmemizi istemektedir. Zaman kenetlenmek, kardeş olmak zamanıdır… Zaman ümmet coğrafyasının umudu, İslam’ın son kalesi Türkiye üzerinde oynanan oyunları bozma zamanıdır. Tüm doğu ve güneydoğu halklarını PKK ve arkasındaki şer güçlere karşı ayaklanmaya ve burada başlattığımız yürüyüşü sürdürmeye davet ediyoruz. Halk ayağa kalkmadan PKK ve arkasındaki güçler bu bölgede terör estirmeye devam edeceklerdir… Bölge halkına zarar veren bu terör örgütünü ancak halkın kıyamı durdurabilir. Değilse daha birçok kıyametler yaşanacaktır. Yeni Türkiye, güçlü Türkiye için yeniden kardeşliğe, yeniden birlik ve beraberliğe diyor temsili heyet adına en içten selamlıyorum.”
Yapılan basın açıklamasından sonra binlerce katılımcı şehitler için dua ederek olaysız bir şekilde dağıldı.