Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu`na (KESK) bağlı Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Muş Şube Başkanlığı ile Kürdi Der tarafından `21 Şubat Dünya Anadili Günü` nedeniyle düzenlenen basın açıklamasında konuşan Ağrı Belediye Başkanı Sırrı Sakık, anadillerle ilgili herkesin sokaklarda olduğunu söyledi.
Kürtlerin de Cumhuriyetin kuruluşundan bugüne kadar, sokaklarda ve alanlarda olduğunu belirten Sakık, şunları söyledi: “Dilimize, kültürümüze gem vurulduğu için kavganın içerisindeyiz, hala kavga ediyoruz. Sadece Türkiye`de, Kürtlerin dili baskı altında değil. Türkçenin dışında bütün diller, Çerkezce, Ermenice, Pomakça, Lazca baskı altındadır. Biz Kürtçeye istediğimiz özgürlüğü bu dillere de istiyoruz. Bu lütuf değildir. Türkçe ne kadar bir haksa, Kürtçe de o kadar bir haktır. Biz Kürtler, yaşadığımız coğrafyada, ülkemiz 4 parçaya ayrılarak, İran`da, Irak`ta, Suriye`de ve Türkiye Kürdistan`ında dillerimize gem vuruldu. Atalarımızdan bize kalan bu mücadele, bu direniş ruhunu hala sürdürüyoruz. Bütün kavgamız, dilimizin ve kimliğimizin özgür olmasıdır. İşte dün, İran`da Kürt siyasetçiler darağacındaydılar, idam edildiler. Amaçları kendi dilleriyle, kendi kültürleri, kendi topraklarında, kendilerini ifade etmektir. Ama bize zulüm politikaları uygulayan, yani Birinci Dünya Savaşı`ndan sonra cetvelle parçalanan ve bölünen bu topraklarda zulüm kaleleri oluştu. Tahran`da Kürtlere zulüm edildi, Bağdat`ta Kürtlere zulüm edildi, Şam`da Kürtlere zulüm edildi, Ankara`da Kürtlere zulüm edildi. Zulmün sonucudur ki Kürt çocukları, hayatın her alanında zulme karşı direniyorlar. Dillerini, kültürlerini, kimliklerini, özgürleştirmek istiyorlar. Ey Araplar, ey Farslar, ey Türkler, sizin bizden neyiniz fazla, siz bize niye zulüm edersiniz, siz bizim topraklarımızda bize zulüm politikalarını niye reva görürsünüz. Sizin kimliğiniz, diliniz, hangi özellikle benim dilimden, kimliğimden, kültürümden üstündür. Siz kim oluyorsunuz da bize bu kadar zulüm politikaları uyguluyorsunuz.”
“KOBANİDE BÜTÜN KİMLİKLERİN BULUŞTUĞU DEMOKRATİK ULUS KİMLİĞİDİR”
Kobani örneğini veren Sakık şöyle konuştu; "Kavgamızın nedeni dilimizin, kimliğimizin özgürleşmesidir, diğer halklarla ortak bir kültür yaratmamızdır. İşte Kobani`de oluşan kanton yönetimler, orada bir tek kimliğe hayat hakkı yok. Bütün kimliklerin buluştuğu demokratik ulus kimliğidir. Orada Araplar, Farslar, Çerkezler, Ermeniler, Süryaniler, Yezidiler, ortak bir ulus kimliği oluşturdular. O model, Türkiye`de de, Ortadoğu`da da olabilir. Buralarda hepimiz Türk kimliğiyle kilitlenmemeliyiz. Hepimiz Türk değiliz, diyanetin dininden de olmak zorunda değiliz. İnançlarımızla, kimliklerimizle, hepimiz bu ülkede farklı renkler ve inançlarız. Onun için devletin bir an önce kendisini yeniden gözden geçirmesi gerekir."
“50 BİN İNSAN ÖLDÜ”
İç Güvenlik Yasası`na tepki de gösteren Sakık şunları kaydetti; "Biz de uzun yıllardır, bu mücadelenin içerisindeyiz ve buralarda çok ağır bedeller ödedik. Bu topraklarda yaşayabilmenin bedelini çok ağır ödedik, hepimiz ödedik. İşte devlet, işte iktidar bundan ders alması gerekirken, hala iç güvenlik yasası çıkartıyor. Bu yasalarla, olağanüstü hal uygulamalarıyla Kürt kimliğine, diğer halklara ölüm reva gördüğünüz o yasaları geçirdiniz, ne çözüldü? 50 bin insan öldü. Hala utanmadan, iç güvenlik yasaları çıkartarak bu topraklarda, hele müzakerenin devam ettiği bu süreçte sizin Kürtlerle, Sayın Öcalan`la oturup konuşup, barış ve kardeşlik projesini hayata geçirmeniz gerekirken, iç güvenlik yasaları çıkartıyorsunuz. Alın, o yasaları başınıza çalın. Bize iç güvenlik değil, hukukun, huzurun ülkesi lazım. Bu ülkeyi de demokratik yasalarla yaratabiliriz. Herkesin, özgürce benim ülkem dediği bu ülkede hukukun ve huzurun ülkesini yaratmaya ihtiyacımız var. Siz kendinize, bir polis devleti, bir ceberut devlet yaratarak iktidarınızı sürdüremezsiniz. Artık Kürt, dünü Kürt`ü değil, Türk, dünün Türk`ü değil. Bizi sizi tanıyoruz, sizin bu ceberut yapılarınıza karşı boyun eğmeyeceğiz. Hayatın her alanında olacağız ve bu antidemokratik yasaları ortadan kaldıracağız. Herkesin kendisini, anadiliyle, özgürce ifade ettiği ortak bir vatanı birlikte yaratacağız."
NERGİZ, ONURLU BİR YAŞAMAYA DİKKAT ÇEKTİ
Basın açıklamasını yapan KURDİ-DER Şube Başkanı Şafi Nergiz, halkların dilleri, kültürleri ve değerleriyle onurlu yaşayabileceğine dikkat çekti. Anadilde eğitimin gerçekleşmediği sürece büyük problemlerle karşılaşacaklarını dile getiren Nergis, "Eğer Kürt dilini yaşamın dili haline getirmez isek, UNESCO raporunda da ifade edildiği gibi Kürt dili de kayıp diller arasına girecek" dedi.
Konuşmaların ardından KURDİ-DER`in güne özel çıkardığı Kürtçe gazete dağıtıldı.