Konu ile ilgili yazılı basın açıklamasında bulunan Başkan Çağlayan, şu değerlendirmelerde bulundu; “HÜDA PAR referandumda kilit parti rolünü almıştır. Partimiz tabanıyla yaptığı istişare sonucu kararını EVET’ten yana verdikten sonra, tabanıyla beraber vermiş olduğu kararın arkasında durmuş, kendi tabanıyla beraber AK Parti ve HDP tabanına da referanduma bakışıyla yön vermiştir. Partimiz (HÜDA PAR) ilkeli ve dürüst siyaseti ile sadece kendi tabanını değil birçok tabanın, kesimin tutumuna özellikle bölgede yön verdiğinin altını çizmek isterim. HÜDA PAR, başta Kürdistan bölgesi olmak üzere etkin ve dengeleri değiştiren bir aktör olduğunu göstermiş ve tescil etmiştir. Kimden gelirse gelsin doğruya doğru deyip doğrunun yanında yer alan, yine kimden gelirse gelsin yanlışa yanlış deyip yanlışın karşısında duran, kendi aleyhinde bile olsa halkın faydasını ve toplumun maslahatını önceleyen bir strateji ile hareket ettiği için halkımız da HÜDA PAR’ı takdir etmektedir. Bu da HÜDA PAR’ı umut haline getirmektedir.
Referandum süreci boyunca yapılan çalışmalarda, mitinglerde zaman zaman ırkçı, milliyetçi söylemlerin varlığına şahit olduk. Bu milliyetçi söylemler Türk halkından ciddi manada bir rağbet görmediği gibi Kürt halkından da alınacak daha fazla desteğin önüne set çekmiştir. Bu sonuca baktığımızda mayasında İslam kardeşliği olan bu toplumda bu tür söylemlerin kabul görmediği, İslam kardeşliği temeli üzerinden siyaset ve söylemler geliştirilmesi gerektiği çok net bir şekilde anlaşılmıştır. Ayrıca “HAYIR” bloğunu oluşturan tüm kesimlerin iradesine de saygı gösterilip yeni süreçte halkın maslahat ve menfaatini önceleyecek siyaset yapılması gerekmektedir.
Bölge hariç, Türkiye’nin birçok yerinde hükümetin kendi tabanından dahi destek alamadığı, sistem açısından Kürt halkına yönelik herhangi olumlu bir söylem kullanılmamasına rağmen Kürt halkının yeni sisteme Evet demesinin çok doğru okunması gerekir. Ortaya çıkan sonuçtan anlaşılması gereken diğer bir husus ise, Kürt halkının çukur ve barikat siyasetine, çatışma ve bombalı saldırılara karşı olduğunu ve bu yanlış siyaseti cezalandırarak, huzurdan kardeşlikten yana olduğunu sandığa yansıtmış, herkesin kendisi için çıkarması gereken bir ders vermiştir. Bazı siyasi partilerin kutuplaştırıcı ve ötekileştirici dili terk etmesi gerektiği gibi, kardeşlik esası çerçevesinde birlikte yaşamı esas alan bir tavrın sergilenmesine şiddetle ihtiyaç vardır.
Bu noktadan sonra Kürt halkının ve İslami kesimin meşru temel haklarının kendilerine teslim edilmesi noktasında hükümetten bazı talep ve beklentileri olacaktır. Bir asra yakındır gasp ve inkâr edilen bu temel ve meşru haklarının hiç bir şekilde pazarlık konusu yapılmadan, herhangi bir şarta bağlanmadan teslim edilmesi ve anayasal güvence altına alınması gerekir. Yeni süreçte adalet, meşveret ve liyakat ilkeleri baz alınarak yeni adımların atılması gerekmektedir. En ideal sistemin bile bu ilkelerden uzak durması halinde, oluşabilecek enkazların meydana getireceği tahribattan herkes kendi payını alacaktır. Referandumdan çıkan sonuçtan sonra, Küresel Emperyalist Güçlerin, Ulusal Kemalist Vesayet rejiminin ve Bölgedeki silahlı örgüt vesayetinin büyük bir yenilgiye uğratıldığı söylenebilir. Küresel emperyalist güçlerin uluslararası vesayeti, Askeri, bürokratik ve yargı oligarşisinin ulus dayatmacılığına dayalı ülke genelindeki vesayeti ve örgütün kemalizmi kopya ederek oluşturmak istediği şiddete dayalı bölgesel vesayeti de bitecektir inşallah.
Sonuç olarak; Oluşturulacak yeni yönetim (sistem) şekliyle, yönetimde istikrarın büyük ölçüde sağlanılacağı, dolayısıyla temsilde adaletin sağlanması için seçim barajının kaldırılması başta olmak üzere, Siyasi Partiler Kanunu ve Seçim Kanunu`nun değişmesi gerekir. Özellikle Ülkemizde özlenen güven ve istikrarın sağlanabilmesi için halkın ihtiyaçlarını karşılayabilecek, ithal kültürlerden arındırılmış, toplumun inanç, değer ve özüyle uyuşan yeni, sivil bir anayasanın oluşturulması şart ve kaçınılmaz olmuştur. Oylamada çıkmış olan bu sonucun özelde ilimiz, ülkemiz, İslam Ümmeti, genelde ise tüm insanlık için hayırlar getirmesini yüce Allahtan temenni ediyorum.”