Tarih: 07.02.2014 19:08

´´SON YAĞIŞLAR, İLİMİZİ KURAKLIK RİSKİNDEN UZAKLAŞTIRDI”

Facebook Twitter Linked-in

İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdür Vekili Osman Akar, küresel ısınma ve iklim değişikliklerinin 20. yüzyılın sonlarında hissedildiği, 21. yüzyılda da dünya gündeminde önemini koruyacağı, dünya bilim adamları tarafından her platformda dile getirildiğini söyledi. Yağışlarla ilgili ilgili bir yazılı açıklama yapan Akar, “Ülkemizin küresel ısınmanın potansiyel etkileri açısından, risk grubu ülkeler arasında yer alacağı, daha sıcak daha kurak iklim kuşağı etkisinde kalacağı tahmin edilmektedir. Tarımsal üretimde yıllık toplam yağış miktarı önemli olduğu gibi, yağışın bitki çıkış ve gelişme dönemindeki aylara dağılımı da önemlidir. Bitki çıkış ve gelişme döneminde ihtiyacı olan suyu toprakta bulamazsa Tarımsal Kuraklık etkilerini göstermeye başlayacaktır. Geçmişte ülkemizde yaşanan tarımsal kuraklıklar, küresel ısınma ve iklim değişiklikleri ile gelecekte daha yoğun tarımsal kuraklıklarla karşı karşıya kalınacağına işaret etmektedir. Bitkilerin çıkış ve gelişme döneminde ihtiyaç duyulan suyun toprakta bulunmaması tarımsal kuraklık olarak adlandırılır. Kuraklığın etkileri genellikle ilk olarak tarımda görülür ve sonra diğer suya bağımlı sektörlere yayılır. Tarım sektöründe bitkiler için yıl içinde yağan toplam yağıştan çok, büyüme dönemlerinde bitki kök bölgesinde var olan su önemlidir. Ülkemizde 2013-2014 üretim sezonunda karşılaşılan meteorolojik kuraklıktan sadece bir coğrafi bölge etkilenebileceği gibi bütün bölgelerimizin hatta İlimizin etkilenmesi mümkündür” dedi.
“Yağan yağışların devamlılığını sağlayarak su arzını arttırmak elimizde olmasa da kuraklık vakalarından kaynaklanan etkileri azaltacak talebi etkin olarak yönetmek elimizdedir” diye ifade eden Akar, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Tarımsal kuraklık sonucu; üretimde düşüklük, ekonomik kayıplar, ekolojik dengenin bozulması ve sosyal yaşantının etkilenmesi kaçınılmazdır. Tarımsal kuraklığın etkilerini azaltmanın birinci adımı; kuraklık başlamadan tedbirlerin alınmasıdır. Bu nedenle; yazlık ekimi yapılacak ürünlerden su tüketimi en az olan ve kuraklığa dayanıklı çeşitlerin tercih edilmesi, tohumluk tedarikinin zamanında yapılması, kışlık ekimden zarar gören ve yeniden ekim yapmak isteyen çiftçilerimizin yem bitkileri ve baklagil ekimine yönlendirilmesi, ekimlerde su tüketimi fazla olan ürünlere yer verilmemesi, anıza ekim sistemlerinin yaygınlaştırılması, toprak işlemesinin minimum düzeyde yapılması, hasat döneminde anız yakılmaması gibi tedbirlerin alınması; 2013-2014 üretim sezonunda yağışların kaydedilen normal seviyelerinin önemli ölçüde altında seyretmesi sonucu İlimizde yaşanabilecek olası meteorolojik kuraklıkla mücadelede önem arz edecektir. Tarımsal kuraklığın izlenmesinde en önemli unsur yağış, yağışın dağılımı, toprak nemi, sıcaklık, toprak profil derinliği, toprak bünyesi ve yapısıdır. Hâlihazırda, Devlet Meteoroloji İşletme istasyonlarından toprak nemi hariç yağış ve sıcaklık değerleri temin edilebilmektedir. Toprak nemi de İl Müdürlüğümüzün, örnekleme ile periyodik alıp analiz ettirdiği değerlerden izlenebilmektedir. İlimiz için kuraklığın var olup olmadığı; tarımsal ürünün ekim mevsimi başlangıcı olan Ekim ayı ve bitkinin çıkış ve gelişmesini tamamladığı Mart-Nisan-Mayıs-Haziran aylarındaki su ihtiyaçları belirleyici unsur olmaktadır. Bu aylardaki yağış çok önemlidir. İlimizde daha önceki sıcaklık ve yağış miktarları yıllık ortalamalarına bakıldığında; 2013-2014 yılı tarımsal üretim sezonundaki yağış miktarlarının bu oranlara paralel bir seyir izlediği gözlemlenmiştir. Son olarak Muş Meteoroloji Müdürlüğünden alınan Temmuz 2013-Ocak 2014 aylarında toplamda ilimiz için 302,9 mm yağış kaydı alınmıştır.
Bu durum ilimizin; tarımsal kuraklık yaşadığı 1989 ve 2007 yıllarındaki yağış oranlarından daha fazla olduğunu göstermektedir. Böylelikle ilimizin 2013-2014 tarımsal üretim sezonu için tarımsal kuraklık riski taşımadığı sinyalini vermektedir. Ayrıca ilimizde tarımsal kuraklığın var olduğunu şimdiden söylemek erken olur. Çünkü ilimize düşen ortalama 778 mm’lik yıllık yağışın çoğu Mart – Nisan- Mayıs ve Haziran aylarında yağmaktadır. Tarım sektöründe bitkiler için yıl içinde yağan toplam yağıştan çok, büyüme dönemlerinde bitki kök bölgesinde var olan su önemli olduğundan ve ilimiz için bitki gelişme dönemi genellikle Mart-Nisan- Mayıs ve Haziran ayları olduğundan ilimizde Tarımsal Kuraklık Riski görülmemektedir. Ancak yine de İl Müdürlüğü olarak tüm Kaymakamlıklarımıza, İlgili kurum ve kuruluşlara ve tüm tarımsal paydaşlarımıza tarımsal Kuraklık ile ilgili yapılması gerekenler hakkında bilgi verilerek ön tedbirler alınmaya çalışılmıştır. Kamuoyuna önemle duyurulur.”
 



Orjinal Habere Git
— HABER SONU —