Menü Muş Şark Haber
Tarih: 18.01.2015 15:49
´´İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ HAKARET ÖZGÜRLÜĞÜ DEĞİL!”

´´İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ HAKARET ÖZGÜRLÜĞÜ DEĞİL!”

Facebook Twitter Linked-in

Muş İnanç ve Adalet Platformu bileşenleri, Cumhuriyet Gazetesi ve Charlie Hebdo dergisinin Hz. Peygamberimize hakaret içerikli yayınlarını protesto ederek “hakaret, iftira ve aşağılama düşünce özgürlüğü değil; düşünceye hakarettir!” açıklaması yaptı

AGD, Bilge-Der, Eğitim İlke-Sen, Has-Der, Lale-Der, Memur-Sen, İHH, Özedönüş-Der, Öğ-Der, Özgür-Der, Rahmet-Der, Selam-Der ve Zehra-Der Muş temsilciliklerinden oluşan Muş İnanç ve Adalet Platformu, Cumhuriyet Gazetesi ve Charlie Hebdo dergisinin Hz. Peygamberimize hakaret içerikli yayınlarını protesto etti. Belediye meydanında bir araya gelen platform üyeleri açtıkları pankart ve dövizlerle tepki gösterdi. Basına ve kamuoyuna yönelik yapılan açıklamada ise şöyle denildi: “Andolsun size kendinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya uğramanız ona çok ağır gelir. O, size çok düşkün, müminlere karşı çok şefkatli ve merhametlidir." (Tevbe suresi; 9 / 128) Geçtiğimiz günlerde Fransa’nın başkenti Paris’te Charlie Hebdo ve çalışanlarına yapılan saldırıya yönelik tepkiler sürüyor. Bu olaya gösterilen ilk tepkilerin derli toplu bir düşüncenin yansıması olmasını zaten beklemiyorduk. CharliHebdo saldırısından sonra bunu bir bahane ve fırsat bilerek kendilerini barış güvercini gösteren kan emici Batı emperyalizminin dünyaya şirin gözükmek adına sözde birlik ve barış mesajı verip kendi zalimliklerini unutması ve unutturması; onları bizim gözümüzde asla aklamaz. Vicdan ve adalet sahibi insanların da bu oyuna gelmemeleri ve aldanmamaları gerekir. Bugün herkes şunun farkındadır ki Batı, bir ülkeye demokrasi götürmekten bahsediyorsa orada bombalar patlayacak, çocuklar ölecek, kadınlar ölecek,  kan akacak, gözyaşı dökülecek ve feryatlar kopacaktır. Batı’nın çok gelişmiş kitle imha silahları ile İslam coğrafyasında döktüğü kanın haddi hesabı yoktur.”

“AKAN HER DAMLA KANDA EN AZ ABD, İSRAİL VE İNGİLTERE KADAR FRANSA’NIN DA PARMAĞI VARDIR”

Cezayir’de, Mali’de, Orta Afrika’da, Libya’da, Irak’ta, Afganistan’da, Nijerya’da ya da bir başka İslam ülkesinde işgaller nedeniyle akan her damla kanda en az ABD, İsrail ve İngiltere kadar Fransa’nın da parmağının olduğunun kaydedildiği açıklamada: “Fransa yeryüzündeki fitne ve fesadın merkez üssü ülkelerden biridir. Fransa’da yaşayan ya da Fransız vatandaşı olan vicdan ve adalet duygusunu yitirmemiş insanların; Fransa’nın Afrika ve İslam dünyasındaki katliamlarına sessiz kalması beklenemez. Bütün dünyanın gözü önünde Charlie Hebdo dergisinin cahil kadroları, insanları cehennem ateşinden kurtarmak için gönderilmiş Hz. Peygambere cahilce hakaretler etmiştir. Ardından ülkemizde yayın yapan Cumhuriyet Gazetesi ve bazı çevrelerin Peygamber efendimize yapılan hakaret içerikli karikatürleri yayımlayarak hakarete eşlik etmeleri; İslam düşmanlığının Müslüman ülkelerde de kök saldığını göstermesi açısından manidardır. Kemalist Cumhuriyet Gazetesi’ni ve sözde düşünce özgürlüğü anlayışını yakından tanımaktayız. Kemalizmin kutsallarının anayasayla korunduğu bu ülkede Cumhuriyet Gazetesi’nin en ufak bir Kemalizm eleştirisini bile hakaret olarak kabul ettiği ve bu eleştirileri düşünceyi ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirmediği herkesin malumudur.

Buna karşılık, söz konusu İslam ve İslami değerler olunca, en ağır hakaret ve iftiraları dahi ifade özgürlüğü bahanesiyle sahiplenme ve yayınlama küstahlığını göstermiştir. İfade özgürlüğü adı altında İslam dünyasının kutsallarını aşağılamak, bütün insanlığa merhamet ve kurtarıcı olarak gönderilen peygamber efendimizi küçük düşürecek hareket ve söylemlerde bulunmak; ne insanlık, ne adalet ne de düşünce ve ifade özgürlüğüdür. Muş İnanç ve Adalet Platformu olarak bizler, Paris’teki Charlie Hebdo eyleminin İslami açıdan meşruiyet ve maslahatının tartışılması gerektiğini ifade etmek isteriz. Müslümanların da bu tür eylem ve yöntemlerin meşruiyet ve maslahatını mutlak surette tartışması gerektiğine inanıyoruz.

Yani biz Müslümanların şu soruları aydınlığa kavuşturması gerekiyor: Bu tür eylemler, son tahlilde Müslümanlara ve İslam ümmetine fayda mı sağlıyor? Yoksa Batının emperyalist politikalarını ve Müslümanları şiddetle özdeşleştirme faaliyetlerini mi kolaylaştırıyor?  Ya da bu tür eylemler, hakaret içerikli bu yayınların azalmasını mı sağlıyor, yoksa daha da yaygınlaşmasına zemin mi hazırlıyor? Bunun dışında biz Müslümanların, Batı kompleksinden bağımsız bir şekilde, bu konularda İslami esaslar doğrultusunda Müslümanca bir tavır geliştirmemiz gerektiğini vurgulamakta yarar görüyoruz. Ancak peygamberimize ve İslam’a yönelik çirkin ve aşağılık hakaretlerin, düşünce özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği bizim açımızdan çok açıktır. Her zaman ve mekânda peygamberimize (sav) ve İslam’a yapılan çirkin saldırı ve hakaretleri güçlü bir şekilde reddetmeye devam edeceğimizi buradan haykırıyoruz. Kimse bizden kitabımıza, peygamberlere ve mukaddeslerimize yapılan saldırılara alışmamızı beklemesin. Bu düşmanlığı yapanların, hareketlerinden vazgeçmeleri ve İslam âleminden özür dilemeleri gerekmektedir. Âlemlere rahmet olarak gönderilen peygamberimiz Hz. Muhammed’e (sav) yapılan düşmanlıktan bugüne kadar hiç kimse fayda görmediği gibi bundan sonrada fayda görülmeyeceğini herkesin bilmesi gerekir” denildi.

“PEYGAMBER EFENDİMİZE HAKARET EDEN HERKESİ LANETLİYORUZ”

MİAD Platformu tarafından yapılan açıklamanın devamında “peygamber efendimize ve dini kutsallarımıza hakaret eden herkesi lanetliyor ve kınıyoruz. Son olarak Muş İnanç ve Adalet Platformu adına İslam ümmetine şu çağrıda bulunmak istiyoruz: Batı emperyalizminin ülke, mezhep ve meşrep ayırımı yapmadan tüm İslam dünyasını ve toplumlarını hedef aldığı ve tüm Müslümanların en mukaddes değerlerini alaya aldığı bir vasatta; hem batının her türlü emperyalist politikalarına karşı koymak hem mukaddes değerlerimizi güçlü bir şekilde korumak için ümmet olarak birlik olmaktan, birlikte hareket etmekten ve dayanışma içinde olmaktan başka çaremiz yok. Değerlerimiz daha fazla aşağılanmadan, insanlarımız daha fazla kurban edilmeden ve ülkelerimiz daha fazla sömürülmeden; ümmeti her türlü zulüm ve sömürüye karşı tevhid, adalet ve özgürlük temelinde kenetlenmeye davet ediyoruz. “Hep birlikte Allah`ın ipine sımsıkı sarılın, parçalanmayın. Allah`ın size olan nimetini hatırlayın: Hani siz birbirinize düşman kişiler idiniz de O, gönüllerinizi birleştirmişti ve O`nun nimeti sayesinde kardeş kimseler olmuştunuz. Yine siz bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi O kurtarmıştı. İşte Allah size ayetlerini böyle açıklar ki doğru yolu bulasınız.” (Ali İmran suresi; 3 / 103)” denildi.




Orjinal Habere Git
´´İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ HAKARET ÖZGÜRLÜĞÜ DEĞİL!” ´´İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ HAKARET ÖZGÜRLÜĞÜ DEĞİL!” ´´İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ HAKARET ÖZGÜRLÜĞÜ DEĞİL!” ´´İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ HAKARET ÖZGÜRLÜĞÜ DEĞİL!” ´´İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ HAKARET ÖZGÜRLÜĞÜ DEĞİL!”
— HABER SONU —