Menü Muş Şark Haber
Tarih: 23.09.2013 18:12
VALİ BÜYÜKERSOY, VARTO´DA YATIRIMLARI İNCELEDİ

VALİ BÜYÜKERSOY, VARTO´DA YATIRIMLARI İNCELEDİ

Facebook Twitter Linked-in

Muş Valisi Vedat Büyükersoy, Varto’da yapımı devam eden devlet yatırımlarını inceledi. Kamuya aile hizmet binaları ile ilgili İlçe Kaymakamı Tahir Şahin’den bilgi alan Vali Büyükersoy, Vartolu Menduh Kapçın tarafından yaptırılacak olan ‘Et Etegre’ tesisini de ziyaret etti. Burada ilçe halkı ile bir araya gelen Vali Büyükersoy, hem vatandaşın sorunlarını dinledi hem de sohbet etti. Muşluların başka şehirlerde çok başarılı olduğunu belirten Vali Büyükersoy, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlan’ı örnek gösterdi. Bakan Çağlayan’ın sanayi alanında yıllarca Oda başkanlığı ve çeşitli görevlerde bulunduğunu hatırlatarak “nereye giderseniz gidin Muşlular sanayi de ve ticarette hep önde” dedi. Vali Büyükersoy, “Muş aslında girişimci ruhlu insanların memleketi ama kendi memleketlerinde yatırım yapamıyorlar, bir takım problemlerden dolayı. Ama Muş’un dışına çıkanların birçoğu başarılı olmuştur. Onun için burada yatırım yapan hemşerilerimizde haset olmayacak şunu talep edeceksiniz, iş dünyanızda komşumu zengin eyle yarabbi komşun zengin olursa bana da faydası dokunacaktır, komşum fakir olursa hiç kimseye faydası olmaz hatta zararı olur” dedi.
“MUŞ`UN DA GELİŞMESİ LAZIM”
Gelişmekte olan ülkelerden Türkiye’ye değinen Vali Büyükersoy, Muş’unda gelişmesi gerektiğini söyledi. Diğer şehirlerde başarılı olan Muşlu iş adamlarına seslenen Vali Büyükersoy, bu işadamlarının kendi memleketlerinde de yatırım yapmalarını ve başarılı olmaları gerektiğini kaydetti. Vali Büyükersoy, devam ettiği açıklamada: “Türkiye çok değişti ve değişiyor. Onun için değişen bu Türkiye’de Muş`ta mutlaka değişmeli ve hak ettiği yeri almalı. Bu kadar girişimci ruha sahip olan insanların kendi memleketlerinde başarılı olamamasının nedeninin araştırılması lazım. Çünkü Muş’un dışında hep büyük iş adamları ama burada yok, burada bir yanlış yok mu sizce” dedi.
“ŞEHİR DE BİLE SOKAĞA ÇIKAMIYORDUK”
2001`den önce ülkenin sürekli terör olaylarıyla meşgul olduğunu, olağanüstü hal ve olağanüstü hal varken de kimsenin güvende olmadığını vurgulayan Vali Büyükersoy, şunları söyledi: “Eskiden terör vardı, şimdi oda yok. Terör örgütü; terör yapmak istemediğinden de değil. Artık Türkiye değişti. 2001 öncesi olağanüstü hal vardı. Olağan üstü hal variken ülkemizin her yerinde yoğun güvenlik önemleri vardı. Peki, biz güvende miydik? Değildik, biz kendimizi güvende his etmiyorduk. Değil şehirlerarası ilçeler veya köylerarası, şehirde, sokağa çıkamıyorduk. Şimdi çıkabiliyoruz. Neden? Çünkü olağanüstü hal kalktı. Olağanüstü hal çok iyi bir şey olsa idi o dönemlerde biz kendimizi daha güvende his edemez miydik? 2002 yılında yine hükümet acil eylem planında işkence ve kötü muameleye sıfır tolerans uygulayacağını açıkladı. Peki, neden açıkladı? Olmasıydı demek hükümet açıklamazdı. Demek ki hükümet devletin bir mekanizmasıdır. Her ne kadar siyaset kurumu tarafından seçilmekte ise hükümet devletin bir parçasıdır.” 2002 yılından sonra işkencenin de ortadan kalktığını vurgulayan Vali Büyükersoy: “2002 yılında işkenceye ve kötü muameleye sıfır tolerans uygulayacağım dedi. Etrafınızda hiç ‘2002 yılından sonra işkence gördüm’ diyen bir vatandaş var mı? En fanatiğini getirin ‘benim şu arkadaşım işkence gördü’ desin onunla beraber bende geleceğim Cumhuriyet Başsavcısına suç duyurusunda bulunacağım. 2004 yılında terör ve terörle mücadelede doğan zararların karşılanması hakkında kanun çıktı. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da 4.4 katrilyon ödeme yapıldı. Muş’ta ise 22 milyon lira ödeme yapıldı, hala ödeme yapılan vatandaşlarımız var. Terör ve terörle doğan mücadeleden doğan zarardan sadece terörle mücadeleden değil, terörün vermiş olduğu zararı da ödedik. 2007 yılı Kürtçe dershaneler serbest bırakıldı ve Türkiye bölünmedi. Daha çok birleşti daha güçlü oldu. 2009 yılı TRT Şeş yayına başladı. Türkiye yine daha çok birleşti. Çünkü hiçbirimiz etnik kökenimizi, dilimizi, cinsiyetimizi ve benzeri hususlarımızı yaradana dilekçe yazarak kendimiz seçmedik. Bunlar insan tabiatına uygun olan şeylerdi yapıldı ve yapılmaya devam ediyor. Terör örgütü için değil, vatandaş için yapılıyor” dedi.
2002 öncesi vatandaşların fişlendiğine dikkat çeken Vali Büyükersoy, 2010 yılında Başbakan’ın imzaladığı kararnameyle fişleme ve izlemeler ortadan kaldırıldığını kaydetti. Vali Büyükersoy, açıklamasını şöyle sürdürdü: “2010 da bizzat Başbakanın imzaladığı izleme gruplarının ve fişlenme guruplarına dair genelge ile izleme, fişlenme grupları yok edildi. Eskiden Ahmet Mehmet’in kızı bir eyleme katıldığı zaman onun teyzesinin oğlu memur olurken problemle karşılaşıyordu. Şimdi karşılaşıyor mu? Türkiye değişti; ekonomik olarak da değişti. 2001 yılında hatırlamayan yoktur. 2001 yılında IMF’den 1 milyar dolarlık kredi için bize Kemal Derviş’i gönderdiler, ekonomiden sorumlu Bakan yapın dediler ve yaptık. 2001 yılından buyana 12 yıl geçti. Geçtiğimiz Mayıs ayında bu devletin yatırımı 130 milyar dolar. Türkiye’nin ekonomik büyüklüğü olmazsa biz illerimizde ilçelerimizde bugün aldığımız yol okul hastane ve benzeri yatırımlar yapılamaz” dedi. 
“DEMOKRASİNİN OLMADIĞI ZAMANLARDA KAN OLDU GÖZYAŞI OLDU”
Ülkede demokrasinin olmadığı zamanlarda kan ve gözyaşının hakim olduğunu ifade eden Vali Büyükersoy: “Bu ülkede demokrasinin olmadığı dönemlerde kan, gözyaşı, fakirlik ve fukaralık oldu. Ama demokrasi olduğunda bu ülkenin ekonomisi iyi oldu, sağlığı iyi oldu, eğitimi ve her şeyi iyi oldu. 2001 yılında Başbakan Yardımcısıydı Mesut Yılmaz, Avrupa birliğine giden yol Diyarbakır’dan geçer demişti. Moskova’ya giderken uçakta sordular ne demek istediniz; omzuna dokunarak rütbelileri ima ederek ‘duymasınlar’ dedi. Böyle demokrasi olur mu? Böyle sivil yönetim olur mu? İşte sivil yönetin olmadığı günlerde olağanüstü hal vardı, caddelerde sokaklara çıkılmıyordu. Demokrasinin olmadığı yıllarda terör örgütünün büyümesine, kurulmasına sebep olan Diyarbakır ceza evinde işkenceler vardı. Ama demokraside millete hesap verirsiniz. Milletin 21 tane bankası batarken 20 tane çok derin zengin bankacılık bilgisi ve tecrübesi olanlar değil, kimler vardı biliyorsunuz? Bu ülkede demokrasiye hepimiz sahip çıkacağız, demokrasiye sahip çıkmaz isek bizim demokrasimize Amerika, Fransa, İngiltere asla sahip çıkmaz, çıkacağını düşünüyorsak aldanırız. Mayıs ayı içinde gezi olayında Amerikan NBC kanalı, İngiliz BBC kanalı savaş muhabiri gönderdi taksime. Savaş muhabiri ile 21 gün 24 saat canlı yayın yaptı. Buyurun Suriye’de savaş var. Devlet kendi vatandaşını bombalıyor, Mısır’da savaş var; canlı yayın yapmak istiyorsan buyur yap orada. Yapıyorlar mı? Amerikan NBC kanalı Suriye de canlı yayın yapsa Esad hükümeti askerleri engel olamazlar. Çünkü Amerikan NBC kanalının arkasında Amerikan devletinin olduğunu bilir. Kuyruğunu arkasına alır, sıkıştırır kaçarlar. Ama orada canlı yayın yapmıyor, yaptığı takdirde masum binlerce insanın orada katledildiğini Amerikan halkı tv’lerde görecek halkına izlettirmek zorunda kalacak bunun için orada canlı yayın yapmıyor” dedi.
“DARBECİLERİN HEPSİ PSİKOPATTIR”
Darbecileri `psikopat` olarak niteleyen Büyükersoy, “Bir ruh hastası general Mısır`da darbe yaptı. Darbecilerin hepsi psikopattır, ruh hastasıdır. Millet figüran mı ki film çeviriyorlar. Sen milleti hiçe sayacaksın ve darbe yapıp `milletin menfaatini koruyorum` diyeceksin. Bir yıl tahammül edemediler, darbe yapıp milleti öldürüyorlar. Amerikan Nbc kanalı ile İngiliz Bbc kanalı orada canlı yayın yapmıyor. Çünkü menfaatlerine ters düşüyor. Gezi Parkı`na 21 gün 24 saat canlı yayın yaptı, hem de savaş muhabiri gönderdi de ne oldu. Bu ülkenin insanları olarak demokrasimizi ayakta tutmak zorundayız, sahip çıkmak zorundayız. Biz sahip çıkmazsak hiç kimse bizim demokrasimize sahip çıkmaz. Şimdi etrafımızda yoğun güvenlik önlemleri yok. Biz huzurluyuz, biz mutluyuz” ifadelerini kullandı. Vali Büyükersoy, ziyaretinin ardından ilçeden ayrıldı.



Orjinal Habere Git
— HABER SONU —