8 Mart Dünya Kadınlar Günü münasebetiyle yazılı basın açıklaması yapan Muş Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Üyesi ve Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Ferda Gül Bağra emekçi kadınların özgürlük konusunda önemli mücadeleler verdiğini söyledi
8 Mart Dünya Kadınlar Günü münasebetiyle yazılı basın açıklaması yapan Muş Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Üyesi ve Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Ferda Gül Bağra,kadınların eşitlik, bağımsızlık, özgürlük, politik ve ekonomik haksızlıkların giderilmesi, cinsel ayrımcılığın sona erdirilmesi, kadınlara uygulanan her türlü şiddetin önlenmesi, saygın yaşam ve insan onuruna yaraşır çalışma koşullarının sağlanması yolunda verdikleri mücadelenin simgesi olduğuna inanıyoruz” ifadelerine yer verdi. Kadınların emeği ve katkısı olmadan gelişmenin, kalkınmanın ve demokratikleşmenin olmayacağını da belirten Bağra, “Kadınların üretime ve yönetime katılma imkânına kavuştukları her ülkede, toplumsal gelişme çabalarında ve çok önemli roller üstlendiğine tanık oluyoruz. Hiçbir ülkenin kadınların emeği ve katkısı olmadan sağlıklı bir şekilde gelişmesinin, kalkınmasının, demokratikleşmesinin mümkün olmadığını düşünüyoruz. Günümüzde de kadınların sosyal, ekonomik ve politik katkılarına her zamankinden fazla ihtiyaç duyulduğuna inanıyoruz. Bizler; 8 Mart’ı sadece kadınların yılda bir kez hatırlanmaları değil, sorunlarının çözülene kadar tartışılması için bir fırsat ve imkân olarak görüyoruz.
Kadın sorunları, diğer toplumsal ve insani sorunlardan ayrı tutulamaz. Toplumda var olan ve yaşanan her türlü ekonomik, sosyal ve siyasal problem birbiriyle dolayısıyla kadınların sorunlarıyla ilgili ve bağlantılıdır. Ancak kadınların yaşamış olduğu sosyo kültürel sorunları çözmekle diğer sorunların çözülmesi kolaylaşabilir” diye konuştu. Bağra açıklamasında daha sonra şu ifadelere yer verdi: “Kadınlarımız; ekonomik ve sosyal hayatta var, iş yaşamında var. Ancak sorunlarıyla var, açmazlarıyla var, kronik dertleriyle var. Tüm söylem ve teşviklere rağmen kadının toplumsal hayatta ve siyasette var olmayışının nedenlerini kendi tarihi tecrübelerimize ve toplumsal geleneklerimiz ışığında yeniden ve gerçekçi bir şekilde irdelemek de gerekiyor. Kadınlarımıza değer vermek geleceğe yapılan en büyük yatırımdır.
Unutulmaması gerekir ki; kadın “haklarıyla” kadındır. Hakları hiçe sayılan kadın, kadınlık bilinci ve erdemi çürümüş bir toplumsal yozlaşmayı beraberinde getirir. Kadınlarımızın taleplerinin, isteklerinin özünde emek ve eşitlik vardır. Elbette bu anatomik, fizyolojik ya da duygusal bir eşitlik değildir. Söz konusu eşitlik hayata katılma, kendini gerçekleştirme ve geliştirme üretme üretimin sonuçlarından hak ettiği payı anlamında fırsat eşitliğidir. Kadın Girişimciler olarak kadın renginin yansımadığı bir çalışma yaşamını, eksik, yetersiz ve anlamsız buluyoruz. Kadınlarımız erkeklerin gölgesinde kalmasını istiyoruz, bazı tabuları kıralım istiyoruz. Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın var düşüncesi ile değil, her başarılı erkeğin yanında bir başarılı kadın vardır anlayışıyla ilerleyelim diyoruz. Bizler, güçlü bir toplumda yaşamak istiyorsak kadını ve erkeği ile tüm toplum kesimlerinin güçlendirmek haklı taleplerinin biran önce gerçekleştirmek zorunda olduğumuza inanıyoruz. İnanıyor ve biliyoruz ki kadınlarımızın hayata daha fazla katılmaları kadın zarafeti ile şekillenen bir sosyal hayata daha aydınlık bir geleceğe ulaşmamızın yegana koşuludur. Elde ettiği hakları sonuna kadar koruyup geliştireceği inancıyla tüm kadınların bu anlamlı gününü kutluyor, 153 yıl önce verdikleri emek mücadelesiyle bugünümüze ışık tutan kahraman kadın işçileri şükranla anıyor, kadınlarımızın kendi hak ve hakikatleri uğruna mücadeleye erkek emekçileri de bu mücadeleyi desteklemeye davet ediyoruz.