Açılış konuşmasını yapan AGD Muş Şube Başkanı Aydın Suna, “bizimle aynı coğrafyayı paylaşan farklı inançlardan insanların da önem verdiği, kutsal olarak kabul ettiği, bayram olarak kutladığı günlere karşı da o inançların mensuplarını rencide edecek, üzecek davranışları onaylamıyoruz” dedi
Anadolu Gençlik Derneği (AGD) Muş Şubesi, ‘Mekke’nin Fethi’ yıldönümü münasebetiyle bir program düzenledi. Muş Gençlik Hizmetleri ve Spor Müdürlüğü’ne bağlı Gençlik Merkezi Konferans Salonu’nda düzenlenen program Lale Cami İmamı Ahmet Bursa’nın okumuş olduğu Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı.
Kur`an-ı Kerim`in ardından AGD Muş Şube Başkanı Aydın Suna selamlama konuşması yaptı. ‘Yıl Başı’ olarak adlandırılan 31 Aralık gecesinde eğlence adı altında sergilenen, kitle iletişim araçlarıyla adeta bütün insanlara dayatıldığını ifade eden Suna, şunları söyledi: “7 milyar insanın yaşadığı bu gezgende her 6 saniyede bir 1 çocuğun açlık nedeniyle ölüyor. Her 4 saniyede 1 bir insan mülteci pozisyonuna düşüyor. Her gece 925 milyon insanın aç yatıyor. 1 milyar 250 milyon insan sağlıklı içme suyundan mahrum ve 2 milyar insanın yoksulluk sınırının altında hayatta kalma mücadelesi veriyor. Öte yandan dünyadaki bu tablodan hiç de rahatsızlık duymayan emperyalist güçler kendi ülkelerinde ve sömürdükleri birçok ülkede insanları farklı şekillerde uyutup uyuşturarak bu gerçekleri örtbas ediyorlar. Biz adına Yılbaşı Eğlencesi denilen ve neredeyse tüm dünya halklarına dayatılan çirkinliklere karşı bir tavır takınmamızın İslam’ın bir gereği olduğuna inanıyoruz. Milli Piyango adı verilen oyunla kitlelerin kumarla buluşturulmasını sağlayan, her türlü kötülüğe giden yolları açan, birçok gencin çeşitli bağımlılıklara yakalanmasına sebep olan, birçok insanda iffet duygusunu zedeleyen her türlü eğlence anlayışını reddediyoruz. Kalplerdeki merhameti körelten, vidan duygusunu ortadan kaldıran, insanları şehirlerin en orta yerlerinde her türlü ahlaksızlığı yapmaya sevk eden Yılbaşı kutlamalarına karşı tepki koymanın her erdem sahibi insanın görevi olduğunu da düşünüyoruz.
Bizler Anadolu Gençlik Derneği mensupları olarak 31 Aralık Salı gününü 1 Ocak Pazartesi gününe bağlayan gece 81 şubemizde yaklaşık 600 kadar noktada Mekke’nin Fethinin 1384. Yıl Dönümünü kutladık. Bilindiği üzere yeryüzünün ilk binası Kâbe’nin bulunduğu şehir olan Mekke İslam Ordularınca 1 Ocak 630 tarihinde fethedilmiştir. Derneğimiz öncülüğünde geleneksel olarak düzenlenen fetih kutlamaları bu yıl da ülkemiz genelinde üç yüz kadar noktada salon programları ile yine bir o kadar noktada da temsilcilik merkezlerimizde gerçekleştirilen etkinliklerle icra edilmiştir. Fetih, bir beldenin ve o beldede yaşayan insanların dimağlarının İslam’a açılmasıdır. Fetih, küfrün karanlığının Kelam-ı Kadim’in berraklığıyla silinmesidir. Fetih, sonradan olma ilahlara reddiyedir. Fetih, insanların temel hak ve özgürlüklerini gasp eden zulüm düzeninden adil bir düzene geçen yolun açılmasıdır. Günümüz Müslümanların bu büyük fetihten çıkaracağı bazı dersler vardır. Öncelikle Müslümanlar verdikleri sözü tutarlar, yaptıkları antlaşmayı bozmazlar. Zaferin Allah’tan olduğuna inanırlar. Sabrın ve fedakârlığın Müslümancı bir yaşam tarzının gereği olduğunu bilirler. İslam’ı yaşamanın ancak cihad ile mümkün olduğunu idrak ederler. Zafere giden yolda en büyük gücün inanç olduğunun farkındadırlar. Emaneti ehil ellere teslim etmek gerektiğine inanırlar. Fethin gayesinin ganimet elde etmek değil, yürekleri kazanmak olduğunu bilirler. İslam’ın yaşanmasında kadın erkek tüm Müslümanların itaat sorumluluğu olduğunun farkındadırlar. Bir Müslüman’ın gücü nispetinde tüm yeryüzünden sorumlu olduğunu bilirler. Tevazünün, vefanın ve sadakatin Müslüman ahlakının vazgeçilmezleri olduğuna inanırlar.
Anadolu Gençlik Derneği mensupları olarak bizlerin farklı inançların ve kültürlerin kutsal kabul ettiği ya da değer atfettiği şahıslara, sembollere, mabetlere karşı işlenen sözlü ya da fiili saldırıları tasvip etmemiz, desteklememiz ya da onaylamamız mümkün değildir. İnancımız gereği yaşama hakkını, mülkiyet hakkını, neslin ve ailenin korunması hakkını, aklın korunması hakkını nasıl temel hak ve hürriyetlerden sayıyorsak aynı şekilde düşünce ve inanç özgürlüğünün de temel bir insan hakkı ve hürriyeti olduğuna inanıyoruz. Bu bağlamda bizimle aynı coğrafyayı paylaşan farklı inançlardan insanların da önem verdiği, kutsal olarak kabul ettiği, bayram olarak kutladığı günlere karşı da o inançların mensuplarını rencide edecek, üzecek davranışları onaylamıyoruz. Çünkü bu bayramlar ya da kutlamalar onların inançlarının gereğidir. Öte yandan “Yıl Başı” olarak adlandırılan 31 Aralık gecesinde eğlence adı altında sergilenen, kitle iletişim araçlarıyla adeta bütün insanlara dayatılan ve vicdanları köreltecek boyutlara ulaşan debdebeyi ve İslam’ın asla tasvip etmediği alkol tüketimi ya da Milli Piyango gibi çirkinlikleri de her türlü platformda eleştirmeyi de bir görev olarak addediyoruz.” AGD Muş Şube Başkanı Aydın Suna’nın selamlama konuşmasından sonra Muş Alparslan Üniversitesi (MŞÜ) İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat’ın konferansı ile devam etti. Yapılan konuşmalardan sonra şiir dinletisi ve ilahi ezgileri ile program son buldu.