Sivil Toplum Kuruluşları (STK) temsilcilerinden oluşan Muş Kardeşlik Platformu üyeleri, olarak İl Emniyet Müdürü Zafer Aktaş’ı makamında ziyaret ederek, taziyelerini ilettiler. Ardından İl Emniyet Müdürlüğü binası önünde basın bildirilerini okudular.
Muş Kardeşlik Platformu üyeleri adına basın bildirisi Ramazan Davutaydın okudu. Alçak saldırıda şahadet şerbetini yudumlayanların ruhu şad, mekanları cennet olsun diyen Davutaydın, “10 Aralık 2016 Cumartesi İstanbul’da meydana gelen menfur saldırıda hayatını kaybeden vatan evlatlarının sayısı 44’ü buldu. Bazıları ağır olmak üzere 155 yaralımız var. Üst düzey güvenlik tedbirleri alınmamış olsaydı eğer, insan canına kast etmiş bu canilerin alçak eylemi çok daha fazla insanın hayatına mal olacak, belki de yüzlerce vatandaşımız şehit olacaktı. Esasen acımasız katillerin hedefi de buydu. Değerli basın mensupları, Daha birkaç gün önce, “Türkiye bir iç savaşa doğru ilerliyor” diyen Amerika Birleşik Devletlerinin Türkiye eski Büyükelçisi Edelman, sanki bugünleri görerek konuşmuştur. Hepimiz biliyoruz ki terör saldırıları, lojistik desteğini Batı’dan alan, hazırlık ve uygulama aşamalarında dâhili ve hârici düşmanların devreye girdiği karanlık saldırılardır. Tıpkı Gezi olaylarında yakalanan Batılı ajanlar gibi, tıpkı çukur saldırılarında leşleri ele geçirilen Sırp keskin nişancıları gibi, tıpkı Menbic’de vurulan Amerikalı, İngiliz paralı askerleri gibi bu saldırılarda istihbarat örgütlerinin elemanları ve onların Türkiye’deki maşaları sahaya inerek iş tutmuştur. Onları tanıyoruz ve onlardan korkmuyoruz” dedi.
“GELSİNLER, BİZLER BUGÜN BURADAYIZ VE ONLARI BEKLİYORUZ”
“Yarın da Musul, el-Bâb ve Halep’te olacağız ve beklemedikleri anda onların hesaplarını alt üst edeceğiz” diyen Davutaydın, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizler biliyoruz ki günümüzde savaşlar yeni yöntemlerle, farklı taktiklerle ve asimetrik saldırılarla icra ediliyor. Ülkelerin doğrudan harbe dâhil olmadığı, piyonlar eliyle vekâlet savaşlarının yürütüldüğü bu dönemde; tek devlet, tek millet, tek vatan, tek bayrak idealimiz çok daha anlamlı hale gelmiştir. Hangi taktikleri, hangi planları, hangi saldırıları yaparlarsa yapsınlar; hangi etaplarla gelirlerse gelsinler, bizler bugün buradayız ve onları bekliyoruz. Kuklacıların değil, sadece kuklaların değiştiği bu ortamda, terör kimi zaman DEAŞ, kimi zaman FETÖ, kimi zaman PKK kisvesiyle karşımıza çıkıyor. Hangi kılıkta ve kıyafette olurlarsa olsunlar, hangi taktiklerle saldırırlarsa saldırsınlar, fark etmez; ümmetin son kalesi, Osmanlı bakiyesi bu topraklarda hiçbir hain emele geçit vermeyecek, topraklarımızda operasyon yaptırmayacağız. İstikrarı bozarak insanımızın canına, malına, ticaretine kast edenlere en büyük cevabı; polisimize, insanımıza, ekonomimize ve vatanımıza sahip çıkarak vereceğiz. Amacı korkutmak, anarşi yaratmak, birliğimizi ve dirliğimizi bozmak olan bu alçak saldırılar asla hedefine ulaşamayacaktır. Halkın gücünü hafife alanlar, halkın gücünü gördüklerinde uyanacaklardır.”
Muş halkına seslenen Davutaydın, “Değerli Muş halkı, 15 Temmuz darbesine karşı 27 gün boyunca nasıl meydanları doldurup özgürlüğünüze sahip çıktıysanız, güvenlik güçlerimizi ve sivil vatandaşlarımızı hedef alan alçak terör örgütü PKK’ya karşı da bugün aynı heyecanla sokakları doldurdunuz ve teröre karşı tüm gücünüzle “artık yeter!” dediniz. Sizleri yürekten kutluyor, her köşesinde Sultan Alparslan’ın hatırası yaşayan bu muazzez toprakların kıyamete kadar bir İslam yurdu olarak kalmasını Yüce Rabbimizden niyaz ediyoruz. Terör nereden ve kimden gelirse gelsin, biz daha adil bir dünya için kararlılıkla ilerlemeye, hep birlikte kalkınmaya devam edecek, büyük Türkiye idealine ulaşmak için bugün çok daha fazla çalışacağız. Bu kirli saldırılar bizi yıkamaz, milletimizi yıldıramaz, ideallerimizi yok edemez. İslam ümmetinin birbirine küstürülmüş, kırdırılmış çocukları artık bir araya gelmektedir. “Kâfirler istemese de Allah nurunu tamamlayacaktır!” Tüm dünya bilsin ki, ümmeti bölen suni sınırlara yenilerini ekletmek niyetinde olmadığımız gibi işgalci Rusya, Amerika ve Avrupa’ya geçit verecek de değiliz. Topraklarımıza göz dikenler geldikleri gibi gideceklerdir. İslam dünyasının kalbine vurulmak istenen hançerler de art niyetli düşmanların böğürlerine saplanacaktır. Aziz halkımız, alçak saldırıda şahadet şerbetini yudumlayan kardeşlerimizin ruhu şad, mekânları cennet olsun. Allah, teröre karşı azimle mücadele eden güvenlik güçlerimizin yar ve yardımcısı olsun. Şiddeti bir sorun çözme yöntemi olarak benimseyenleri rabbim kahhar sıfatı ile kahretsin! İslam’ın son kalesi cennet yurdumuzun aydınlık yarınlarını karartmak isteyenlerin hem bugünleri hem de yarınları kararsın” şeklinde konuştu. Yapılan açıklamanın ardından platform üyeleri Muş İl Emniyet Müdürlüğü’nden ayrıldılar.
Muş İl Emniyet Müdürü Zafer Aktaş’a yapılan taziye ziyaretine İlim Yayma Cemiyeti Muş Şube Başkan Yardımcısı Cahit Karaalp, Muş Ensar Vakfı Şube Başkanı Şeyhmus Yentür, Selam-Der Muş Şubesi Yardım Komisyonu Başkanı Bülent Balkaya, Anadolu Gençlik Derneği Muş Şube Başkanı Aydın Suna, Diyanet Sen Muş Şube Başkanı Ferzende Aras ve diğer STK temsilcileri katıldı.