Menü Muş Şark Haber
Tarih: 04.06.2018 19:01
SİYASAL YOL HARİTALARI-4

SİYASAL YOL HARİTALARI-4

Facebook Twitter Linked-in

Muş Alparslan Üniversitesi (MŞÜ) Sosyoloji Bölüm Başkan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi. Adem Palabıyık, ‘Siyasal Yol Haritaları-4’ konusunu ele aldı.

Cumhurbaşkanı recep Tayyip Erdoğan’ın Diyarbakır ziyareti ve konuşmalarına değinen Palabıyık, “Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın Diyarbakır bölge adına verilecek mesajlar açısından büyük önem arz etmekteydi. Dikkatle takip ettiğimiz husus, nelerin söyleneceği ve nelerin vaat edileceği üzerine yoğunlaşmıştı. Tabi ki bir de Dermirtaş…

Sayın Cumhurbaşkanımızın Kürtler halkına yönelik güven veren açıklamaların başında, Kürtlerin, devletinin Türkiye olduğunu ve başkalarının Kürt halkına devlet aramaması gerektiği üzerine olan vurguydu. Bu vurgunun geçmişteki bağlamını düşünürsek, aslında verilmek istenen mesajın ne kadar kadim olduğu açıkça anlaşılabilir” dedi.

“ELBETTEKİ ÇEKİLEN ACILAR VE YAPILAN ZULÜMLER GÜNÜ GELDİĞİ ZAMAN KONUŞULACAK”

Kürt halkı, devletinin yanında olduğunu ve bu tehlikeye karşı da birlikte mücadele verdiğini ifade eden Palabıyık, sözlerini şöyle sürdürdü; “Osmanlı İmparatorluğundan itibaren, Kürtlerin bu bölgede Osmanlı ile birlikte yaşaması, İdris-i Bitlis gibi önemli isimlerin Osmanlı sultanları danışmanları arasında yer alması, Çaldıran savaşında önemli bir birliktelik sayesinde fethin gerçekleşmesi ve Hasan Sabbah’ın Haşhaşilik faaliyetlerinin Kürtler ile birlikte yok edilmesi, Sayın Cumhurbaşkanımızın verdiği mesajın ne kadar önemli olduğunu birkez daha ortaya koymuştur. Tabi bütün bunların yanında, ülkemizin PKK karşısında vermiş olduğu ve hala vermeye de devam ettiği mücadele de yine Kürt halkı, devletinin yanında olmuş ve bu tehlikeye karşı da birlikte mücadele verilmiştir.

Elbetteki çekilen acılar ve yapılan zulümler günü geldiği zaman konuşulacak ve hesap sorulacaktır fakat öncelikle unutulmaması gereken, Sayın Cumhurbaşkanımızın Diyarbakır’da söylediği, “Kümse Kürtlere devlet aramasın, Kürtlerin devleti Türkiye Cumhuriyetidir” sözleri, bütün anlatılmak isteneni özetler nitelikteydi.

“BAZI KONULARDA FİKİRLERİNİ OLDUKÇA DİKKATLİ BİR BİÇİMDE BEYAN ETMESİ POZİTİF BİR TUTUM OLACAKTIR”

Bu süreçte asıl tehlike, AK Parti adına siyaset yapanların nasıl bir yol izleyeceği ile yakından alakalı görülmektedir. Çünkü, Sayın Cumhurbaşkanımızın söylemlerinin dışında, kendi siyasi üslubuna göre konuşan siyasilerim mesajları, olası bazı durumlarda bölge halkı tarafından yanlış anlaşılabilmektedir. İkinci bir olumsuz vaka ise, yine siyasi isimlerin Sayın Cumhurbaşkanımız şöyle diyor, Sayın Cumhurbaşkanımız böyle diyor, ifadelerini kullanarak, oluşabilecek kaygan bir ortama zemin hazırlamalarıdır. Bu iki sebepten dolayı, AK Parti adına konuşabilecek herhangi bir siyasi figürün, bazı konularda fikirlerini oldukça dikkatli bir biçimde beyan etmesi pozitif bir tutum olacaktır.

“VAR OLAN GÜVERCİN TEDİRGİNLİĞİNE NEGATİF KATKI SAĞLAYABİLİR”

Sadece bu konu değil, İslam, kadın hakları, genç nesil gibi birçok başlığı içeren temel olgusal ifadelerde, fikirlerin beyanı önemli roller oynamaktadırlar. Bölgenin ve ülkemizin temel dinamiği olan İslam ile alakalı kurulabilecek yanlış cümleler yahut maksadını aşmış cümleler, var olan güvercin tedirginliğine negatif katkı sağlayabilir. Temel düstur, varolan dinamikler ile birlikte hareket etmek ama o düsturları doğru kullanabilmektir. Tıpkı Sayın Cumhurbaşkanımızın Diyarbakır mitinginde uyguladığı yöntem gibi… Devam edeceğiz…”

 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —