Atatürk Çocuk Parkı’nda düzenlenen basın açıklamasına HDP Muş Milletvekilleri Burcu Çelik Özkan ve Ahmet Yıldırım, STK temsilcileri ve çok sayıda sendika üyesi katıldı. Çeşitli sloganların atıldığı ve ‘Asla Savaş Yaptırmayacağız’ pankartının açıldığı alanda basına ve kamuoyuna açıklama yapıldı. Açıklamada: “Ortadoğu coğrafyasında emperyalist güçler tarafından yürütülen savaş tüm halkların yaşamlarını alt üst etmiş, neredeyse katliamsız bir gün geçmemiştir. Bugün Irak, Suriye ve birçok ülkede kaos hüküm sürmekte ve gün geçtikçe savaşın sınırları genişletilmektedir. Ne yazık ki ülkemizde AKP iktidarı ve sarayın mevcut koşulları görmezden gelerek içte ve dışta yürütmüş olduğu politikalar bu savaşı ülkemize de taşımıştır. Türkiye halklarının çokça özlemini çektiği barış koşullarının oluşmasından bahsedilirken iktidarın ve saraya bağlı gladyo tipi örgütlerin demokratik seçimlerin sonuçlarını hazmedemeyerek halka yönelik katliam politikası dayatması manidardır. Dünya tarihinde, Ortadoğu ve Türkiye tarihinde de iktidarını sürdürmek için bu tür yöntemleri deneyen ve uygulayan birçok diktatör ve parti gelip geçmiştir. Buna rağmen bugüne ulaşabilen iktidardan uzak bir arada yaşamayı ilke edinen halklar; tekçiliği, baskıyı ve despotluğu tarihe gömmüştür. Bundan ders almayan Saray güdümlü AKP’nin de tarihin çöplüğüne gideceğinden hiç kimsenin şüphesi olmasın. Yakın geçmişten bile vereceğimiz örnekler bu noktada ne kadar keyfi davranıldığını ve ülkenin nasıl adım adım savaşa sürüklendiğini açığa çıkaracaktır. Akp iktidarı kendisine muhalif olan tüm kurum ve anlayışları birer birer saf dışı bırakmıştır. Saf dışı bırakamadığı başta Kürtler, emekçiler ve Demokratik kitle örgütlerini insanlık dışı uygulamalarla sindirilmeye çalışmaktadır” denildi.
7 Haziran öncesi yapılan saldırıların gündeme getirildiği açıklamanın devamında ise; “HDP binalarına konulan bombalar, parti çalışanlarına yönelik cinayetler, Erzurum’da mitinge yapılan saldırı, Ağrı’da askerlerin ölüme terk edilerek yapılmaya çalışılan provokasyon, Diyarbakır mitinginde onlarca kişinin ölmesine ve yaralanmasına neden olan bombalı saldırı... Bu olaylar AKP iktidarını ve sarayı memnun etmiş olacak ki 7 Haziran sonrası da bu tür olaylar artarak devam etmektedir. Suruç’ta Kobane çocuklarına oyuncak taşıyacak olan bu ülkenin en büyük değerleri olan gençler bombaların hedefi yapılmış, binlerce emekle oluşturulan olumlu iklim dağıtılmıştır. Bu olayın aydınlatılması bir yana Ceylanpınar olayının yaşatılması ve çatışmaların başlatılması kirli bir oyunla karşı karşıya olduğumuzu belirginleştirdi. AKP ve saray siyasal tercihlerini kendilerinden yana kullanmayan halkları günlerce evlerine hapsederek evlerine bombalar yağdırdı. Bunun sonucunda onlarca çocuk, yetişkin ve kadın yaşamını yitirdi. Cenazeler soğutucularda tutuldu, aç susuz bırakılan halka intikam duygusuyla yaklaştılar.35 günlük çocuğu bile “terörist” ilan edecek kadar çaresizleştiler. Kabaca çerçevesini çizmeye çalıştığımız korku imparatorluğunun sınırları ve yapabileceği tahminlerimizin çok ötesinde olduğunu biliyoruz. Bu ülkenin sorumluluk sahibi, öğretmenleri, doktorları, işçileri, mühendisleri, hemşireleri ülkede yaratılmak istenen kaos ortamına, ısrarla sürüklenmeye çalıştığımız bir iç savaşa ve halklar arasında yaratılmak istenen düşmanlığa hayır demek için gittikleri Ankara’daki Emek Barış Ve Demokrasi mitinginde haince katledilmiştir.
Ülke olarak tehlikeli bir çatışma ve savaş ortamına doğru sürüklendiğimiz bir süreçte KESK, DİSK, TMMOB ve TTB olarak, halklar arasında ki bağları koparmayı, şiddet ve linç kültürünü güçlendirmeyi hedef alan gelişmeler karşısında 10 Ekim yani bu gün Ankara’ da düzenlemek istediğimiz Savaşa İnat Barış Hemen Şimdi, Emek Bariş Ve Demokrasi mitingimize yönelik haince bir saldırı düzenlenmiştir. Kortejin hareket halinde olduğu bir sırada gerçekleşen bombalı saldırıda 70 dan fazla arkadaşımız katledilmiş ve yaklaşık 300 ü aşkın arkadaşımız da yaralı olarak çeşitli hastanelerde tedavi altına alınmıştır. Arkadaşlarımız, AKP diktatörlüğüne, baskı ve zorbalığa, yolsuzluğa, hırsızlığa hayır demek, iktidarlarını korumak adına evlatlarımızı kurbanlık koyun olarak görenlere karşı Barış Ve Kardeşlik için kenetlenme çağrısı yapmak için Ankara’ da en demokratik haklarını kullanmak üzere gittiler. Barış için yola çıkanları bombalı saldırıyla katletmenin hesabı sorulacaktır. 7 Ekim 2015 de Suruc’ ta katliam düzenleyen anlayış 10 Ekim 2015 yani bu gün Barış ve Demokrasi talebiyle Ankara’ ya giden arkadaşlarımızı da hedef almıştır. Katiller de, bu ortamı hazırlayanlarda bellidir. Bu katliamı düzenleyen anlayış bilmelidir ki öfkemiz Büyük, Acımız İse Direngenliğimizdir.”