Menü Muş Şark Haber
Tarih: 24.05.2017 15:01
KYK´DAN FETİH BULUŞMALARI ETKİNLİKLERİ

KYK´DAN FETİH BULUŞMALARI ETKİNLİKLERİ

Facebook Twitter Linked-in

Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) Muş İl Müdürlüğü organizasyonu ile İstanbul’un fethinin 564. yıldönümü dolayısıyla ’Fetih Buluşmaları’ programı çeşitli etkinliklerle düzenlendi. Etkinlikler kapsamında sahne alan Sanatçı Uğur Işılak, katılımcılara unutulmaz bir gece yaşattı.

Gençlik ve Spor Bakanlığı Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) Genel Müdürlüğü tarafından İstanbul’un fethinin 564. yıldönümü dolayısıyla KYK Muş İl Müdürlüğü organizasyonu ile ‘Fetih Buluşmaları’ programı düzenlendi.

Şehir stadyumunda yapılan programa Vali Seddar Yavuz, Belediye Başkan Vekili Aydın Özarslan, Muş Alparslan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat, İl Jandarma Alay Komutanı İsmail Şahin, Sakarya Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebubekir Sofuoğlu, kamu kurum amirleri, üniversite öğrencileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunması ile başlayan programda Muş Valiliği Mehteran Takımı’nın gösterisiyle yapıldı. Gösteriden sonra programın açılış konuşmasını yapan KYK Muş İl Müdürü Emrullah Güler, Muş’ta ilk defa böyle bir organizasyonu üstlendiklerini ve tüm katılımcılara teşekkür etti.

‘Fetih Buluşmaları’ programının önemine değinen KYK İl Müdürü Güler, “Tarihi en eski devirlerinden itibaren Batı seferlerine önem veren Türk topluluklarının, kaderi Türk hükümdarı ve ordularının savaş meydanlarında kazanacakları başarılara bağlı olmuştur. Tarih, bu başarıları gösteren pek çok hükümdar ve komutanla doludur. Bunların en önemlilerinden biri Malazgirt Zaferiyle Sultan Alparslan ve bir diğeri İstanbul`un fethi ile Fatih Sultan Mehmet’tir. Her iki kumandanın savaş meydanında yaptıkları konuşmalar Fetih Ruhu açısından bizlere ilham olmaktadır. Sultan Alparslan konuşmasında “Biz ne kadar az olursak olalım, onlar ne kadar çok olursa olsunlar, bütün Müslümanların minberler de bizim için dua ettikleri şu anda kendimi düşman üzerine atmak istiyorum. Ya Muzaffer olurum, Gayeme ulaşırım ya da Şehit olarak Cennete giderim. Beni takip edenler ve nefislerini Allah`a adayanlardan şehit olanlar cennete, sağ kalanlar ise ganimete kavuşacaktır” demiştir. Fatih Sultan Mehmet ise “Artık gecikmeye sebep ve lüzum yoktur, öyle bir fikri takibe ve öyle bir maksada hizmet, hayatımızı Vakfedelim ki, ya bu şehri alalım ve yahut fetih uğruna mücadele ederek hepimiz ölüm diyarını vatan edinelim.” diyerek kararlılıklarını göstermiş ve milli amaca hizmet etmekten şaşmamışlardır” dedi.

“KAHRAMAN ECDADIMIZI SAYGI VE MİNNETLE ANIYORUZ”

Hz. Peygamberin fetih müjdelerini hatırlatan Güler, sözlerini şöyle sürdürdü: “Peygamber Efendimiz İslam`a Müslümanlara ve insanlığa hizmet etmek, vesile olacak önemli yerlerin feth edileceğini müjdesini zaman zaman asırlar öncesinden vermiştir. Bu yerlerden biri de İstanbul`dur. Peygamberimiz hadisinde İstanbul mutlaka fethedilecektir, onu fetheden komutan ne güzel komutan, onu fetheden ordu ne güzel ordudur, buyurmuştur. İstanbul`un fethinin 564. yılı münasebetiyle burada bulunuyoruz. Bu çok anlamlı günde vatanımız için canlarını feda eden aziz şehitlerimizi ve başta büyük ceddimiz, Fatih Sultan Mehmet olmak üzere Kahraman Ecdadımızı saygı ve minnetle anıyor hepsine Cenabı Allah`tan rahmet diliyorum.”

“MEDENİYETİMİZDEN GÜÇ ALARAK YENİ BİR DİRİLİŞE VE KURULUŞA İHTİYACIMIZ VAR”

Programda bir konuşma yapan Vali Seddar Yavuz da bu kutlu yürüyüşün sadece fethetmek ve toplumları yönetmek olmadığını aynı zamanda bütün insanlık için bir umut ve ışık anlamına geldiğini söyledi.

“Dünya 5`ten büyüktür dediğimizde kıyametleri koparıyorlar. Çünkü İslam dünyasını kan ve göz yaşıyla yoğurmaya devam ediyorlar” diye ifade eden Vali Yavuz, sözlerini şöyle sürdürdü: “İslam’ın ve Müslümanların 1071`de başlayan dirilişine kıyamı bir Anadolu Selçuklunun bir Osmanlı ve bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti`ni ortaya çıkardığı gibi aynı zamanda İslami Viyana kapılarına kadar götürmüştür. Bu 1000 yıllık Diriliş ve kıyam dünyada hakkı hukuku ve adaleti aynı zamanda ilahi kelimetullahı hakim kılmıştır. Bu Kutlu yürüyüş sadece fethetmek, sadece toplumları yönetmek değil aynı zamanda bütün insanlık için bir nur ve ışık olmuştur. Bu kutsal yol şahadet yoludur, hak yoludur, zulme karşı direniş yoludur. Hakkı tutup kaldırmak, o yolda şehit olmak, şehit olmak nasip olmuyorsa Gazi olmaktır. O yüzden biz evlatlarımızı asker ocağına gönderirken ellerine kına yakar ya Şehit ol, ya gazi diye yolcu ederiz. İşte bu yol bizi tartışmasız en güçlü ülke konumuna getirmiştir. Biz tarih boyunca ne insanların etnisitesini sorguladık, nede dinlerini. Elbette bizim bir dinimiz var o din en son ve en yüce dindir. İslam`ı elbette yaymak için uğraştık ama hiç kimsenin inancını zorla değiştirmedik.”

“BİR DİRİLİŞE, YENİ BİR KURULUŞA İHTİYACIMIZ VAR”

Nazım Hikmet’in dedelerini örnek göstererek konuşmasına devam eden Vali Yavuz, “Biz bu 1000 yıllık süreç içerisinde, bütün etnik kimlikler ile herkese kucağımıza açtık, yurt olduk. Nazım Hikmet`in dedelerinin kaçıp Bu Topraklara sığındığından savaşı göze aldık ama bize sığınanları teslim etmedik. İspanya`dan Almanya`dan kaçan ve ülkemize sığınan Yahudilere ölün demedik. Biz adaleti sadece Türkler için, sadece Kürtler için, sadece Araplar için, kısaca sadece Müslümanlar için değil tüm insanlar için istedik ve bunu istemeye devam edeceğiz. Bu düşünce, bu anlayış elbette küresel güçlerin rahatsız ediyor. Çünkü İslam dünyasını kan ve gözyaşıyla yoğurmaya devam ediyorlar” ifadelerini kullandı.

“HATALARI DÜZELTİYOR VE MEDENİYETİMİZLE TAMAMIYLA BARIŞIYORUZ”

“Aramızda etnik ve dinsel ayrımları kaşıyarak, toplumları birbirine düşman ederek bu coğrafyayı parçalıyorlar” diye vurgulayan Vali Yavuz, “Küreselleşme ve globalleşme denen olgu Amerika`da ve Avrupa`da bütün bütünleştiren ama İslam dünyasında maalesef kan ve gözyaşına sebep oluyor. O yüzden 1000 yıllık geçmişimizden, tarihimizden, medeniyetimizden, güç olarak yeni bir dirilişe, yeni bir kuruluşa ihtiyacımız var. İşte bu anlayışla Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye, yeni baştan politikalarını geliştiriyor, geçmişte yapmış olduğu yanlışları, hataları düzeltiyor ve medeniyetimizle tamamıyla barışıyoruz. Bu Türkiye`de tek başına yeterli bir devrimdir bu ülkeyi tarihi ile dili ile medeniyeti ile sürekli kavga haline sokan ve her insanı ötekileştiren zihniyetin sorunudur. İşte biz 1071’de, 145’de, bugünü de aynı düşüncede kutluyoruz. O yüzden bu ülke çok büyük askerler çok büyük bilim adamları yetiştirmiştir ve yetiştirmeye devam edecektir. O yüzden medeniyetimizi daha iyi tanıyacağız, onu daha iyi anlayacağız ve daha iyi yorumlayacak ve İnşallah gelecek bizim olacak. Bugün dünya da akan kanın bir nebzede olsun durması için bu dünyanın bize ihtiyacı var. Biz bu şuurla gençlerimizi yetiştirmeliyiz yoksa günübirlik hesaplarla yolumuza asla devam edemeyiz. Fatih Sultan Mehmet`i, Sultan Alparslan`ı bu uğurda ülkemize hizmet etmiş bütün büyük komutanları şehitlerimizi gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyorum hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum” şeklinde konuştu.

“SOFUOĞLU VE IŞILAK SAHNE ALDI”

Yapılan konuşmalardan sonra program Prof. Dr. Ebubekir Sofuoğlu’nun söyleyişi ile devam etti. İstanbul’un fethini anlatan Sofuoğlu, fethin ne kadar önemli olduğundan bahsetti. Sofuoğlu’ndan sonra Sanatçı Uğur Işılak sahne aldı. Sanatçı Işılak tarafından seslendirilen parçalar ile KYK da kalan öğrenciler ile Muşlulara eşsiz bir müzik ziyareti sunuldu. Seslendirdiği türkülerle ay yıldızlı bayraklar dallandırıldı ve katılımcılar Işılak’a eşlik etti. Daha sonra Muş Valiliği mehteran takımı gösterisinden sonra program hediye takdimi ve toplu hatıra fotoğrafı çekilmesinin ardından sona erdi.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —