Muş Baro Hizmet Binasının açılış töreninde konuşan Türkiye Barolar Birliği Başkanı Prof. Dr. Avukat Metin Feyzioğlu, Cumhurbaşkanlığına aday olmadığını açıklayarak, "Türkiye Barolar Birliği Başkanı olarak ve bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak seçimde ister cumhurbaşkanlığına talip olsunlar, ister milletvekilliğine talip olsunlar tüm adaylara ve siyasi partilere buradan bir çağrıda bulunmak istiyorum; lütfen Türkiye’yi germeyin, Türkiye’nin kucaklaşmaya ihtiyacı var" dedi.
Feyzioğlu; “Türkiye Barolar Birliği Başkanı olarak ve bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak seçimde ister cumhurbaşkanlığına talip olsunlar, ister milletvekilliğine talip olsunlar tüm adaylara ve siyasi partilere buradan bir çağrıda bulunmak istiyorum; lütfen Türkiye’yi germeyin, Türkiye’nin kucaklaşmaya ihtiyacı var" dedi.
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, Hürriyet Mahallesindeki Muş Baro Hizmet Binasının açılışını yapmak üzere Muş`a geldi. Açılış kurdelesini kesen Feyzioğlu ve bölge baro başkanları, daha sonra hizmet binasını gezdi. Feyzioğlu, yeni hizmet binasının konferans salonunda baro başkanları ve avukatlara binanın hayırlı olması temennisinde bulundu.
Daha sonra bir basın toplantısı düzenleyerek gazetecilerin sorularını yanıtlayan Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, seçim olduğu zaman en başta hayırlı olsun denilmesi gerektiğini hatırlattı. Sandığın demokraside vazgeçilmez olduğuna dikkat çeken Feyzioğlu, "Sandık demokrasinin vazgeçilmezidir. Tek başına sandığın varlığı demokrasiyi göstermiyor ama sandık olmadan demokrasi olmaz. O bakımdan sandığın ortaya konulacak olması doğrudur, iyidir. Zaman olarak tabi tartışılacaktır toplumda, hazırlanmaya vakit var mıdır, yok mudur bunlar siyasi partilerin tartışacağı hususlardır. Türkiye Barolar Birliği Başkanı olarak ve bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak seçimde ister cumhurbaşkanlığına talip olsunlar, ister milletvekilliğine talip olsunlar tüm adaylara ve siyasi partilere buradan bir çağrıda bulunmak istiyorum; lütfen Türkiye’yi germeyin, Türkiye’nin kucaklaşmaya ihtiyacı var. Çünkü yukarda siyasetçiler bir birleriyle en ağır şekilde kavga ederken, ezici büyüklükteki bir çoğunluk bundan mutsuz. Türkiye bir nefret ve koşulsuz sevda arasına sıkıştırılmış ve asıl konuları konuşamıyoruz." dedi.
Erken seçime gidilmesinin nedeninin herkes tarafından bilindiğini ifade eden Feyzioğlu, "Bugün Türkiye’nin erken seçime veya çok erken seçime niçin gittiğini hepimiz biliyoruz. Askeri ücret Ocak ayında bin 603 lira olarak ilan edildi. Nisan ayına geldik kâğıt üzerinde bin 603 lira ama bu bin 603 liranın 143 lirası gitti. Nereden gitti? Dolardaki artış sebebiyle gitti. Diyeceksiniz ki biz dolar mı harcıyoruz? Maalesef Türkiye’de TL kazanıyoruz ve Dolar harcıyoruz. Mazota bir günde iki defa zam yapılıyor, çünkü Dolarla alıyoruz. Doğalgaz zamlı, elektrik zamlı, enflasyon yüzde 11’i buldu ve yatırım yapılmıyor. Şuanda Türkiye’nin bu sorunların çözüleceği bir seçim sürecine ve seçim sonucuna ihtiyacı var. Bu süreci sorunları arttırmadan, sorunları tam aksine ortadan kaldıracak bir sıcaklıkta yürütmek siyasetçilerin görevidir. Başta Sayın Cumhurbaşkanı, ana muhalefet lideri, diğer siyasiler olmak üzere ve vatandaşlarda bu sakin dili, yapıcı dili talep etmelidir." diye konuştu.
"OHAL’in terörle mücadelede artık etkisi ve gerekliliği kalmamıştır"
OHAL`e artık gerek kalmadığını kaydeden Feyzioğlu, "Bir başka husus, OHAL şartlarında Türkiye’de ilk kez bir seçime gidiliyor. Doğru, bölgesel OHAL varken gidildiği oldu ama tüm Türkiye’de OHAL varken ve tüm Türkiye’de OHAL KHK’larıyla bir yönetim modeli mümkünken ilk kez gidiliyor. Bunun ben doğru olmadığını düşünüyorum, bize yakışmadığını düşünüyorum. Gerçi uzatıldı OHAL ama umut ederim meclisimizin elindedir madem seçim kararı alınmıştır, seçim kararıyla birlikte biz OHAL’ide kaldırıyoruz denilebilir. Bir hukukçu olarak bunu çok rahat sizinle paylaşabilirim; OHAL’in terörle mücadelede artık etkisi ve gerekliliği kalmamıştır. Elbette 15 Temmuz’un hemen arkasında OHAL ilan edilmesi gerekiyordu. Türkiye’yi kim yönetiyor olsaydı OHAL’i ilan ederdi zaten o şartlar altında. Ama üzerinden bir buçuk seneden fazla geçmiş durumda iki seneye doğru varıyoruz, OHAL’e artık gerek yoktur. Bizim artık adalete erişme hakkına ihtiyacımız vardır. Çünkü OHAL sebebiyle halen insanlar, kamudan ihraç edilenler bu ihraçlarını yargıya götüremiyorlar. 7 kişilik bir komisyon var, önlerinde 100 binin üstünde başvuru var, 100 bin kişinin orada ihraç sebebiyle talepte bulunuyor olması en azından bu toplumun 700-800 bin kişisini, bir milyon kişisini ilgilendiriyor. Özel sektörde 400 binin üstünde bu FETÖ’cüdür diye atılan insan var, onların eşleri, çocukları var." ifadelerini kullandı.
Türkiye`de hiç kimsenin birbirinden ayrılmak istemediğini anımsatan Feyzioğlu, "15 Temmuz sonrası mücadele adına yapılanların hangisinin doğru, hangisinin yanlış olduğunun da yargı önünde denetlenmesi gerekiyor. Vatandaşlarımdan bir talebimde şudur; anayasada 16 Nisan referandumuyla yargının siyasi iktidara tamamen açık hale getirilmesine ilişkin hükümlerinin de artık bir uzlaşıyla düzeltilmesi, değiştirilmesi lazımdır. Böyle sürdürülemeyeceğini düşünüyorum, kuvvetler ayrılığı talep edelim değerli dostlarım. Meclisin etkin olmasını sağlayacak çözümler talep edelim ve yapıcı bir lisan talep edelim. Bu ülkede hiç kimse bir birinden ayrılmak istemiyor. Doğusu, Güneydoğusu falan ayrılmak istemiyor. Hele hele Doğu, Güneydoğu`dan Türkiye`ye baktığınızda buradaki insanların ayrılmak istemediğini ama tahriklerin de dışarıdan geldiğini görüyorsunuz. Yani buradan ziyade dışarıdan senaryoların oynandığını görüyorsunuz. Bu senaryoların hiç birine itibar etmeden biz doğru olanı yapalım, bir birimizi kucaklayalım, siyasetçilerde madem bizi yönetmeye talipler, bizi kucaklamalarını talep edelim istiyorum." şeklinde konuştu.
"Cumhurbaşkanlığına aday değilim"
Cumhurbaşkanlığı için aday olmadığını ifade eden Feyzioğlu, "Hayır, böyle bir konuşmam, görüşmem de, kimseyle yok. Zaten talipte olunmaz. Cumhurbaşkanlığına talip olunmaz. Cumhurbaşkanlığı görevi, size gelir, verilir, talimattır. Bu Türkiye’nin en yüksek makamı, bunu istemiyorum demek şımarıklıktır, istiyorum demek haddini bilmemektir. Yani çok lüzumsuz bulurum bu konuda bir yorum yapmayı. Biz Türkiye için nerede olmamız gerekiyorsa oradayız." dedi.
Yapılan açıklamaların ardından Metin Feyzioğlu ve beraberindeki heyet yemeğe geçti. Muş Barosu Hizmet Binası açılış törenine Türkiye Barolar Birliği Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, Muş Cumhuriyet Başsavcısı Ömer Mete, Muş, Batman, Bitlis, Şırnak, Mardin, Hakkari, Erzurum, Adıyaman ve Bingöl Baro Başkanları ile avukatlar katıldı.