Muş`ta bakımsızlık ve ilgisizlik sebebiyle gün geçtikçe tahrip olan onlarca tarihi eser yok oluyor. Birçok tarihi eser arasında yer alan Haspet Kalesi ise hazine avcılarının hedefleri arasında ilk sırada yer alıyor. Tarihi eserlerin böylesine bakımsız kalması ve kendi kaderine terk edilmesi üzüntüyle karşılanırken, vatandaşlar, büyük öneme sahip eserler için yetkililerin harekete geçmesini istiyor. Muş’un bu güne kadar restore edilmiş tek eseri olan Tarihi Murat Köprüsü ise gün geçtikçe daha fazla turizme kazandırılıyor ve halkın uğrak mekanlarından biri oluyor. Tarihi Murat Köprüsü gibi çok sayıda tarihi eser restore edilmeyi beklerken özellikle mimari yapısıyla halen ayakta durmayı başaran Haspet Kalesi’nin yolunun olmaması ve hazine avcılarının tahrip etmesi ise yapının daha çabuk yok olmasına neden oluyor.
“SADECE DOĞA SPORCULARI HASPET KALESİNE YÜRÜYÜŞ YAPIYOR”
Muş`ta bakımsızlık ve ilgisizlik sebebiyle gün geçtikçe tahrip olan onlarca tarihi eser arasında yer alan Haspet Kalesi’nin yolunun olmaması ve hazine avcılarının hedefleri arasında ilk sırada yer alması üzüntüyle karşılanıyor. Sade doğa sporcuları yetiştiren Muş Dağcılık, Doğa Sporları ve Kurtarma Kulübü (MUDOSK) üyeleri hafta sonları yurt içi faaliyetleri kapsamında Haspet Kalesini ziyarette bulunuyor. Yapılan doğa yürüyüşlerinde özellikle altın aramak için tarihi eserlere zarar veren defineciler tarafından büyük ölçüde tahrip edilen ve çok az bir kısmı ayakta kalan Haspet Kalesi, tarihi eserlere gösterilen ilgisizliği gözler önüne serildiği gözleniyor. Muş`un güneyindeki Kızıl Ziyaret Dağı`nın doğu uzantısında bir yamaçta bulunan, surları ve iki kulesi kısmen ayakta kalan Haspet Kalesi`nin diğer kısımları tamamen yıkılmış durumda. Düzenli olarak il faaliyetlerini sürdüren doğa sporcuları, tarihi Haspet Kalesine yaptıkları yürüyüş esnasında şok olduklarını belirttiler. Hazine avcılarının hedef aldığı Muş’un en önemli tarihi yapılarının başını çeken Haspet Kalesinin neredeyse yok olacağını belirten doğa sporcuları, yaptıkları değerlendirmelerinde “Muş Dağcılık, Doğa Sporları ve Kurtarma Kulübü sporcuları olarak her hafta il içi faaliyetlerimizi yapıyoruz. Kısa bir süre önce yine Tarihi Haspet Kalesine gelmiştik. Ancak geldiğimizde kalenin yanında böyle bir devasal kazının yapıldığını görmedik. Kalenin dış cephesi yani Muş’a bakan tarafı ve surların sağlam olduğu bölümümde devasal bir kazı çalışması yapılmış. Bu kazının defineciler tarafından yapıldığını tahmin ediyoruz. Çünkü burası tarihi mekân olduğu için altın arama hevesiyle bu tahribat yapılabilir. Bilinçsiz bir şekilde tahribat yapılmıştır. Biz doğa sporcuları olarak bu tarihi yapının bu hale getirilmesini istemiyoruz. Muş için büyük kayıp” dediler.
“YETKİLİLERİN DUYARLILIĞINI BEKLİYORUZ”
Tam olarak yapım tarihi belli olmayan Haspet Kalesinin Muş için oldukça önemli olduğunu belirten Doğa Sporcuları, yetkililerin biran önce ilgi göstermesini ve gereken incelemeleri başlatması gerektiğini söylediler. Haspet kalesinde yapılan kazıların tarihi yapıyı yok etmeye yeterli olduğunu belirten doğa sporcuları, yapılan kazılarda gerekli tedbirlerin alınmamasıyla birlikte kale surlarının yıkılabileceğini söylediler. Yetkililere seslenen doğa sporcuları, “Muş’ta birçok önemli tarihi yapı var. Birçok yapı bilinçsiz bir şekilde yok oldu. Ayakta duran Haspet kalesi gibi eserlerin ayakta durması için ilgi gösterilmesi gerekiyor. Herkesin bu konuda hassasiyetini göstermesi gerekiyor. Muş için bu tarihi yapılara sahip çıkalım” dedi. Öte yandan bu önemli tarihi eserler arasında yer alıp aynı şekilde yok olmaya yüz tutan diğer eserler ise Çengili Manastırı (Kilisesi), Arak Mastırı, Kızıl Kilise ve şehir merkezinde bulunan Meryem Ana Kilisesi arasında yer alıyor.