İlk olarak Hükümet Konağı önünde toplanan kalabalık grup ellerinde Türk bayraklarıyla Belediye Meydanı`na kadar yürüdü. Yürüyüşe, Vali Aziz Yıldırım, Belediye Başkanı Feyat Asya, Muş Alparslan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat, İl Emniyet Müdürü Zafer Aktaş, vali yardımcıları ve binlerce vatandaş katıldı. Belediye önünde saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı`nın okunmasıyla başlayan program, Kur`an-ı Kerim tilavetiyle devam etti. Alana kurulan dev ekranda darbe ile ilgili sinevizyon gösterisinin yapıldığı programda saatler 00.13`ü gösterince ildeki tüm camilerden sela okunmaya başladı.
Daha sonra konuşan Belediye Başkanı Feyat Asya, Muş halkının yine tarih yazdığını ve 15 Temmuz’u unutturmadığını söyledi. Geçen yıl, 15 Temmuz akşamı, bu ülkenin geleceğine kast edildiğini dile getiren Başkan Asya, " Geçen yıl bugün, 15 Temmuz akşamı, bu ülkenin geleceğine kast edildi. Bir grup hain bu ülkenin onurlu halkına kurşun sıktı. Her şeyi kendilerince hesap etmişlerdi ancak Allah’ın hesabını düşünememiştiler. Bu aziz milletin göğsünü tanklara toplara siper edeceğini hesaba katmamıştılar. Bu topraklarda yaşayanlar olarak o gece el ele verdik, gönül gönüle verdik ve hep beraber bir tarih yazdık. Bizleri muvaffak eden Allah’a binlerce şükürler olsun. 15 Temmuz akşamı, bu toprakların tarihini, bu toprakların yiğit ve yürekli halkı yeniden yazdı. Her on yılda bir, ruhunu şeytana satmış uğursuz ve onursuz darbecilerin hakaretlerine, işkencelerine, cinayetlerine ve zulümlerine maruz kalan halkımızın onurlu ve yürekli evlatları olarak, imansız ve izansız cuntacılara geçit vermedik. Milletimiz, korkusuzca zorbalara, alçaklara, kalleşlere karşı dimdik durarak direndi. Onların o kirli emellerine ulaşmalarına imkan ve fırsat vermedi. O gece Muş’ta bir kalkışma olmadı ancak 15 Temmuz akşamı sokaklara çıkan yürekli Muş halkı Ankara’daymış gibi, İstanbul’daymış gibi hareket ediyordu. Eşi ve benzeri görülmemiş büyük bir kardeşlik ve dayanışma ruhu içinde, milli irademizi küresel çıkar çetelerine teslim etmedik. Darbelerden epeyce canı yanmış bir halkın çocukları olarak haklarımıza, irademize, tercihlerimize, geleceğimize ve onurumuza sahip çıktık. İşbirlikçi, paralelci, cuntacı zalimleri birlik, beraberlik ve kardeşlik ruhuyla bozguna uğrattık. Adil ve aydınlık bir gelecek adına umutlarımızı tazeledik. Kardeşliğimiz daim olur inşallah.
Yıllardır bu ülke insanının maddi ve manevi bütün duygularını kendi hedefleri ve hesapları uğruna sömüren bu zavallıların maskeleri 15 Temmuz’da düşmüş, gerçek yüzleri ortaya çıkmıştır. Kendilerinden başka kimseye Müslüman gözü ile bakmayan bu zavallılar, her türlü takiyyeyi yapıp bu halkı iliklerine kadar sömürmüştür. En başarılı çocukları ikbal ve başarı adına ailelerinden koparıp beyinlerini yıkayarak birer militan gibi kendi hesapları uğruna kullanmıştır. On binlerce yuva, bu aileler tarafından dağılmıştır. Büyük bir musibet olarak başlayan 15 Temmuz sonrası ihanetçilerin ifşa olması ile Allah’ın bir nimeti olarak bizlere sunuldu. O musibet sayesinde kimlerin hain olduğu orta çıktı. Topraklarımız üzerinden alçakça uçuşlar yaparak bize göz dağı vermek isteyen alçaklara bu millet haddini bildirdi. Kendi yerelimizde de vatandaşlarımız Cumhurbaşkanımızın çağrısından önce milli iradesine sahip çıkmak için sokaklara çıkarak tepkisini ortaya koymuştur. Aynı şekilde bu yürekli halk 27 gün boyunca ülke genelinde olduğu gibi Muş’ta da sokakları boş bırakmayarak adeta dünyaya meydan okumuştur. Sizlere bir kez daha teşekkür ediyorum. Milletimiz sayesinde bütün ihanet çetelerinin ve şer şebekelerinin hevesleri kursağında kaldı. Artık bütün dünya biliyor ki, bu can bu tenden çıkmadıkça, bu topraklar küresel efendilerin işgal coğrafyası olmayacak. Siyasetin, askeriyenin, güvenliğin, yargının en küçük birimlerine kadar sızmış, devleti ve toplumu tepeden tırnağa çepeçevre kuşatmış yalancı ve yabancı bir yapıyla karşı karşıya kaldık. Bu yapıyla başa çıkabilmek için cesaretli, kararlı ve iradeli olduk, olmaya devam edeceğiz. Bu tür yapılara karşı asla zaafa düşmemeliyiz. Onları hafife almamalıyız. Aksi takdirde çok pahalı bedeller ödemek zorunda kalabiliriz. Yeniden kurulan bir dünyada Ortadoğu’nun kadim halkları olarak irademizin emperyalizmin, siyonizmin güdümüne girmesine izin vermemeliyiz. Yeniden varoluş öykümüzü bu kirli ve kanlı kalemlerin yazmasına rıza göstermemeliyiz. Bu karanlık güçlerin halen fırsat kolladığını unutmamalıyız.
Nasıl ki 15 Temmuzda irademize sahip çıktıysak, bundan böyle de gerektiğinde bedel ödeyerek irademize sahip çıkalım. Adil ve özgür bir dünyanın kurulması adına her zaman, her yerde ve her şekilde hazır olalım. Bu duygu ve düşüncelerle, irademizi ve topraklarımızı darbecilere karşı korurken şehit olan vatandaşlarımıza ve güvenlik görevlilerimize Allah’tan rahmet, yaralananlara acil şifalar diliyorum. Rabbim, bir daha milletimize ve milli iradeye namluları doğrultmak isteyen, tankla, topla, mermiyle, bombayla, uçakla saldırmak isteyen bedbahtlara, güdümlü hainlere, alçaklara asla fırsat vermesin. Allah sizlerden razı olsun. Yaşasın adalet, yaşasın kardeşlik, yaşasın özgürlük. Kahrolsun cuntacılar, kahrolsun onların yerli ve şımarık piyonları. Kahrolsun onların kanlı oyunları, kahrolsun onların kirli emelleri. Zalimler için, caniler için, cuntacı ve darbeciler için yaşasın cehennem. Allah bir daha bize 15 Temmuzları yaşatmasın. Allah Türkiye halklarına zeval vermesin." diye konuştu.
Daha sonra konuşan Muş Valisi Aziz Yıldırım ise, şunları söyledi; “15 Temmuz 2016 tarihinde, terör örgütü FETÖ/PDY tarafından Aziz Milletimizin iradesi hiçe sayılarak, demokrasimize ve milletimize karşı darbe girişiminde bulunulmuştur. Terör örgütü FETÖ/PDY tarafından Milli birlik ve beraberliğimize, ülkemizin geleceğine yöneltilen hain kalkışma karşısında Aziz Milletimiz, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla sel olup meydanlara akmıştır. Gözlerini kırpmadan milletin üzerine ateş edenler, milletin korkacağını, meydan ve sokakları kendilerine bırakıp evlerine çekileceğini sandılar fakat milletimiz, üzerine açılan ateşlere, atılan bombalara, yöneltilen tehditlere, gözlerinin önünde vurulan insanlara rağmen asla geri adım atmamış, meydanı darbecilere bırakmamıştır. Bilindiği gibi bu hain girişimde 249 vatandaşımız şehit olmuş, 2 bin 500`e yakın vatandaşımız ise gazi olmuş ve hala yaraları sarılmaya devam etmektedir. Tekrar tüm şehitlerimize Allah`tan rahmet, gazilerimize minnet ve şükran duygularımızı ifade ediyorum. Şehitlik Peygamberlikten sonra bizim inancımıza göre en yüksek makamdır. Ondan sonra gelen makam gaziliktir. Bu topraklarda özgürce yaşayabiliyorsak, her bir köşesine özgürce ulaşabiliyorsak muhakkak ki şehitlerimizin ve gazilerimizin bunda büyük emeği ve payı vardır. 15 Temmuz Şehitlerimizi Anma Günü’nde kendilerini hassaten yâd edecek, hatıralarını gelecek nesillere aktaracağız. Bu coğrafyada nasıl kahramanların yetiştiğini, kutsallarına nasıl sahip çıktıklarını hatırlatmak bizim en önemli görevlerimizdendir.
Son 15 yılda kabuğunu kıran, gelişimini dünyadaki her türlü olumsuzluğa rağmen hızla sürdüren, istikrarı esas alan ülkemizin, yeniden dirilişinin, ilerleyişinin önü belki de bu şekilde kesilmek istenmiştir. Ancak binlerce yıldır ordusu ve milletiyle iç içe olan bir medeniyetin kendisini zehirleyeceğini düşünmek bile büyük gafletken, bu düşünceyi harekete geçirenlerin Allah yolunu kesmiş, planlarını başlarına yıkmıştır. Buna cüret edenler, Devletimize her daim sahip çıkan aziz milletimizden gereken cevabı almıştır. Malazgirt’te, Çanakkale’de, Sakarya’da, Kurtuluş Savaşında dedelerinin, atalarının izinde yürümekten onur duyan, bir an bile tereddüt etmeyen vatan evlatları oldukça ne darbeler ne de başka hain girişimler bizi yolumuzdan alıkoyamayacaktır. O nedenle hep birlikte 15 Temmuz’u unutmayacağız, unutturmayacağız. Bu duygu ve düşüncelerle 15 Temmuz şehitlerimizle birlikte tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet, tüm gazilerimize acil şifalar diliyorum.
Yapılan konuşmaların ardından Muş Valiliği Mehteran Takımı sahne aldığı etkinlikler sabah namazına kadar devam etti