Menü Muş Şark Haber
Tarih: 10.03.2017 14:49
KAYITLI İSTİHDAMIN DESTEKLENMESİ İÇİN GÜÇ BİRLİĞİ PROJESİ

KAYITLI İSTİHDAMIN DESTEKLENMESİ İÇİN GÜÇ BİRLİĞİ PROJESİ

Facebook Twitter Linked-in

Muş TSO konferans salonunda düzenlenen ve Muş Alparslan Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Zeliha Tekin, tarafından verilen Muş’un kalkınmasında inovasyonun önemini seminerine, MUŞ TSO Başkanı Fatih Cengiz, Muhasip Üye Mustafa Şentürk, Genel Sekreter Hanifi Haydar, girişimciler, imalatçılar ve oda üyeleri katıldı. Muş Alparslan Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Zeliha Tekin seminerde, inovasyon nedir, nasıl yapılır, yenilikçi kültür nasıl oluşturulur, inovasyon sürecinde AR-GE kullanımı ve tekstil, tarım, mobilya, tuğla /kiremit, yatak sektörlerinde inovasyon nasıl yapılır, bu sektörlerden inovasyon örnekleri vurgu yaptı.

“YARATICILIĞIN, TECRÜBE VE YETKİNLİKLE BİRLEŞTİRİLMESİDİR”

Tekin seminerde inovasyon ile ilgili şunları söyledi: “Yeni veya önemli ölçüde değiştirilmiş üründü. Süreçlerin iyileştirilmesi, yeni yöntemlerin uygulanmasıdır. Yeni bir pazarlama yönteminin uygulanmasıdır. İş uygulamalarında, iş yeri organizasyonunda veya dış ilişkilerde yeni bir organizasyonel yöntemin uygulanmasıdır. İnovasyon, daha önce sizin düşündüğünüz anlamda kimsenin aklına gelmemiş bir ürün, hizmet veya iş modeli özelliklerini hayal edip bunları hayata geçirmekle ilgili olan yaratıcı faaliyetlerin sonuçlarına verilen isimdir. Kısacası, bir fikri alıp kâra dönüştürme sürecidir. Yaratıcılığın, tecrübe ve yetkinlikle birleştirilmesidir.

İş ve pazarlama dünyası açısından önemi büyük olan inovasyon,  işletmelerin iş ve pazar stratejileri oluşturmalarında, finansal güç kazanmalarında ve Pazar payını artırmalarında günden güne önemi artan bir etkiye sahiptir. Ülkeler ve pazarlar arasındaki sınırların ortadan kalkması, Müşteri beklentilerinin artması, Bilgiye daha fazla ihtiyaç duyulması, Teknolojik gelişmeler, Ekonomideki ve politikadaki hızlı değişimler; işletmelerin ulusal ve uluslararası pazarlarda inovatif davranma nedenlerinden yalnızca birkaçıdır.

İlk defa Avusturyalı bir iktisatçı ve siyaset bilimcisi olan Joseph Alois Schumpeter (1939) tarafından “kalkınmanın itici gücü” olarak tanımlanan ve mevcut kaynakların yeni kombinasyonlar için kullanımını, yeni kaynakların geliştirilmesini ifade eden inovasyon kavramı; yeni pazar kurulması, yeni ürünlerin, yeni üretim tekniklerinin, yeni kaynak kullanım faaliyetlerinin örgütlenmesi şeklinde açıklanabilir. İnovasyon yaparak rakiplerinin önüne geçebilen işletmeler, inovasyon stratejileriyle sürdürülebilir rekabet avantajını arttıracaklardır.

Saldırgan İnovasyon Stratejisi: Saldırgan stratejiyle, teknoloji yakın takibe alınır, Ar-Ge departmanı güçlendirilir ve pazarın kaymağının alınmasında avantaj sağlanır.  İşletmelerin bu stratejiyi seçmelerindeki temel hedef, inovatif ürünlerin henüz rekabet ortamı oluşmadan pazara sürülerek, pazara derinlemesine girip yüksek bir pazar payının elde edilerek orta ve uzun vadede önemli rekabet avantajı sağlanmasıdır. Taklitçi İnovasyon Stratejisi: İşletmeler risk almaktan kaçındıkları için ve düşük maliyet, malzeme ve iş gücüne sahip olduklarından dolayı pazarda ilk sırada değillerdir. Özellikle teknolojinin hızla ilerleyip, değiştiği pazarda, taklitçi inovasyon stratejisi yoğun olarak kullanılır. Savunmacı İnovasyon Stratejisi: Pazara ilk girmenin getirebileceği risklerden dolayı dünyada ilk olmak istemezler ama teknolojinin de gerisinde kalmak istemezler”.

Seminerden sonra katılımcılara sertifikalarının dağıtılmasından sonra hatıra fotoğrafı çektirildi.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —