İlçe, Belde ve köy ziyaretlerini sürdüren Vali Seddar Yavuz, Varto ilçesine bağlı Sazlıca ve Leylek köyleri de ziyaret etti. Burada köy halkı ile bir araya gelen Vali Seddar Yavuz, sorunlarını dinleyerek gerekli çalışmaları yapacaklarını söyledi. Leylek köyünü ziyaret eden Vali Yavuz’a İl Jandarma Alay Komutanı Albay İsmail Şahin, İlçe Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Mehmet Nuri Çetin, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Abdulbari Aksoy, İl Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Bülent Solmaz ve ilçe kamu kurum amirleri eşlik etti.
Taziye evinde köy halkı ile bir araya gelen Vali Yavuz, köy sorunlarını tespit etmek ve vatandaşların sorunlarını dinlemek için sürekli ziyaretlerde bulunduğunu ve bu ziyaretlerin devam edeceğini söyledi. Yapılan ziyaretlerde bire bir köy halkının sorunlarını dinleyip gerekli çalışmaların hızlı bir şekilde yapıldığını belirten Vali Yavuz, “Ciddi miktarda İl özel idaresinden para ayırdık. 15 Temmuz darbe girişimi ve tüm engellemelere rağmen Türkiye çok zengin bir ülke. Biz her yıl Muş`a 3 milyar TL yatırım yapıyoruz bu çok ciddi bir paradır. Köylerde kanalizasyon sorunu için gerekli çalışmalar yapılacaktır. Kanalizasyon yapılırken yeni bir sistemle çevreye zarar vermemesi gerekiyor. Arıtmalı şekilde yani kapalı sistemli olması gerekiyor.
Birinci önceliğimiz içme suyudur ve tüm köylerimizin içme suyu var. Bulanıkta 5 köyümüzün içme suyu yok ancak bu da HDP’lilerin engellemesi sonucu kaynak verilmiyordu. Şimdi gerekli çalışmaları yaptık ve kısa sürede tamamlanacaktır. İkinci önceliğimiz ise köylerin alt yapısı, köy içi parke ve yoldur. Bunun için köy gezileri düzenliyoruz ve incelemelerimizi yapıyoruz. Bu bölgelerde 15 yıldır yapılan hizmetleri anlatmakla bitmez. Varto`nun köy yolarının yüzde 85 i asfalt bu ciddi bir yatırımdır” dedi.
“BÖLGEDE ÇOK GÜZEL YATIRIMLARIMIZ VAR”
Köylerin sorunlarına yönelik İl Özel İdaresi’nce çalışmaların yürütüldüğünü ve yeni yatırımların olduğunu ifade eden Vali Yavuz, sözlerini şöyle sürdürdü: “özellikle Varto bölgesinde hizmet ve yatırımlarımız her tarafta olduğu gibi burada da devam ediyor. Bu sene özellikle büyük yatırımlar yapacağız, bölgede yine çok güzel yatırımlar yapacağız. Yollar, içme suları, içme sularıyla ilgili yetersiz olanlar var ve yetersiz olanların kaynaklarını arttıracağız eğer yeteli kaynak suyu bulamazsak sondaj yoluyla bunu çözeceğiz. Şimdi bunun dışında da malum olduğu üzere işte okul, Kur’an kursu ve diğer hizmetleri de destekliyoruz. Biz devlet olarak anlayışımızı büyük ölçüde değiştirdik ve revize ettik. Sadece biz değil dünya değişiyor, dünyada değişime göre Türkiye’de değişiyor. Dolayısıyla biz insanlarımıza asla ayırmadan herkes kendi etnik, mezhepsel kimliklerini muhafaza ederek, koruyarak bütün vatandaşlarımızı eşit vatandaş olarak görerek yolumuza devam edeceğiz ve etmeye de devam edeceğiz. Hepinizin bildiği gibi geçmişte yaşanmış birçok sorun var. Geçmişte sadece Kürt sürü olay var bu sadece Kürtler için değil dindarlar içinde sorunlar yaşandı.”
“DAHA DEMOKRATİK BİR DEVLET KURACAĞIZ”
Geçmişte ülke genelinde yaşanan olumsuzluklara değinerek daha demokratik bir devlet anlayışının geldiğini kaydeden Vali Yavuz, “Bu ülkede sadece Diyarbakır Cezaevinde değil Mamak cezaevinde de Muhsin Yazıcıoğlu başta olmak üzere bir sürü insan işkence gördü. Bu eski devlet anlayışı dünya ve Türkiye’de birçok olumsuzluk yarattı. Bu olumsuzlukların tamamını inşallah bertaraf etmek üzere yolumuza devam ediyoruz. Daha demokratik bir devleti kuracağız, tabi daha demokratik bir devleti nasıl kuracağız? Şiddetin olmadığı bir ortam olması lazım. Şiddetin önerilmediği, desteklenmediği, meşru görülmediği bir zemini bulmamız gerekir ki fikirler özgürce ifade edilebilsin” ifadelerini kullandı.
“KÜRDÜN KAPISININ ÖNÜNDE ÇUKUR KAZMANIN KÜRT HAKKIYLA, HUKUKUYLA BİR TÜRLÜ İLİŞKİSİNİ KURAMADIM”
“Şiddetin olduğu bir yerde bir hayli sıkıntı oluşuyor” diye ifade eden Vali Yavuz, şunları söyledi: “Çünkü Türkiye’de içinde bulunduğumuz şartlar tam bununla alakalı. Tabi hepinizin bildiği gibi bu hendek çukur politikaları meydana geldi, insanların çoğu evinden ve yurdundan oldu. Tabi bu bölgede sadece Varto’da yaşandı ve çok şükür kısa sürdü. Sonra ben geldim Bulanık ve Malazgirt’te de hendek çukur politikasını takip etmek istediler ve çok kısa sürede bertaraf ettik, yapamadılar. Şimdi Kürt, Kürt deyip ondan sonrada şehirlerde çukur kazmanın, Kürdün kapısının önünde çukur kazmanın Kürt hakkıyla, hukukuyla bir türlü ilişkisini kuramadım. Yani hangi anne ister ki evinin önünde çukur kazılsın ve oraya bomba yerleştirilsin. Bu anlamak ve izah etmek mümkün değil. Tabi 80 milletvekili kazanmışken yapmak ayrı bir akıl tutulması, 80 milletvekilin var meclistesin istediğin şeyi söylüyorsun, Türkiye2nin üçüncü partisi olmuşsun yani her şeyi de söylüyorsun. Ama 80 milletvekili çıkarınca bir şımarıklık içerisine girdiler ‘yok tükrükle boğarız, yok arkamızı YPG’ye dayadık, YPG, PJK, PKK’ya dayadık.’ Böyle bir siyaset olmaz. Şimdi AK Parti’nin bir dağ kadrosu yok, CHP’nin eline silah almış bir dağ kadrosu yok. Türkiye’de meşru siyaset yapan hiçbir siyasi partilerin dağ kadrosu yok. İşin dolayısıyla da bu akıl tutulması birçok insanı evinden barkından etti ve hepiniz bunu gördünüz. Bizde sabırla, metanetle bu işi temizledik. Şimdi eski Varto’yu hatırlayın bir korku imparatorluğu kurulmuştu, insanlar endişe içerisinde yaşıyordu. Şimdi ise çok şükür Kolan ve Teknedüzü operasyonlardan sonra insanlar hiç olmazsa rahat bir nefes aldı, çocuğunu rahatlıkla okula gönderiyor, yolculuğunu rahat yapıyor. Şuan ki durum; biz diyoruz ki fikriniz varsa sonuna kadar söyleyin. Bak Kürt olmaktan gurur duyun, buradan çıkın ben Kürdüm’ diye bağırın bundan hiçbir rahatsızlığım yok.”
“ETNİK AYRIM YAPMIYORUZ, 80 MİLYONLUK BİR ÜLKEYİZ”
Kürt, Türk, Arap diye etnik ayrım yapmanın doğru olmadığının altını çizen Vali Yavuz, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak bizim bundan bir rahatsızlığımız yok. Etnik kökenlerin başımızın üzerinde yeri var, biz çünkü 80 milyonluk bir ülkeyiz. Şimdi Boşnakları biz Müslüman yaptık, sen şimdi Boşnaklara sen Boşnak’sın diyebilir misin? Boşnakları kim Müslüman yaptı? Kürtler, Türkler ve diğer etniklerin oluşturduğu Osmanlı var. Osmanlı İlahi kelimetullah peşinde koştu gitti ve Boşnakları Müslüman yaptı. Şimdi sen dönüp ‘kardeşim sen Boşnak’sın diyebilir misin? Arnavutları Müslüman yaptık sen Arnavut’sun diyebilir misin? Sen bizden değilsin diyebilir misin?
Dolayısıyla biz etnik bir politikanın sağlıklı bir politika olmadığını hep söylüyoruz. Biz 80 milyon kardeşiz, kardeşlik hukuku fevkalade senin ne sorunun varsa o benim de sorunumdur, benim sorunumda senin sorunun olmalıdır. Kardeşlik hukuku bunu gerektirir. Biz devlet olarak politikamızı tamamıyla bu insani ve vicdani çerçevede yürütüyoruz ve politikamızın temel ekseni de bu. Biz diyoruz ki bir Varto’da Muş’ta Türkiye’de huzur istiyoruz. Şiddet yok, tehdit yok`, korkutma yok ve sindirme yok. Ne söylemek istiyorsan kalk söyle bunda sorun yok. ‘Ben bayrağı kabul etmiyorum bayrağı yırtacağım, ülkeyi böleceğim’ kardeşim bu özgürlük değil. Bu Fransa’da Almanya’da ve Amerika’da da özgürlük değil. ‘Birde elime silah alacam efendim insanları öldüreceğim, menfezlere bomba döşeyeceğim, köylere bomba döşeyeceğim’ nasıl bir şey bu. Nasıl yapacağız bunu? Böyle bir anlayıcı meşru görmek ve kabul etmek mümkün değil. İnsani, vicdani, ahlaki de değil. O yüzden bizim vicdani, ahlaki bir zeminde buluşmamız lazım, insani ve vicdani ahlaki önemli bir zemin” dedi.
“PKK YANDAŞLARI BENİM KUR’AN-I KERİM OKUMAMDAN BİLE RAHATSIZ”
PKK yandaşlarının kendisinin Kur’an-ı kerim okumasından bile rahatsız olduğunu vurgulayan vali Yavuz, “Allah’u Teâlâ ‘müminler kardeştir’ diyor. Araplar, Kürtler, Türkler kardeştir demiyor. Müminler kardeştir diyor. Demek ki aynı anneden babadan doğmakla kardeş olunmuyor, Müslümanların kardeş olduğunu açık açık söylüyor. Bizim kafamıza göre mi ölçümüz var, Müslümanın ölçüsü Kur’an ve sünnettir. Allah ne diyor, Peygamberimiz ne diyor diye bakarız. Yoksa Ahmet, Hasan ne diyor bana ne Ahmet’ten Hasan’dan. Bir Müslüman olarak benim ölçüm Kur’an-ı kerimdir. Üstünlük sadece takvadadır, bizim ölçümüz budur. Demek ki Allah katında üstünlük takvadadır. Takva; Allah’ın emirlerini yerine getirmek ve yasakladıklarından korunmaktır. PKK yandaşları benim Kur’an-ı kerim okumamdan bile rahatsız. Kardeşim bu nasıl bir şeydir. Valiler evvelde Kur’an-ı kerim okumuyorlardı diye saldırıyorlardı şimdi ise Kur’an-ı kerim okuyor diye saldırıyorlar, Müslümanız elhamdülillah” şeklinde konuştu. Vali Seddar Yavuz, daha sonra ilçe merkezinde bulunan İlkokul ve Ortaokulları ziyaret etti.