Menü Muş Şark Haber
Tarih: 18.10.2016 13:36
YAZAR, SENARİST VE ŞAİRLER MUŞ´TA BULUŞTU

YAZAR, SENARİST VE ŞAİRLER MUŞ´TA BULUŞTU

Facebook Twitter Linked-in

Türkiye’nin en fazla satılan kitapları arasında yer alan ‘Aşkın Gözyaşları’ yazarı ve Mevlana aşığı Sinan Yağmur, Kurtlar Vadisi ve Diriliş Ertuğrul dizilerinin senaristi Ahmet Turgut’un ve birçok yazarında katılımıyla Muş’ta bir araya gelerek imza töreni düzenledi

Sürekli kitap fuarları açarak edebiyat ve kültür etkinliklerine imza atan AY-KA Kitap ve Kırtasiye Türkiye´nin en fazla satılan kitapları arasında yer alan ´Aşkın Gözyaşları´ yazarı ve Mevlana aşığı Sinan Yağmur, Kurtlar Vadisi ve Diriliş Ertuğrul dizilerinin senaristi Ahmet Turgut’un ve birçok yazarı Muş’ta buluşturdu. 3 gün boyunca devam edecek olan imza etkinliklerine katılan Sinan Yağmur, merakla beklenen yeni kitabı olan ‘Aşkın Meali, Hz. Ali ve Fatma’ romanının galasını da Muş’ta yaptı. İlk gününde yoğun okuyucu kitlesi ile karşılanan yazarlar, senarist ve şairler akşam saatlerinde ise bir türkü evinde bir araya gelerek 15 Temmuz şehitlerini andılar. Gecede özellikle Demokrasi şehidi ve kahramanı olan Ömer Halisdemir anısına şiirler seslendirdiler.

Yeni kitabının galası ve 15 Temmuz darbe girişiminde Muşluların gösterdiği demokrasi nöbeti dirilişi için Muş’a geldiğini belirten Edebiyatçı-Yazar Sinan Yağmur, yoğun ilgi ile karşılandıklarını söyledi.

“İSTANBUL’DA BİR DEFA BİLE GALA YAPMADIM”

Özellikle halkın ve hak sevdası olduğu yerde romanının galasını yapmanın önemine değinen Yağmur, “İlim adamı olur, siyasetçi olur, sanatçı olur insanlara ve insanlığa hitap eden ve hangi konumda olursa olsun unutmamamız gereken olay şudur; halkın ve hak sevdası olduğu yerde olmak size bir şeyler getirir, kazandırır. Bu anlamda ben çıkardığım bütün kitaplarım ve romanlarım ilk gala imzası ilk onure imzasını Anadolu’da yapan bir edebiyatçıyım. Ben İstanbul Nişantaşı’nda da gala yapabilirdim, İstanbul’da bir defa bile gala yapmadım. Neden? Çünkü halk neredeyse siz orada olmak zorundasınız. Çünkü sizi bulunduğu yere getiren halktır ve cenabı haktır. Bu anlamda bugün ki geldiğim Muş’a 4’üncü gelişim. Muş’a kimse gelmiyor, hor görüyorlar, uzak, korkuyorlar yani böyle yanlış bir düşüncenin içerisindeler. Yeni kitabınızın rica etsek galasını Muş’ta yapar mısınız? dendi. Bende kabul ettim ve onura olurum dedim. Sözümüzde durduk, Muş sözünde durdu” ifadelerini kullandı.

“MUŞ YOKSA İSTANBUL’U DA FETHETMENİN BİR MANASI YOK”

Ülke genelinde yeni kitabının sevkiyatının başladığını ve ilk Muş’ta okuyucuyla buluştuğunu kaydeden Yağmur, şunları kaydetti: “Bu yeni kitabımız ‘Aşkın Meali, Hz. Ali ve Fatma’ romanımız dün bütün Türkiye’ye sevkiyat başladı. Kitap evi olarak ilk Muş’a geldi. Türkiye’de ilk önce Muş’taki okurlar ellerine alıp okumaya başladılar. Türkülere, masallara, hikayelere her yere mal olmuş bir şehrimizden bahsediyoruz. Alparslan’ın payitahtı, Türklerin Anadolu’ya girdiği, ayak bastığı yani bizim kadim kapımız burası, Muş. Yani Muş yoksa İstanbul’u da fethetmenin bir manası yok. Çünkü her şeyin başlangıcı buralardan başlıyor. ‘Işık doğudan gelir diyor üstat Cemil Meriç.’ Peki, doğuda, Muş’ta neden biz yokuz? Biz olmamamıza rağmen, gelmememize rağmen bu halk küsmüyorsa, gönlünü kırmıyorsa günlünün güzelliğindendir. Bu anlamda özellikle de Muharrem ayına denk getirmeye çalıştık.”

“MUŞ MODEL BİR ŞEHİRDİR”

Yazar Sinan Yağmur ilk günkü okur buluşmasının ardından bir mekanda düzenlenen türkü şölenine katıldı. Yağmur, burada seslendirilen Türkçe ve Kürtçe şarkılara da eşlik etti. Şarkıların arından konuşan Yağmur, “Malazgirt’ten 15 Temmuz sürecine kadarki Alparslan’dan Ömer Halisdemir’e kadar bütün doğruluk, hak, vatan ve sevdanın mayasının, sesinin, gözyaşının yoğrulduğu şehirdir, kapıdır, gönüllerin kapısıdır Muş. Muş 15 Temmuz’un gecesinde ve sonrasında demokrasiye, milli iradeye ve devlete olan saygısını ve o hakkı korumanın doğu, güneydoğu bölgesinde en fazla yüksek sesin haykırıldığı bir şehir. O nedenle Muşumuzun Kürt’üyle, Türk’üyle, Zazasıyla her etnik kökenden, her dinden, her mezhepten, her görüşten, her dünya görüşünden insanların huzur içerisinde yaşadığı örnek bir şehirdir. Bugün ülkedeki birliği sağlamada model bir şehir arayacaksak Muştan başlamalıyız. Adımımız Muş’tan bütün Anadolu’ya, diyarlara gitmelidir.” ifadelerini kullandı.

“BU COĞRAFYAYA YABANCI BİRİ DEĞİLİM”

Yağmur, birlik ve beraberlik mesajları da vererek konuşmasına şöyle devam etti: “Mananın, gözyaşının dili olmaz. Mevlana’mızın söylediği bir söz var: Dünya’da nice diller var, nice diller ama hepsinde mana bir, anlam bir. Kürtçe konuşur, ben Türkçe konuşurum. Biri bir başka lisans konuşur. Gönülden konuştuğumuz zaman bende Kürtçe konuşurum, oda Türkçe konuşur. Burada Kürtçe zılgıtlar çektik, hoyratlar, türküler okuduk. Bildiğim kadarıyla Kürtçe eşlik ettim. Rahmetli Ahmet Kaya’yı dinlerim, Hozan Beşiri dinlerim. Bu coğrafyaya yabancı biri değilim. Çünkü bizim damarımız bu coğrafyalara akan bir damardır. Ben istiyorum ki Munzur’dan seslenen ses Muğla’daki bir efemizin, zeybeğinin gönlüne dokunsun. Muğla’dan çıkan bir nefes, Munzur’dan, Cizre’den, Nusaybin’den yankısını bulsun ve bu ses kardeşlik sesi olsun.”

“AHMET TURGUT FARKI”

Kurtlar Vadisi ve Diriliş Ertuğrul dizilerinin senaristi Ahmet Turgut, ise “Buraya gelişimizin vesilesi kitaplar ve okuyucularımızdı, imza günü için gelmiştik. Kitaba olan ilgi ile buradaki Muşlu kardeşlerimizle biraya gelmemiz bizler için çok sevindiriciydi. Kitap vesileyle bir araya gelen insanların sözle, kelamla devam edişi, kelamların naif ve zarif oluşu olanıyla türkülerimizle, nefeslerimizle biradaydık. Şehitlerimizi yad ettik, bugünün bu dönemin, bu coğrafyanın ortak değerlerini Muş’taki kardeşlerimizle, büyüklerimizle yad ettik. Ortak sevgimizin ortak ilgilerimizin birlikteliğini hatırlamak, karşılıklı bir birimizle bir birimizin aynasında izlemek çok güzeldi. İnşallah bu tür etkinlikler daha da artar” ifadelerini kullandı.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —