Tarih: 08.04.2018 12:41

´´ORTA GELİR TUZAĞINDAN KURTULMAK İÇİN EVRENSEL BİLGİ ÜRETMELİYİZ”

Facebook Twitter Linked-in

İslami İlimler Fakültesi Vali Erdoğan Bektaş Amfisindeki konferansa Rektör Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat başta olmak üzere Rektör Yardımcıları Prof. Dr. İbrahim Erdoğan, Prof. Dr. Abdüllatif Tüzer ve Prof. Dr. Yaşar Karadağ, farklı birimlerimizden akademik ve idari personelimiz ile çok sayıda öğrenci ilgi gösterdi.

Rektör Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat, Kastamonu Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Seyit Mehmet Şen’i makamında kabul etti. Sohbet havasında geçen kabulde Prof. Dr. Şen’e “Gençlik ve Geleceğimiz” konulu konferansı dolayısıyla katılım belgesi ve üniversitemizde gerçekleştirilen bilimsel faaliyetlere ilişkin kitaplardan takdim eden Rektörümüz Prof. Dr. Polat, böylesine tecrübeli bir bilim adamını külliyemizde ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

“İnsan, muazzam bir tecrübe mecmuasıdır”

Konferansın selamlama konuşmasını yapan Rektör Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat, şöyle konuştu: “Değerli hocam, az önce salona gelirken nereden mezun olduğumu sordu. ‘Marmara Üniversitesinden’ deyince, birkaç hocamızın isimlerini verip tanıyıp tanımadığımı sordu. Tanıdığımı söyleyince, ‘Onlar benim talebelerimdir.’ dedi. Demek ki hocamın da dolaylı olarak benim üzerimde bir emeği varmış. Bundan yola çıkarak bir hayat tecrübemi kendisiyle ve sizlerle paylaşmak isterim.

Fakültede, hazırlık sınıfında okurken, o sıralarda hafızlık da çalışıyor, Arapça da öğreniyordum. Adana’dan gelmişiz. Bir demir ustasının oğluyum. Sevdiğimiz hocalarımızdan biri bir gün beni çağırdı. ‘Senin burs ihtiyacın var mı?’ diye sordu. Ben de ‘Öğrenciye bu sorulur mu?’ diye karşılık verdim. Almanya’dan bir kaç Türk hacı amca, bir araya gelmişler, Türkiye’den birine burs verelim demişler. Türkiye’den bir arkadaşlarına sormuşlar, o da üniversiteden bir tanıdığına sormuş. Hocam da benim adımı vermişti. Bana bursu ayarlayan hocamın ismi Mehmet Erdoğan’dı. Kendisini hayırla yâd ediyorum. Kendisi fıkıh hocasıdır; Seyit Mehmet Şen hocamızın da talebesi olduğunu az önce öğrendim.

Sevgili öğrenciler. Bazı insanları hayatınızın her döneminde göremezsiniz. İnsanları değerlendirmek lazım. İnsanları biriktirmek lazım. İnsan, muazzam bir tecrübe mecmuasıdır. Karşınızda hem idari anlamda bizim saygı duyduğumuz ve örnek aldığımız bir pirimiz hem de bugün anlatacağı konu itibariyle de kıymetli bir hocamız bulunuyor. Lütfen dikkatle dinleyip notlar alınız ve güzel sorular sorunuz. Hocam ayağınıza sağlık. Tekrar hoş geldiniz.”

“Biz muhteşem bir milletiz”

Prof. Dr. Seyit Mehmet Şen, evrensel değer taşıyan bilgi üretmeden güçlü olunamayacağını söyledi. Milletimizin bedenen, zihnen ve ruhen genç bir toplum olması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Şen, şöyle konuştu: “Zihnimizi ve gençliğimizi mezara kadar diri tutmak zorundayız. Gençlik sadece 14-30 yaş arasındaki dönemden ibaret değildir. Bunun için millet olarak bedenen, zihnen ve ruhen genç bir toplum olmayı başarmalıyız. Millet ve kavimleri karıştırmayın. Biz Türk’ü, Kürt’ü, Çerkez’i Arap’ı ve Boşnak’ı ile bir milletiz. Zaten millet dendiğinde bir din etrafında toplanan insanlar akla gelir. Yani millet, kavim değildir. Maalesef milleti kavim olarak anlamışız. Biz muhteşem bir milletiz.

Konuşmasında bilgi yönetiminde eksik yönlerimiz olunduğunu ve gerçekten güçlü olmak için evrensel değeri olan bilginin üretilmesi gerektiğine değinen Prof. Dr. Şen, bilgi üretiminin bilgi üretimi, teknoloji üretimi, eşya üretimi ve hizmetin üretimi şeklinde dört aşaması olduğunu söyledi. Prof. Dr. Şen sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz bilgi yönetiminde yokuz. Hâlbuki evrensel değeri olan bilgiyi üretmeden güçlü olamayız. Orta gelir tuzağından kurtulmak için evrensel bilgi üretmeliyiz. Yani piyasa değeri yüksek bilgi üretmemiz gerekir. Bunun için de herkesten önce gençler dertlenmelidir.

“Diplomanızın içini doldurmanız gerekir”

Evrensel bilgiyi nasıl üretebiliriz? Bunun üzerinde kafa yormamız gerekir. Fakülteye girmek biraz zordur ama bir şekilde mezun olup diplomayı alırsınız. Fakat diplomanın içini doldurmanız gerekir. Bu ülke ilkokul mezunlarının rağbet gördüğü dönemlerden geldi. Günümüzde ise üniversite mezununa rağbet edilmeyen bir dönemi yaşıyoruz. Bunun için diplomanızın içini doldurmanız gerekir.

Genç, düşleri, hayalleri, heyecanı olan; aşkı ve tasası olan insandır. Bu özellikleri taşımayan kişi biyolojik olarak genç de olsa zihin ve ruh olarak ihtiyardır. Şu halde gençliğiniz ruhi ve zihni gençlik olmalıdır. Hayal edeceksiniz ve heyecan duyacaksınız. Bir insanın aşkı, sevdası, düşü ve hayali yoksa o insan bitmiş bir insandır. Gençlik, bir ülkenin, bir milletin geleceğe uzanan elidir. Bu el ne kadar güçlü olursa ülke de o kadar güçlü olur.”  Prof. Dr. Şen’in konferansı soru-cevap faslının ardından son buldu.

Muş Fen Lisesinde “Medeniyetimizin İnsanı” Konferansı

Prof. Dr. Seyit Mehmet Şen, Muş Fen Lisesinde de bir konferans verdi. Lisenin konferans salonunda düzenlenen “Medeniyetimizin İnsanı” başlıklı konferansa, Rektörümüz Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yaşar Karadağ,  İl Millî Eğitim Müdürü Metin İlci, okulun idareci ve öğretmenleri ile çok sayıda öğrenci katıldı.  Fen Lisesindeki konferansında medeniyetimizin insanlarının iyi ve güzel özelliklerinden taviz vermeye başladığında kurdukları medeniyetin de çökmeye başladığını söyleyen Prof. Dr. Şen, insanımızın asli hüviyetiyle ayağa kalktığında kurulan medeniyetimizin, insanımızın asli hüviyetinden kayıplar verdiğinde yıkılma sürecine girdiğini ifade etti. Şiirler ve nüktelerle süslediği konferansında verdiği çarpıcı örneklerle dinleyicilerin büyük beğenisini toplayan Prof. Dr. Şen, Cuma günü de Muşlu çiftçilere ceviz hakkında sunum yaptı.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —