Menü Muş Şark Haber
Tarih: 27.04.2017 19:25
REFERANDUM SONUÇLARI VE BULANIK

REFERANDUM SONUÇLARI VE BULANIK

Facebook Twitter Linked-in

Daha önce 16 Nisan’da yapılan halk oylaması tercih sonuçlarının Muş il geneli analizini yapan Muş Alparslan Üniversitesi (MŞÜ) Sosyoloji Bölüm Başkan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Adem Palabıyık, Bulanık ilçesi ile ilgili ayrı bir değerlendirmede bulundu.

Halk oylamasında Bulanık ilçesini ele alan Yrd. Doç. Dr. Palabıyık, “Bundan önceki yazımızda referandum tercihlerinin Muş iline genel yansımasına ve Muş ilinin ilçelerindeki sonuçları sosyo-politik bir analiz süreci ile yaklaşmış ve elde edilen sonuç açısından başarı ve başarısızlıklar üzerine söylemler geliştirmiştik. Bu söylemlerimizden ortaya çıkan iddia, seçim sonuçlarında Muş il genelinde elde edilen başarının ilçeler göz önüne alındığında ciddi bir sorgulamaya tabi tutulması gerektiği; siyasal aktörlerin tercih sürecinde daha dikkatli olunması gerektiği ve referandum süreci boyunca yapılan çalışmalardaki ciddi eksiklikler olduğu üzerineydi. Bu eksikliklerin giderilmesi için belli başlı bazı öneriler ileri sürmüş ve üzerinde durduğumuz en önemli önerinin ise “halka hizmetkâr” bir siyasi sürecin başarı getirebileceği teorisiydi. Teorik düzeyde olan söylemimizin önemli karşılık bulduğunu düşünüyorum çünkü genel tepki söylem düzeyinde kalan ifadelerin desteklenmesi yönünde olmuştur. Lakin bizim temel amacımız sosyal ve kalkınmacı bir devlet anlayışından meydana geldiği için, halkın refah düzeyinin yükselmesinin siyasal sürece ciddi katkı sağlayacağı ve bu katkıyı ancak AK Parti’nin hizmet şuuruna sahip olanlar ile birlikte yürüyebileceği üzerine temellendiğini ortaya koymaktır” dedi

“MUŞ VALİLİĞİ BU SÜREÇ İÇİNDE ÖNEMLİ BİR PAY SAHİBİDİR”

“Maalesef kırsal siyaset, kentli siyasetin dilinden anlamadığı takdirde ve seçilen adayların bu anlaşılmayan dil üzerinden siyaseti devam ettirme çabaları, kır toplumları üzerinde olumsuz etkilere sebep olmaktadır” diye ifade eden Yrd. Doç. Dr. Palabıyık, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yönetici kadrolan geniş ufuklarının, kırsal gündelik hayatın bir parçayı olmayı becerebilmesi bu bağlamda oldukça önemlidir.

Gözlemlediğimiz kadarıyla Muş valiliği bu süreç içinde önemli bir pay sahibidir. 15 Temmuz gecesi, Muş halkının canhıraş biçimde “kendi valisini” koruma çabası bunun önemli ve sosyolojik bir sonucudur. Sayın Yavuz’un 15 Temmuz gecesi almış olduğu kararlar ve attığı adımlar önemli felaketlerin önüne geçmiş ve süreci sabote etmek isteyenlere fırsat vermemiştir. 15 Temmuz gecesi sonrası sürecin istenilen metodolojik yolda ilerlemesinin olasılıkları, Sayın Yavuz’un almış olduğu anlık fakat önemli kararların neticesinde aranmalıdır. Lakin aynı başarının bir önceki yazımda belirttiğim diğer aktörler için geçerli olmadığını bir kere daha bu yazımda dile getirmek istiyorum. Bu değerlendirmeler ile birlikte son seçim sürecinin Bulanık ile ilişkisi üzerine bazı analizler yapmanın faydalı olduğu inancındayım. Bulanık ilçesinin son referandumdaki oy oranı %27,9’u “evet”, %72,1’i “hayır” tercihini kullanmıştır. Bu tercihten yaklaşık iki yıl önce yapılan genel seçimlerde Bulanık’tan yaklaşık %91,9 HDP ve %4,27 AK Parti tercihi çıkmıştır. 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ise Recep Tayyip Erdoğan ismi %13,96, Selahattin Demirbaş ismi ise %83,17 oranında bir tercih elde etmiştir. 2011 genel seçimlerine geldiğimiz takdirde Sırrı Sakık %63,04, Faruk Işık % 25,07 ve Demir Çelik %2,94 oranında oy almıştır. Son olarak 2009 yerel seçimlerine gelindiğinde ise DTP %53,3, AK Parti ise %37,9 oranında oy almıştır.”

“AK PARTİ’NİN BU İLÇEDE GERİ PLANDA KALMASINI ARKASINDA HANGİ SOSYOLOJİK GERÇEKLER YATMAKTADIR?”

Bulanık’ta halk oylaması sonuçlarına göre AK Parti’yi detaylı bir şekilde ele alan Palabıyık, “Bulanık ilçesindeki seçim geleneğine bakıldığı takdirde, AK Parti’nin sürecin sonunda yada öncesinde önemli oranda geride kaldığı ve bunun sanki gelenek halini aldığı görülmektedir. O halde, AK Parti’nin bu ilçede geri planda kalmasını arkasında hangi sosyolojik gerçekler yatmaktadır? Bu soru karşılığında Muş ilinde hayatını devam ettiren yerel siyasetçilerin verebileceği çeşitli cevapların olduğunun farkındayız lakin bizim endişemiz, verilecek cevapların sonuca etkisini olup olmayacağı konusundaki kaygıdır. Bulanık ilçesinin sosyo-ekonomik, sosyo-politik ve sosyo-kültürel kodları çözülmeden ve analiz süreci yapılmadan bu tür soruların cevaplarının bulunabilmesi mümkün değildir. Kırsal yapıların temel özelliği topluca harekete etmek ve topluca siyasallaşmak olduğu için öncelikli olarak toplumsallaşma sürecinin nasıl oluştuğunu analize etmek gerekecektir. Kırsal yapıların cemaat mi yoksa cemiyet mi olduğu tanımlandıktan sonra toplumsal ilişki biçimlerini belirleyen kodların ortaya konulması atılacak adımların ikincisi olmak zorundadır. Bu tür bir kategorilendirme yapmadan sürecin içinden çıkmak imkânsızdır. Yerel dinamiklerin harekete geçirilemediği bir siyasal süreçte, dışarıdan gelecek olan “tanıdık olmayanlar” yerel dinamikler için bir tehlike ve tehdittir. Yerel dinamiklerin oluşturulmak istenen siyasal sürece dahil edilme çabası ancak bu bağlamda ele alınabilir.

Bunun başarılı olacağını beklemek oldukça doğaldır çünkü Bulanık ilçesinde sadece Bulanıklı vatandaşlar yaşamamaktadır.

Özellikle Doğu illerinden gelen ciddi oranda nüfus vardır daha doğrusu nüfusa kayıtlı olduğu il farklı olan ciddi oranda bir sayı Bulanık ilçesinde ikamet etmektedir. Adrese dayalı sistemde örneğin Van adresi gösterilen 201 kişi Bulanık ilçesinde ikamet etmektedir yada Erzurum adres kaydı gösterilen 817 kişi yine bulanıkta ikamet etmektedir. TÜİK verilerine bakıldığında bu oranlar daha da netleşmektedir. Bu sayılar ise 2013 nüfus sayımına göre oluşturulmuştur, 2017 yılında bu sayılarda yükselme olabilir. Yine cinsiyete göre doğumlarda Bulanık 2.244 sayısı ile merkezden sonra ikinci sırada yer almaktadır” ifadelerini kullandı.

“EN ÇOK HARCAMA YAPAN BELEDİYE YİNE BULANIK BELEDİYESİDİR”

“Ayrıca 2013 yılında merkez belediyeden sonra 3.185.078 TL ile en çok harcama yapan belediye yine Bulanık belediyesidir” diye vurgulayan Palabıyık, şunları söyledi: “Geçmişten günümüze bakıldığında Bulanık ile alakalı yapılacak analizlerde bu tarihsel perspektiflerin dikkate alınması gerekmektedir. Referandum sürecinde “hayır” oylarının “evet” oylarından neden daha fazla yüksek çıktığını anlamak için bu verilerin faydalı olacağı kanısındayız. Lakin siyaset kanılarla yada teorik söylemlerle devam eden bir pratik değildir, realist yönü açısından sürecin nasıl idare ettirilmesi gerektiği daha güncel ve önemli bir alan kapsamaktadır. Bu bağlamda bizde niyetimizi yinelemek ve düşüncelerimizi tekrar dile getirmek istiyoruz. Kısır bir siyasi söylemin kimseye faydası yoktur, sadece seçim dönemlerinden hatırlanan seçmenlerin tercih haklarını farklı kullanmaları da onların en doğal hakkıdır lakin siyasi kişiliklerin, tercihleri istedikleri gibi yapan bir topluma karşın nasıl bir metod izleyeceği de belirli ve sağlam olmalıdır. Günü kurtarmaya yönelik siyasi adımların geleceği oldukça kısa ve zübük’çedir. Şener Şen’in filmlerindeki gibi Maho ağanın köylüler üzerindeki cahillik baskısı bazı kırsal yörelerde maalesef halka hissettirilmektedir. Bunun yerine onlarla iç içe olmak ve sadece siyasi değil herhangi bir süreci onlarla birlikte değerlendirmek sayın Cumhurbaşkanımızın “halka hizmetkar” kavramı ile kastettiği olgusal duruma önemli katkı sağlayacaktır. Bulanık, Muş’un en büyük ilçelerinden birisidir, ilçeyi günlük siyaseti kurtarmak için kendi istedikleri gibi göstermeye çalışanlar, gerektiği zaman geldiğinde karşılığını alacaktır. Umarız bu karşılık gelmeden yine Sayın Cumhurbaşkanımızın seferberlik çağrısına layık ve bu şuurunu farkında olan bireyler bu sürecin reel aktörleri olma şansını yakalayabilirler.”




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —