Muş Alparslan Üniversitesi (MŞÜ) Sosyoloji Bölüm Başkan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Adem Palabıyık, ‘AK Parti ve Muş’ konusunu ele aldı. AK Parti’nin gelişimi ile ilgili detaylı bilgiler veren Palabıyık, “Yirmi yıla yakın bir süredir ülkemizi başarıyla yöneten AK Parti, birçok ildeki örgütlenmesini yavaş yavaş tamamlamaktadır. Özellikle genç tabanın, AK Parti’nin ilerlemesinde ciddi katkıları olacaktır. Diğer partiler gibi AK Parti’nin de en önemli hayat damarı bu bağlamda genç nüfusun bizzat kendisidir. Son referandum seçimlerinde oy farkları arasında karşılaşılan azami durum, AK Parti’yi genç kuşak politikalarına daha fazla önem vermesi konusunda hızlandırmış ve gençlerin, partiye yönelmesinde hangi yolların izlenmesi gerektiği bir adım daha öne çıkmıştır. 2019 seçimlerine kısa bir sürenin kalması da bu adımın hızlanmasına sebep olacaktır, çünkü yaklaşık iki milyon genç nüfus 2019’a kadar sandığa dahil olacaktır. İki milyon sayısı ise oldukça önemli bir rakamdır ve seçimin kaderini etkileyecek bir katkıya sahiptir. İşte bu yüzden hemen her ilde AK Parti gençlik kollarına ve parti teşkilatına önemli görevler düşmektedir” dedi.
“ERBAKAN HOCANIN REFAH GENÇLİĞİNİ ÖRGÜTLEME VE İLERLETME OLARAK DA İFADE EDİLEBİLİR”
AK Parti’nin örgütlenme biçimini ele alarak değerlendirmelerde bulunan Palabıyık, sözlerini şöyle sürdürdü: “AK Parti’nin örgütlenme biçimine baktığımızda, sistemli, diyalog içinde olan halkı dikkate alan ve entelektüel bir model görebiliyoruz. Bu örgütlenme biçimi, Erbakan hocanın Refah gençliğini örgütleme ve ilerletme olarak da ifade edilebilir. Hatta bir defasında kıymetli hocamız Yasin Aktay’ın, AK Parti gençliğine seslenirken “Necip Fazıl okuyun, Mehmet Akif okuyun…” ifadelerini kullanarak, gençliğin entelektüel bir tarafının olmasını da özellikle vurgulamıştı. İşte bu bağlamda sürdürülebilir gençlik politikalarının entelektüel bir biriminin olmasının ve eğer takip edecekleri bir lider varsa en azından liderlerinin dilini anlamaları gerekmektedir. Sn Cumhurbaşkanı’mızın okuduğu şiirler, kullandığı kelimeler ve söylediği sözlerin ne anlama gelmediğini yahut neyi ifade ettiğini bilmeyen bir AK Parti gençliği, AK Parti’nin geleceğe yönelik politikaları için maalesef sorun arz etmektedir. Gençlerin birikimli, donanımlı ve işlevsel olması partinin aşacağı engeller için de mihenk taşı özelliğine sahiptir.”
“MUŞ AK PARTİ İLE TEŞKİLATI VE GENÇLİĞİ, KANAATİMCE CİDDİ ANLAMDA BİR BİRİKİME DE SAHİP DEĞİLDİR”
“Peki, Muş ilindeki AK Parti gençlik yapılanmaları ve parti teşkilatı, AK Parti’nin özünde olan bu mayayı ne kadar kullanabilmektedirler?” diye kaydeden Palabıyık, “Aslında bu sorunun cevabının “mükemmeli harika yahut işler yolunda” olarak cevaplanmasını çok isterdim lakin maalesef oldukça yalın, vasat ve işlevsel olmayan bir sürecin, Muş AK Parti gençlik bilincine hakim olduğunu görebilmekteyiz. Bu durum üzücü olduğu kadar bir taraftan da oldukça endişe verici hale gelmiştir.
Çok zayıf, yetersiz ve sürdürülebilir anlamda bir etkiye sahip olmayan Muş AK Parti ile teşkilatı ve gençliği, kanaatimce ciddi anlamda bir birikime de sahip değildir. Bunun en önemli işareti ise yapılamayan projeleri hayata geçirilemeyen etkinlikler ve en önemlisi de halkın, Muş AK Parti il başkanlığının ne yaptığından dahi haberdar olmamasıdır. İl başkanlığının şanslı olduğu tek olgu, Sayın Cumhurbaşkanının bu halk tarafından sevilmesi ve oluşturduğu teşkilatlarının da Sayın Cumhurbaşkanının hatırına sevilmesidir. Şu an Muş AK Parti il başkanlığının sahip olduğu en değerli tema budur, üzülerek söylüyorum ki başka hiçbir tema mevcut değildir. Referandum sürecindeki iki binlik oy farkının da, bunun kanıtı olduğu ortadadır. Unutulmamalıdır k, Muş ilinin referandum sonuçları %50,6 evet, %49,4 hayır çıkmıştır. Kimse kusura bakmasın ama bu bir başarı değildir, sadece şanstır. Bu şansı ise il başkanlığı kendi hakkıyla ya da adıyla değil bizzat Sayın Cumhurbaşkanının adıyla kazanmışlardır” ifadelerini kullandı.
“AK PARTİ ÖYLESİNE BİR PARTİ DEĞİLDİR VE DİĞER PARTİLERLE KARIŞTIRILMAMALIDIR”
Ölçülemeyen başarıların muhakkak sorgulanması gerekmesi gerektiğini vurgulayan Palabıyık, “Muş AK Parti il başkanlığını ve gençlik çalışmalarının ne aşamada olduğunun kamuoyunun önünde izah edilmesi ve halkın bilgilendirilmesi gerekmektedir. AK Parti öylesine bir parti değildir ve diğer partilerle karıştırılmamalıdır. Meydan okuyan, reform yapan, ülkesini koruyan, halkına sahip çıkan ve diğer birçok işlevsel etkinliğe sahip olan bir parti olan AK Parti, hiçbir bireyin de mülkiyeti altında kullanıma tabi değildir. Parti üzerinden siyasi çıkarların işlevsel hale getirilmesi yahut kültürel ve sosyal sermayelerin oluşturulup, kullanılmaya çalışılması daha da çirkindir.
AK Parti’nin Muş iline kazandıracağı daha binlerde hizmet varken, binde birinin yapılması ise oldukça üzücüdür. Muş halkının en zor zamanlarda AK Parti’ye sahip çıkması ve desteklemesi, Muş’un AK Parti’ye verdiği değerinde en somut göstergesidir. Lakin bu samimiyetin, yönetim kadrosu tarafından tam olarak anlaşıldığı hususunda bir sosyolog olarak ciddi kaygılara sahibim. Özellikle seçim süreçlerinde yüzlerini görebildikleri siyasetçilerden artık Muş halkı bıkmıştır. Halın, samimi, dürüst, kendi hallerinin anlayan ve çalışkan bir siyasi ekibe ihtiyaç duyduğu son zamanlarda dillendirilen ve başta gelen taleplerden biridir. Çeşitli vesilelerle muhatap olduğumuz vatandaşların, ciddi anlamda bu samimiyeti bekledikleri lakin göremedikleri yadsınamaz bir gerçektir.
Gençlerin, süreç içinde ne yaptıkları hangi sosyolojik, siyasi, dini ve kültürel alana dahil oldukları net değildir. Bu sürecin ekonomik katkısının ne olduğu, bu katkının gözle görülebileceğine dair hiçbir veri mevcut değildir. Örneğin, Muş AK Parti il başkanlığının, Muş ilinde bugüne kadar yaptırdığı herhangi bir anket var mıdır sorusunun cevabının evet olduğuna inanmak oldukça güçtür. Yahut, gençler için hangi siyasi aktörün davet edildiği, gençler neyin öğütlendiğine dair hiçbir verinin olduğuna yine inanmamaktayım. Bir sosyolog olarak insanlar arası ilişkilerin, işlevsel süreci belirlediğine inandığım için esas sorunun üst yönetimde olduğuna inanıyorum. Çünkü işlevsel bir yönetimin sahip olduğu gençliğin böylesine vasat bir gençlik olması mümkün görünmemektedir. Kurumsal işlevsellik bireyin olup olmamasıyla ilgili değildir, önemli olan kurumun kendi ve akışkan işlevselliğidir. Maalesef bu akışkan işlevsellik Muş Ak Parti il başkanlığında mevcut değildir ve mevcut olacak gibi de görünmemektedir. O halde çözüm olarak neler yapılmalıdır? Bu sorunun cevabını yarın ki yazıma bırakarak, az da olsa sizlerin de konu hakkında düşüncelerinizi geliştirmenizi ve bizzat halkın dilinden anlatmanızı ümit ediyorum. Vesselam…”