Muş’ta faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları öncülüğünde toplanan binlerce vatandaş, ABD Başkanı Donald Trump`ın Kudüs`ü İsrail`in başkenti olarak tanımasını kınayarak protesto etti. Vatandaşlar açtıkları dövizlerle Trump ve İsrail`e tepki gösterdi. Sloganların atıldığı ve tekbirlerin getirildiği belediye meydanında İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı Muş Şube Başkanı Hasan Konuşuk, basın açıklamasını okudu.
ABD`nin Kudüs`ü İsrail`in başkenti kabul ettiğini ilan etmesinin, elçiliğini taşıma kararının, İsrail`in, bütün Filistin`i, başkenti Kudüs dahil işgal etme plan ve kararının bir parçası olduğunu belirten Konuşuk, varlık sebebinin işgal olduğunu söyledi.
“ABD`NİN FİLİSTİN DAVASINDA GÖRÜNTÜDE TARAFSIZ OLMA VASFINI DA BİTİRMİŞTİR”
1995`te ABD`nin bu kararı aldığını hatırlatan Hasan Konuşuk, "Sürekli Filistin`e ve İslam Dünyası`na karşı kılıç gibi tehdit olarak kullanmaktadır. Çok manidar bir tarihte Kudüs`ün Müslümanların elinden çıkmasının 100. yıldönümünde bu karar uygulamaya konmuştur. Bu hareket basit bir hareket değil, Siyonizm ve Emperyalizm ortaklığının oldukça sistematik ve iyi planlanmış bir hareketidir. ABD`nin Filistin davasında görüntüde tarafsız olma vasfını da bitirmiştir. ABD İsrail`le aynı statüde işgalin tarafı olmuştur. İsrail`in Filistin ve Kudüs`te varlığı gayri meşrudur. Varlık sebebi işgaldir ve işgal devam etmektedir. İsrail`in işgali ulusal ve uluslararası hiçbir hukukta onaylanmış değildir, onaylanması da mümkün olamaz" dedi.
“DÜNYADAKİ TÜM DEVLETLER KENDİ HUKUKUNU UYGULAYACAK”
Kudüs`ün statüsü konusunda Birleşmiş Milletler kararlarının net olduğunu dile getiren Konuşuk şöyle konuştu:"1967 sınırları sonrasında yapılan ve yapılacak bütün işgaller, yerleşkeler, utanç duvarları illegal olarak tescillenmiştir. Görünen o ki ABD BM başta olmak üzere kendi savundukları uluslararası hukukun ve sistemin kararlarına karşı koymuş İsrail gibi artık tüm dünyaya meydan okuyarak `hukuku` tanımayacağını beyan etmiştir. Bunun iki sonucu olabilir: Ya dünyadaki tüm devletler kendi hukukunu uygulayacak ve dünyaya kaos hakim olacak, insanlığın geleceği yok olacak yada Birleşmiş Milletler başta olmak üzere tüm uluslararası mekanizmalar ABD ve İsrail`in mevcut genel kabul gören hukuka uymasının gereğini sağlayacak. Aksi takdirde ABD`nin tüm dünyadan `İsrail için bunu yaparsan tüm Ortadoğu`yu ateşe verir kan gölüne çevirirsin ve bu ateş ve gözyaşı tüm dünyayı sarar` uyarılarına rağmen bu kararı almasının bedelini Müslüman, Hıristiyan tüm dünya ve gelecek nesiller ödeyecektir. Dünya bir şiddet sarmalına girecek ve BM`nin kuruluş sürecinden hemen önceki dünya savaşı tablosu gerçekleşecektir. Yeni bir Birleşmiş Milletler kurmak için milyonlarca canın yok olmasına, var olan BM ve tüm siyasi aktörler hep beraber karar verecektir. Bu açıklama, aynı zamanda hangi din, dil, ırk, coğrafyadan olursa olsun tüm dünyaya bu şiddet sarmalının önüne geçme çağrısıdır. Bu da BM Genel Kurulunun Filistin özel gündemi ile toplanıp karar alıp uygulanması ile önlenebilir."
“HER TÜRLÜ BOYKOT/AMBARGO UYGULANMALIDIR”
"Bütün grupları ve taraflarıyla bugüne kadar haklı, onurlu ve azimli muazzam bir mücadele ortaya koyan Filistin`in yıllar boyunca en ağır şartlarda kesilmeyen mücadelesini selamlıyor ve şükranlarımızı sunuyoruz" diyen Konuşuk şunları kaydetti, "Bundan sonra da maddi manevi yanlarında olduğumuzu buradan ilan ediyoruz. İslam Dünyası bütün Filistin topraklarına ve Filistin`in Başkenti Kudüs`e sahip çıkmalı siyasi, ekonomik, hukuki her türlü desteği sağlamalıdır. İsrail`e ve İsrail`in yanında duranlara da siyasi, ticari, ekonomik vs her türlü boykot/ambargo uygulanmalıdır. Türkiye`de de hükümeti, tüm siyasi partileri, sivil toplum kuruluşlarını ve hangi görüşten olursa olsun diğer tüm aktörleri Filistin`e desteğe ve Kudüs`ü muhafazaya çağırıyoruz. Öte yandan sadece İstanbul`da 25 bin Yahudi yaşamaktadır. Onları ABD`nin bu kararına ve İsrail`in Kudüs`ü işgal politikasına karşı açıklama yapmaya davet ediyoruz. Hatırlatmak isteriz ki eğer şiddet sarmalı bölgemizi ve dünyamızı sararsa bütün dünyada Müslüman, Hıristiyan, Yahudi ve diğer hiçbir din ayırt edilmeksizin güvenlik riski/zafiyeti yaşayacaklardır. Görünen odur ki, İsrail Filistin`i işgal etme ve sonrasında işgal topraklarını Suriye, Türkiye ekseninde genişletme planlarını yürütmektedir. Bu planı uygulamak için başta ABD olmak üzere birçok güçle işbirliği yapmaktadır. İslam Dünyasının halihazırdaki iç problemleri çatışma ve kaos ortamları da onlar için bir fırsat olarak görülmektedir. Derhal iç problemlerin sarmalından çıkıp herkes yüzünü Siyonizm etrafında buluşanlara çevirmelidir. Filistin ve Kudüs`ün müdafaası herkesin mesuliyetidir. Bugün hemen Kudüs`ün özgürleşmesi için tüm çalışmalar başlatılmalıdır."
“HİÇBİR ZAMAN İSRAİL`İN BAŞKENTİ OLMAYACAKTIR”
Müslüman ülkelerin tamamının İsrail`le siyasi, ticari, diplomatik ve ekonomik bütün ilişkilerini kesmeleri gerektiğini vurgulayan Konuşuk, "Türkiye İsrail ile tüm diplomatik ilişkilerini kesmeli, bugüne kadar Filistin aleyhine olan İsrail işgali lehine olan tüm anlaşmaları ve mahkeme kararlarını iptal etmelidir. Kudüs Filistin`in başkentidir. Bütün Müslümanların kutsalıdır. Hiçbir zaman İsrail`in başkenti olmayacaktır" şeklinde konuştu.
“YÜRÜYÜŞ YAPILDI”
Yapılan basın açıklamasından sonra Tuba Camii İmam Hatibi Fecri Yıldırım, ayet okuyarak dua etti. Yapılan duanın ardından Filistin ve Ay Yıldızlı bayraklarla onlarca vatandaş İstasyon caddesinde yürüyüşe geçti. Geniş güvenlik önemlerinin alındığı bölgede yürüyüş olaysız bir şekilde son buldu.