Tarih: 09.12.2016 15:55

‘ÇOCUK İSTİSMARI´ SEMİNERİ DÜZENLENDİ

Facebook Twitter Linked-in

Muş Öğretmenevinde düzenlenen seminere Vali Seddar Yavuz, Vali Yardımcısı Ali Sakar, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Abdulbari Aksoy, İl Milli Eğitim Müdür Vekili Sebahattin Eke, rehber öğretmenler ile bazı stk temsilcileri katıldı.

Seminerde bir konuşma yapan Vali Seddar Yavuz, önemli uyarılarda bulunarak öğretmenlerin işinin zor olduğunu ve bunun farkında olduklarını söyledi. En zor varlıklardan bir tanesinin insan olduğunu ifade eden Vali Yavuz, “Özü itibariyle yaptığınız işin zor ve meşakkatli olduğunun farkındayız. Çünkü en zor varlıklardan bir tanesi insan. Ruh hali, davranışları çoğu zaman kalıba sığmayan ve farklı zamanlarda farklı davranışlar sergileyebilen, bana göre biraz şeytan, biraz melek olan ama meleki özellikleri yüzde 51`in üzerinde olduğu zaman iyi insan olan, yüzde 50`nin altında düştüğünde de topluma sorun oluşturacak olan bir varlıktan bahsediyoruz. O yüzden, işinizin çok zor olduğunu söylemek isterim. Kaldı ki sizin eğittiklerinizle de biz uğraşıyoruz. Dolayısıyla bizim işimizin de sizden çok kolay olduğunu söylemem” dedi.

“DAHA ERKEN MÜDAHALE İMKANI BULMAMIZ GEREKİR”

Çocuk istismar edilmeden erken müdahale konusuna dikkat çeken Vali Yavuz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çocukların istismar edilmeden, davranışlarındaki küçük değişikliklerden hareketle belki daha erken müdahale imkanı bulmamız gerekir. Bunun için sınıf öğretmenlerinin, branş öğretmenlerini eğitime alması gerekir. Her okulda rehber öğretmenimiz var. Küçük sunumlar hazırlayıp diğer öğretmen arkadaşlarınızla paylaşma imkanınız olabilir. Çünkü bir rehber öğretmenin sorumlu olduğu öğrenci sayısı belki 500. 500 öğrencide niye tespit yapamadınız demek her zaman mümkün olmayabilir. Ama sistem kurarsanız, sistem çalışır. Her okulda 15-20 öğretmenimiz var. Öğretmenlerimizin tespit edebileceği bir yaklaşım birçok şeyi engelleyebilir. O yüzden bu konuya özellikle dikkat çekmenizi arzu ediyorum.”

“ÜZERİNDE DURMAMIZ GEREKEN ŞİDDET KONUSU VAR”

Şiddete sadece terör boyutuyla alınmaması gerektiğini kaydeden Vali Yavuz, “Bir de üzerinde durmamız gereken şiddet konusu var. Aidiyet duygusu üzerinde biraz çalışmamız lazım. İnsanlar birey olarak kendisini değersiz hissettiğinde bir gruba katılmak vesilesiyle bir değer, kendinde bir güç görmeye başlar. Şiddeti sadece terör boyutuyla almayın. Şiddeti önleyebilmenin en önemli yollarından bir tanesi nezaket ve zarafet. Teşekkür etmeyi ve özür dilemeyi öğrenmek ve öğretebilmektir. Karşınızdaki insandan özür dilediğinizde öfkesi geçer. O yüzden okulöncesi eğitim bunun en önemli belirleyicilerinden bir tanesi” ifadelerini kullandı.

“KENDİNİZE BİR PARADİGMA OLUŞTURMALISINIZ”

“Hayat insana tecrübe kazandırırken kirletir” diye sözlerine devam eden Vali Yavuz, şunları söyledi: “Sizler pırıl pırıl gençlersiniz. Sizin belki hayat tecrübeniz eksik ama bilin ki tertemizsiniz. Sizden beklentimiz şu; bulunduğunuz yerlerde önleyici vazifenize dikkat edin. Bizim gibi ülkelerde, az gelişmiş ülkelerde yaptığımız şey şu; işte ihmal, istismar ortaya çıktıktan sonra hepimiz seferber oluruz. Geçmiş olsun, bir insanın hayatı karardıktan sonra mı? Ama bizim işimiz ne sizce, niye rehberlik servislerimiz var, niye polis teşkilatız var, niye bu teşkilatlar valiye bağlıdır, niye varlar bunlar? Suç işlenmesini önlemek için varlar bunlar. Bizim devlet olarak görevimiz nedir? İnsanlar istismar edilmeden suç işlenmeden ya da herhangi bir olumsuzlukla karşılaşmadan tedbir almaktır. Peki, bunu yapabilir miyiz? Eminim ki bugünden daha fazlasını yapabiliriz. Bir şuur ve bilinç meselesidir bu hayata nasıl baktığınız ile ilgilidir. Sevgili öğretmenler eğer siz bir paradigma oluşturmamışsanız. Demek ki sizin yol haritanız yok. Anlık kararlar veriyorsunuz karşılaştığınız o olaylar ile ilgili tedbiri o an düşündüklerinizdir. An vardır. An varsa tehlike çanları çalıyor demektir. Kabulleriniz, ilkeleriniz, prensipleriniz yoksa hayatınızda bir yol haritanız yoksa o zaman karşılaştığınız olaylar ve olgular sizi yönlendirir. Şuan çağımızı kasıp kavuran en büyük tehlikeden biridir an var diyorlar. Bu o kadar tehlikeli bir şey ki, insanların davranışlarındaki probleminin başlangıcı da burada başlar. O yüzden an var kelimesi tehlikelidir. Birçok insanın hayatını mahvetmiştir. Bizim sizlerden beklentimiz. Çocukların henüz daha bir klinik vakaya dönüşmeden, çocuklar istismar edilmeden, davranışlarındaki küçük değişiklerden hareket ile daha erken müdahale etme imkânımız doğabilir. Bunu için belki sizin sınıf öğretmenleriniz. Branş öğretmenleri belirli ölçüde bununla ilgili eğitim almanız gerekir. O yüzden Milli Eğitim teşkilatının bununla ilgili toplantıları olmasa da, sizlerde minik sunumlar ile bunu yapabilirsiniz. Bir de unutmamamız gereken bir konu daha var; şiddet. Şiddet hormonu ve kültürü bizim medeniyetimizi zehirleyen en önemli hususlardan biridir. Şiddeti sadece terör boyutu ile almayın. Şiddeti önleyebilmenin en önemli yollarından bir tanesi nezaket ve zarafet. Gelişmişliği ithalat ve ihracat ile ele alıyoruz. Ama bir toplumun gelişmişliği teşekkür etme ve özür dileme ile doğru orantılıdır. Teşekkür ve özrü arz eden bir toplumdan medeni bir toplum olur mu? Olmaz.”

“BİR İNSAN ELİNE SİLAH ALIP BİRİNİ ÖLDÜRMEYİ NİYE GÖZE ALIR?”

Çocukların dağa çıkma nedenlerini araştırdıklarının altını çizerek Vali olarak bu durumdan kendini sorumlu tuttuğunu vurgulayan Vali Yavuz, “Çocuklar okuldan dağa çıkıyor. Bir insan eline silah alıp birini öldürmeyi niye göze alır? Çocuklarla konuşuyorum, `8-10 kardeştik annemle veya babamla anlaşamadım, terk etmek istedim` diyor. Başkası da okuldan ortamdan kaçmak için dağa çıktığını söylüyor. Okuldaki arkadaşları veya eğitim kadrosundaki kışkırtmalar yüzünden çıkan da var. Dağ kadrosuna katılanların bir kısmı dönüyor ya da biz yakalıyoruz. Sağ yakaladığımızla da mülakatlar yapıyoruz ve sebeplerini araştırıyoruz. Biz bu insanları yaşatmak istiyoruz. Bunda eğitim camiasının sorumluluğu da var. Bunda herkesin sorumluluğu var. Bu şehirde birinin saçının teline zarar gelse, ben kendimi sorumlu addediyorum. Sorumlu değilsek bu işi yapmayacağız. İyi bir şey olduğu zaman hepimiz sahip çıkıyoruz. Teşekkürleri, tebrikleri kabul ediyoruz. Olumsuz bir şey olduğu zaman da kaçıyoruz. Böyle bir şey olamaz. Bu sorumluluk duygusuyla alakalı bir şey. Muş açısından bakarsak fiziki mekan konusunu tartışamayız. Bunlar büyük ölçüde geride kalan konular. Türkiye Cumhuriyeti Devleti 20 yıl önceki devlet değil. Türkiye sessiz devrim yaptı. 90`lı yıllarda okul camını değiştiremezken bugün tablet dağıtıyoruz. Geldiğimiz nokta devrimdir” şeklinde konuştu. 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —