Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Muş Belediye Başkan Adayı Nimet Sezgin, seçimin Muş’a hayırlı olması dileğinde bulunarak BDP’nin sadece Ak Parti ile mücadele etmediğini belirterek “Siyaset yapacaklarsa ahlaki siyaset yapsınlar. AKP’nin gönderdiği Muş Valisi, bu ilde AKP İl Başkanından çok daha fazla çalıştı. Kendisini tebrik ediyorum.” Dedi
Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Muş Belediye Başkan Adayı Nimet Sezgin, kentte faaliyet gösteren gazetecilerle bir toplantı düzenledi. Seçimin Muş halkına hayırlı olması temennisinde bulunan Sezgin, Muş Valisine yüklendi. Sezgin, yaptığı açıklamada: “Bu seçimin tekrar Muş iline, bu ilin geleceğine ve bu ilin hizmetine hayırlı olsun diyorum. Sonuç, ne olursa olsun inanıyorum ki Muş’un ve Muş halkının istediği hizmetler gelecek. Bu noktada güzel çalışmalar yapılacak. Gönül isterdi ki eşit, adil ve herkesin kendini daha özgürce ifade edeceği bir seçim olsaydı. Bütün siyasi partilerin güç birliği yapmışçasına sandıktan ortak bir kuvvetle çıkması düşündürücüdür.” Dedi.
“BDP, bu ilde devletin bütün güçleri ile mücadele etmiştir”
Ak Parti’nin ümmet üzerinde politika yaparak hedefine ulaşmak için herşeyi mübah gördüğünü ifade eden Sezgin, “BDP bu ilde, AKP ile mücadele etmemiştir. Bu ilde devletin bütün güçleri ile mücadele etmiştir. Başta, özellikle buraya Bakanlar, milletvekilleri getirmekle, kanaat önderleri ve belli guruplar üzerinde baskı unsuru olmaya çalışan AKP, bu ilde Başbakan ve ümmet üzerinden politika yaparak, halkı tekrar İslami, dini hassasiyetleri kullanarak hedefe ulaşmak için her şeyi mübah görmüştür. Halkın dini duygularını da bir noktada çalmıştır. Açıkçası kendine göre İslam dini üzerinden bir politika yaparak ve bizi de bu noktada kapalı kapılar ardında kendine bağlı aktivistler tarafından din üzerinden vurmuştur. Biz bunu asla kabul etmiyoruz. İslam dini kutsaldır, evrenseldir, hepimizin dinidir, kimsenin tekelinde değildir.” Dedi.
“Siyaset yapacaklarsa ahlaki siyaset yapsınlar”
Muş Valisine tepki gösteren Sezgin, “AKP’nin gönderdiği Muş Valisi, bu ilde AKP İl Başkanından çok daha fazla çalıştı. Kendisini tebrik ediyorum. Yüzümüze bakarken, asla ben adilim, eşitim, demokrasiden yanayım derdi, arkamızda da her türlü girişim oldu. Özellikle aşiretlerin, kanaat önderlerinin yüzde 70’ni çağırdı. Kendi odasında onlarla pazarlık yaptı, kendi odasında bizi karaladı, kendi odasında bizim yarın geldiğimiz gibi elimizde molotof olacağını, kepenklerin kapatılacağını ve halka da bunu söyledi. O yüzden ben Muş Valisinin, Valiliği bırakıp, AKP İl Başkanlığını yapmasını öneriyorum. Bir zahmet gerçekçi, doğru ve adaletli olsaydı. Muş Valisinin burada adalet dağıtacağına, herkese eşit olacağına asla artık inanmıyorum. Bunu kendisi ile de paylaştık. Bence Muş Valisi, Muş’tan elini çekmelidir. Halka eşit, adil, ortak paydada buluşan birileri gelmelidir. Bir başka şey, seçim sonuçlarına baktığımızda ben halkın iradesine sonsuz saygı duyuyorum.” Dedi.
Her türlü karalamaya, propagandaya rağmen, kepenk kapatma, taş atma, korku imparatorluğu yaratanlara rağmen halk BDP’ye oyunu verdiğini kaydeden Sezgin, şunları söyledi: “Verilere baktığınızda BDP’de yükselme vardır, sahiplenme vardır. Halk Başbakana oy vermiştir. Kimse burada bu oylar bizimdir, bizim gücümüzdür demesin. AKP vekilleri Muş’ta sokağa çıkamıyordu. AKP İl yönetimi sokağa çıkarken, Başbakana oy istiyordu. Başbakan yazıktır, Başbakan günahtır, Başbakana sahip çıkın diyorlardı. Bunun üzerinden politika yaptılar. Dolayısıyla burada Başbakanla yarıştık biz. BDP’nin yarışı Başbakana karşı sonuçlandırmıştır. Grafiğe baktığımız zaman, 2011 ile 2014’e, AKP bu ilde kaybetmiştir, veriler ortadadır. Biz bütün bunlara rağmen bu projelerin hepsinin takipçisi olacağız. Halkın sorun ve sıkıntılarını belediyede yine takip edeceğiz. Muş’un sorunlarını bir an önce mecliste gündeme getirerek, projelerin tamamen hayata geçirilmesi noktasında çalışma yapacağız. Kendi politikamızı üreteceğiz, ama bize oy veren vermeyen bütün halkın hizmetinde olacağız. 80 yıllık iktidarın hiçbir hizmet getirmemesine rağmen, halkın halen böyle bir tercih koyması düşündürücüdür. Bunun nedenlerini araştırmak gerekiyor. Ben özellikle, bütün siyasi partilerin bu noktada kendi seçmenleri ile arasında büyük bir kopukluk yaşadıklarını ki, seçmenleri aslında kendilerini sattı. Seçmenler sandıkta AKP’den yana oy kullandılar. Dolayısıyla bu siyasi partilerin burada tabelalarını indirmeleri gerekiyor. Çünkü bu bir noktada parti olmaktan çıkıyor. Üzerlerinde büyük güvensizlik vardır. Biz yılmayacağız, çalışacağız, bundan sonra halkımızın içinde daha fazla yer alacağız. Hiçbir şekilde bu seçim sonuçları bizi üzüntüye, yıldırmaya götürmeyecek, halk bize sahip çıkmıştır, buna inanıyorum. 4 ay boyunca bu şehirde gittiğimiz her yer, uzattığımız el hiç geri çevrilmedi. Barış içinde, huzur içinde, güven içinde bir seçim atlattık. Hiç kimse bir sıkıntı yaşamadı, hiç kimse bir acı yaşamadı, hepimiz için mutlu bir sonla sonuçlandı düşünüyorum. Muş’a hayırlı olsun diyorum.”