AGD, Muş Lale-Der, Muş Zehra- Der, Muş Öze Dönüş-Der, Muş İHH –Der’in bir araya gelerek oluşturduğu Muş İnanç ve Adalet Platformu (Muş MİAD) üyeleri, Esed güçlerinin Suriye`nin İdlip kasabasına yaptığı kimyasal katliama tepki gösterdi. MİAD adına dönem sekreteri Nevzat Eminoğlu, yazılı bir açıklama yaptı. 7 yıldır Suriye’de bir savaşın olduğunu hatırlatan Eminoğlu, “Suriye’de Mart 2011’de başlayan savaş yedinci yılına girdi. Yüreğimizi sızlatan, endişelerimizi artıran acı haberler gelmeye devam ediyor. En son İdlib’in Han Şeyhun bölgesinde olanlar canımızı yaktı.
Küresel güçlerin karar vericileri ölümlerin bombardımanla mı yoksa kimyasal saldırıyla mı olduğunu konuşuyorlar. Yedi yıldır Suriye savaşını, yetmiş yıldır İslam coğrafyasında olanları bazen seyreden bazen de tetikleyen Birleşmiş Milletler acil toplanıyor. Yetmiş yıldır Birleşmiş Milletler toplanıyor ve bu zamana kadar, hak ve adalete dair, Müslümanların lehine tek bir karar çıkmadı” dedi.
“SURİYE’Yİ MERHAMETSİZ VE VİCDANSIZ BİR KIYIMA SÜRÜKLÜYOR”
Suriye’de ki savaşın emperyalist güçlerin desteğiyle merhametsiz ve vicdansız bir kıyıma sürüklediğini ifade eden Eminoğlu, “Siz emperyalistler İslam medeniyetinin tüm şehirlerini, tüm değerlerini, camilerini, köprülerini, hanlarını yaktınız, yıktınız, işgal ettiniz, esir aldınız. İki yüzyıldır, etimizi koparır gibi kopardınız şehirlerimizi tarihin kalbinden... O kadim şehirlerde yaşattığımız insanlığı, huzuru, mutluluğu, kardeşliği, medeniyeti vurdunuz, talan ettiniz. Bezirganlar dökülen kana, parçalanan bedenlere, yitip giden umutlara rağmen mezhepçilik büyütüyorlar. Etnisite tutkunlarının stratejisi ölenin diline, rengine, ırkına göre değişiyor.
Kendilerine Suriye’ye ateş taşıma misyonu verilmiş çevreler kabul etmek istemese bile, irili ufaklı silahlı grupların yedi yıldır savaşabilmesine destek veren güçler Suriye’yi merhametsiz ve vicdansız bir kıyıma sürüklüyor. Halep’te, İdlib’de, El Bab’da, Menbiç’de, Cereblus’da, Kobani’de, Kamışlı’da, Rakka’da, Şam’da yaşanılan acıların Brüksel’de, Paris’te, Londra’da, Washington’da, Tel Aviv’de planlandığı görmezden geliniyor” ifadelerini kullandı.
“KAN DÖKEREK ÇÖZÜLEBİLECEĞİNİ DÜŞÜNMEK AYMAZLIKTIR”
Eminoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Stratejiler onların, silahlar onların, kararlar onların; boğazımızda düğümlenen acılar bizim, yitip giden canlar bizim, kaybolan umutlar bizim. Şam’ıyla, Bağdat’ıyla, Tahran’ıyla, Kudüs’yle, Kahire’siyle, Hewlêr’iyle, Ankara’sıyla, Beyrut’uyla, Kabil’iyle, Riyad’ıyla bu coğrafya bizim. Daha fazla insan ölmesin, şehirler yıkılmasın, acılar büyümesin istiyorsak öncelikle emperyalist tuzağı görmek gerekir. ABD, AB, İngiltere ve İsrail ile birlikte hareket edilerek bir çözüme varılamaz, bilmek gerekir.
Birleşmiş Milletlerden, NATO’dan ya da benzeri küresel oluşumlardan medet umarak akan kan durdurulamaz, anlamak gerekir. Müslüman ülkelerin birbirini suçlamasıyla, Müslümanlar arasında mezhep ya da etnisite kavgalarıyla da bir netice alınamayacaktır. Konuşarak çözüm aramak yerine meselelerin kan dökerek çözülebileceğini düşünmek aymazlıktır. Başta Türkiye, İran, Suudi Arabistan ve Körfez Ülkeleri olmak üzere, sürecin içerisinde olan tüm İslam Ülkeleri enerjilerini Müslümanların birlikteliğine kullanmalıdırlar.
Siyasetçiler, alimler, kanaat önderleri, düşünürler, sivil toplum kuruluşlarının öncüleri, yardım kuruluşları, akademisyenler, sanatçılar, yazlarlar barışa aracılık eden kelimeleri taşımalıdırlar. Bir sürecin nasıl başladığını ve nereye doğru evrildiğini görmeden, günübirlik değerlendirmeler yapmanın, kin ve öfke ile hareket etmenin ya da hamasetin kimseye bir faydasının olmadığı görülmelidir. Acı tasnifi yapılmamalı, barış için, kanın durması için, birlikte yaşayabilme ortamının oluşturulması için samimi olunmalıdır. Cepheleri ve çatışmaları artırarak masum insanların acılarını dindirmek mümkün olmayacaktır. Cenab-ı Allah, kalplerimizi yumuşatsın, aramızdaki husumetleri gidersin, yöneticilerimize hidayet, dirayet ve feraset versin.”