Menü Muş Şark Haber
Tarih: 03.10.2017 14:04
CAMİLER VE DİN GÖREVLİLERİ HAFTASI KUTLANDI

CAMİLER VE DİN GÖREVLİLERİ HAFTASI KUTLANDI

Facebook Twitter Linked-in

Gençlik Hizmetleri ve Spor Müdürlüğü’ne bağlı Gençlik Merkezi Konferans Salonu’nda düzenlenen `Camiler ve Din Görevlileri’ haftası etkinliğine Belediye Başkanı Feyat Asya, Korkut İlçe Kaymakamı Abdulgani Mağ, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama Daire Başkanı Muhammed Ali Asar, İl Müftüsü Alettin Bozkurt, Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Hamdullah Kardaş ve çok sayıda din görevlisi ile davetli katıldı. Kur`an-ı kerim tilaveti ile başlayan programda İl Müftüsü Alettin Bozkurt, açılış konuşmasını yaptı.

`Camiler ve Din Görevlileri` haftasının önemine değinen Müftü Bozkurt, geçtiğimiz gün Ağrı’nın Doğubeyazıt İlçesi`nde şehit olan güvenlik görevlilerine ve Şırnak’ta şahadete kavuşan bir yüzbaşı ve koruculara Allah’tan rahmet diledi. Camiler ve din görevlilerine yönelik açıklama yapan Bozkurt, “Yine Hicri 61 yılında yüreklerimizi yakan şehitlerin efendisi Peygamberimizin torunu ve 70 Ehlibeyt büyüklerimizin ve o günden bugüne kadar ilahi kelimetullah için mücadele eden ve şehadet şerbetini içen tüm şehitlerimizi bir kez daha rahmet ve minnetle yad ediyoruz. Mekânları cennet olsun Cenabı Hak bizleri de onların şefatine nail etsin. Gazilerimize de hayatta kalanlarına sağlık vefat edenlere de Cenabı Mevla’dan Rahman Rahim sıfatı ile onlara muamele etmesini niyaz ediyoruz. Biraz önce Kuranı Kerim okuyan hocamızın da zikrettiği gibi Yüce Rabbimiz Celle celaluhu şöyle buyurmaktadır; ‘Allah’ın mescitlerini ancak Allah’a iman eden ahirete iman eden dosdoğru namaz kılan ve zekat veren ve Allah’tan başka kimseden korkmayanlar imar eder ve onlar hidayete erenlerin ta kendileridir’ Evet mescitler camilerde ancak Allah’a yakinen iman edenler orada çalışabilir oraya emek verebilir. Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin bir hadis-i şerifinde bir insanın camiye gidip gelmeyi cami sevgisini yüreğinde taşıyorsa o insanın Mümin olduğuna şahitlik edileceğini belirtiyor. Demek ki Camii sevmek ve Camiye gitmek camide vakit geçirmek cami ile ilgilenmek imanın bir nişanesidir. Bir alametidir” dedi.

“CAMİ KENDİ EVİMİZDEN, BAHÇEMİZDEN DAHA ÖNEMLİDİR”

Cami ve mescitlerin manevi değerini ele alan Müftü Bozkurt, sözlerini şöyle sürdürdü: “Değerli kardeşlerim bir yerde Mescit varsa orada huzur vardır, orada kaynaşma vardır, orada ibadet vardır, orada medeniyet vardır. Onun için atalarımız bir yere geldiklerinde orada Cami yapmışlar ve yerleşimi de o Caminin etrafında gerçekleştirmişlerdir. Bundan dolayı bakıyoruz ki Peygamber Efendimiz Medine’ye hicret ettiği zaman henüz Medine’ye varmadan Küba mescidini Medine’ye vardığında ise ilk yapmış olduğu icraatları arasında Mescidi Nebevi’nin temelini atmış ve Mescidi Nebevi’nin içerisinde odalar oluşturmuş Ashabı Suffa için medreseler, günümüz itibariyle Kur’an kursları inşa etmişlerdir ve burada kendisine nazil olan ayetlerin sahabelere öğretmiştir. Peygamber Efendimiz eğitim ve öğretimi burada başlatmıştır. Tabii Cami yapmak cami ile ilgilenmek ve camiye değer vermek camiye arsa bağışlamak nasıl ki imanın bir çağrı ise camiye engel olmak insanları camiden men etmekte Allah’ın indinde bu kadar cezası büyüktür. Kur’anı Kerim’in de ‘İnsanları Allah’ın evinden alıkoyandan daha zalim kim olabilir?’ şeklinde buyrulmaktadır. Camilere engel olan insanların ibadetlere engel olan ve camileri harabe haline dönüştürmeye çalışanlardan daha zalim kim olabilir? Tabii Cami yapmak bu camiyi yaptıktan sonra camiada buna da dikkat etmemiz lazımdır. Cami kendi evimizden bahçemizden daha önemlidir ve bunu bilerek hareket etmeliyiz. Biz bunlara çok değer vermeliyiz kendi evimizden daha iyi bir şekilde camilere bakmamız lazımdır. Sahabeler camilerin yeryüzündeki Allah’ın yeryüzündeki evleri olduğunu söylerler. Onun için camiyi temiz tutmak yine Allah’ın emridir. Yine Allah’u Teala başka bir ayeti kerimede ‘Ey Adem oğulları camiye geldiğinizde camiye ziynetlerinizi alın’ yani temiz bir şekilde gelin güzel koku sürünün caminin temizliğine riayet edin yanınızdakini rahatsız etmeyin. Eğer bir insanın emeği bir camiye geçmişse o insanın amel defteri kapanmaz.”

“‘CAMİ, ŞEHİR VE MEDENİYET’ OLARAK BELİRLENMİŞTİR”

Programda bir konuşma yapan Belediye Başkanı Feyat Asya ise “Diyanet İşleri Başkanlığı’nca her yıl Ekim ayının ilk haftasında çeşitli etkinliklerle icra edilen Camiler ve Din Görevlileri Haftanızı kutlar, tüm İslam aleminin hayrına vesile olmasını diliyorum. Her yıl farklı temalarla işlenen haftanın bu yılki teması ‘Cami, Şehir ve Medeniyet’ olarak belirlenmiştir. Camiler, mihrabıyla mabet, minberiyle devlet, kürsüsüyle mektep, huzurumuzun yuvası ve imanımızın şahidi olan yerlerdir. Camiler, Allah`ın rahmetinin yeryüzüne ulaşmasını sağlayan, gönüllerin huzur dolduğu ve yüce yaratıcıya misafir olunan kutsal mekanlardır. Camiler bir şehrin kalbi ve cazibe merkezidir. Yine camiler yeryüzünde Allah’ın evleri sığınılacak liman olarak bilinir. Müslümanların bu ortak kullanım alanındaki engelleri kaldırmak hepimizin görevidir. İslam tarihinde camilerimizin önemi çok büyüktür. Sembol olmuş şahsiyet timsali büyük isimlere baktığımızda bu özelliklerini gençlik dönemlerinde camilerden kazandıklarını, özveri, fedakârlık ve adanmışlık kavramlarının hayatlarının bir parçası olduğunu görmekteyiz. İslam tarihi boyunca şehirler cami merkezli planlanmıştır. Dolayısıyla, cami şehrin merkezini belirler, şehir planının kurucu öğesidir ve şehir caminin etrafında şekillenir. Çevresinde yaşanan şehir hayatı, caminin bir devamı olarak gelişir. Camideki tevazu iş hayatına, merhamet aile hayatına, şefkat insan ilişkilerine yansır” dedi.

“CAMİ MERKEZLİ ŞEHİR, MÜSLÜMANLARIN KURDUKLARI ŞEHİRLERE MODEL OLMUŞTUR”

Hz. Peygamberden örnekler vererek camilerin önemine değinen Başkan Asya, “Caminin bireye kazandırdığı; adalet, merhamet, yardımlaşma gibi ahlaki değerler şehrin huzurunu ve güvenini sağlar. İslam tasavvurunda şehir; hukukun uygulandığı, insanların haklarının ve özgürlüklerinin teminat altına alındığı, güvenin ve huzurun yaşandığı yerdir. İnsanların, çevreyle ve toplumla ilişkilerini, sorumluluk ve duyarlılık bilinciyle kurdukları yerdir. İnsanın ve insana ait değerlerin ön planda olduğu yerdir. Hicretle birlikte şehir, Mescid-i Nebi’nin etrafında kurulmuş, Yesrib, mescidin inşa ettiği değerler ile Medine’ye dönüşmüştür. Efendimizin kurduğu bu cami merkezli şehir, Müslümanların kurdukları şehirlere model olmuştur. Camilerimizi din gönüllülerinden ayrı düşünmek mümkün değildir. Çünkü günün beş vaktinde camide bulunan, yaz kış, soğuk sıcak demeden görev aşkı ve bilinciyle hizmet vermeye çalışan; hatta günün büyük bölümünü camide geçiren adeta cami ile özdeşleşmiş olan siz değerli Din Görevlilerine minnettarız. Peygamberimizin (S.A.V) varisi olan Din görevlilerimiz, toplumu doğru yola yönlendiren büyüklerimizdir. Sıkıntılı süreçlerden geçtiğimiz bugünlerde, birlik ve beraberliğimizin pekişmesi için sizlerin öneri ve girişimlerinize her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulmaktadır. Hizmetleriniz, ülkenin salahiyeti, milletimizin huzuru için önemlidir. Bu duygu ve düşüncelerle Camiler ve Din Görevlileri Haftası’nın ilimize, bölgemize, ülkemize ve İslam coğrafyasına hayırlar getirmesini temenni eder, saygılar sunarım” ifadelerini kullandı.

Yapılan konuşmalar sonrasında program, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama Daire Başkanı Muhammed Ali Asar tarafından gerçekleştirilen Camii-Şehir ve Medeniyet başlıklı konferans ile devam etti.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —