Menü Muş Şark Haber
Tarih: 12.04.2017 11:17
DÖLEK: MUŞ NEDEN TERMAL KENT OLMASIN?

DÖLEK: MUŞ NEDEN TERMAL KENT OLMASIN?

Facebook Twitter Linked-in

Heyelan envanteri, deprem ve sel gibi önemli çalışmalar yapan Muş Alparslan Üniversitesi (MŞÜ) Afet Araştırma Merkezi Müdürü Yrd. Doç. Dr. İskender Dölek, Muş’un birinci derece deprem bölgesi olduğunu ve bunun için termal alanda çalışmaların yapılması gerektiğini söyledi.

Muş’un kalkınması için 3T (tarım, turizm, termal) formülünün uygulanması gerektiğini açıklayan Yrd. Doç. Dr. Dölek, “İbn_i Haldun Meşhur eseri mukaddime de ‘Coğrafya insanın kaderidir’ der. Fransızların meşhur coğrafyacısı Paul de Balnch ise “ortam sunar insan ondan yaralanır” diyerek insan ve mekan arasındaki bağlantıya başka bir boyut katar. Eğitimciler zekâyı tanımlarken de insanın uyum yeteneğine vurgu yaparlar. Burada belirttiğimiz önermeler üzerinden Muş kenti ile ilgili bazı değerlendirmeler yaparak Muş kenti için gelişmesine katkı sunacağını düşüneceğimiz bazı önermelerde bulunmaya çalışacağız. Bunlarında bilimsel değerlendirmelere dayandığına da belirtmeliyim. Doğal özelliklerin düşündüğümüzde Muş kentinin öne çıkan doğal özelikleri nedir diye sorsak, dağlık karasal iklim özelliklerine sahip, 1. Derecede deprem bölgesi çoğumuzun ilk aklına gelen ilin özellikleridir. Bunlar çoğumuzun gözünde olumsuz özellikleri çağrıştırır. Ama büyük çoğunluğu Müslüman olan bir ülkede, referans olarak alınan kutsal kitabımız Kuran da en çok tekrarlanan ifadelerden biri “akletmiyor musunuz” ifadeleridir. Neyi akledeceğiz neyi göreceğiz? ‘Allah (C.C) insanları cezalandırmak üzere Muş kentine göndermiş olamaz’ değişmesi gereken bakış açımız olmalı” dedi.

“İSVİÇRE, KANADA, NORVEÇ BUNLAR BAŞARIYOR NEDEN BİZ YAPMAYALIM

Karasal ve 6 ay sıcaklığın sıfır derecenin altında olduğu bir kentte yağan bir metre kar nimete dönüştürülebileceğini kaydeden Yrd. Dölek, sözlerini şöyle sürdürdü: “bu kent kış turizm merkezi haline gelemiyorsa, kış koşulları ve kar şüphesiz bize ilahi bir ceza gibi gelir. İsviçre, Kanada, Norveç bunlar ekvatorda yer alan ülkeler değil bunların kış koşulları bizden daha ağır. Kış turizmi için bu ülkeleri tercih eden insan sayısına bakın… Turizm gelirlerine bakın ne demek istediğim ve ne kadar yanlış değerlendirmelerde bulunduğumuz net anlaşılacaktır. 1966 Varto depremini yaşayan ve topraklarının %90’dan fazlası birinci derece deprem bölgesi kapsamında olan bir kent başka bir ifade ile her an 6’dan büyük bir depremin olacağı bir kent yine ilahi bir cezaya mı çarptırılmıştır.”

“MEYDANA GELEN HER YER SARSINTISI YERALTINDA BİNLERCE METREKÜP SICAK SU ÜRETİR”

Yer sarsıntılarına değinen Dölek, “Aklımızı kullanırsak bir doğa olayı olan depremler ve onların hazırlayan mekanizmanın sunduğu nimetlerden en iyi şekilde yaralanabiliriz. Meydana gelen her yer sarsıntısı yeraltında binlerce metreküp sıcak su üretir. Buna jeotermal su denir, bedavadır. Isıtmada, sanayide ve daha birçok alanda kullanabilirsiniz. Her yıl kamyonlarla binlerce lira ödeyerek taşınan karı bu bedava sıcak su ile eritebilir. Satılmadığı için çürümeye bırakılan karpuz ya da domatesi kurutabilir ve uygun pazarlara yönlendirebilirsiniz” ifadelerini kullandı.

“MUŞ KENTİ JEOTERMALLE BİRLEŞMELİ”

Jeotermal suyu ile birçok alanda çalışmanın yapılabileceğini vurgulayan Dölek, “Türkiye’nin 3. Büyük ovasında seralarda ısıtma aracı olarak kullanabilir komşumuz Erciş’te eksi kırk derecede yetiştirilen domatesi Muş’ta da yetiştirebiliriz. Muş kentinde tarım jeotermalle birleştirildiğinde seralar ve bunların jeotermalle ısıtıldığı ortamlar oluşturulduğunda, kaldırımlardan bu sıcak su dolaştırıldığında, jeotermal suların kullanıldığı kaplıcalar yaygınlaştığında (Almanya’da 70 bin nüfuslu bir kentin kaplıcalar tek geçim kaynağıdır) Muş daha yaşanabilir daha cazip bir kent olacaktır. Muş için 3T, Tarım (jeotermalle entegre), Turizm ve Termal. Muş neden termal kenti olmasın Bu potansiyeli var” şeklinde konuştu.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —