Muş Alparslan Üniversitesi (MŞÜ) Sosyoloji Bölüm Başkan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi. Adem Palabıyık, ‘HDP-CHP İttifakı mı?’ konusunu ele aldı.
Seçime son üç kala ittifaklara değinerek analizlerde bulunan Palabıyık, “seçimlere üç gün kala yeni ittifakların ortaya çıktığını öğrenmek bazen şaşırtıcı bazen de beklenilen durum ile birlikte ilerliyor, aslında şaşırtıcı olan beklenilen durumların belki de beklediğimizden geç ortaya çıkmasıdır. Seçim startının verildiği günden beri gözlemlerim ve siyasi analizlerim neticesinde beklediğim en popüler haber, CHP ile HDP’nin gizli ittifakıydı. Bu haberi bekleyeli bir aydan fazla olmuştu ki, birkaç gündür gündeme CHP ile HDP’nin, HDP Millet İttifakı’nda olmasa dahi bir araya gelebilecekleri ve birbirlerini destekleyecekleri bekleniyordu. CHP’nin, HDP’yi ittifaka almamasının sebebi ise nasıl olsa HDP’nin barajı geçeceğine dair olan ümidiydi” dedi.
“CHP’NİN, KENDİ TARAFTARLARINA HDP’Yİ SEMPATİK GÖSTERMESİ BEKLENEN BİR DURUMDUR”
CHP’nin tüm hesaplarının AK Parti’nin tek başına iktidar olmaması olduğunu ifade eden Palabıyık, şunları söyledi: “CHP’nin bütün hesabı, AK Parti’nin tek başına iktidar olmaması üzerine kurduğunu biliyoruz, bu bağlamda atılacak siyasi adımların bu yönde ilerleyebileceğini tahmin edebilmekteyiz. Sonuç belirlendiği için sonuca gidilecek bütün yolların mubah olduğuna dair yanlış anlatı şu an itibariyle CHP tarafından doğru olarak kabul edilmiş durumda. CHP’nin, HDP’nin güçlü olduğu yerlerde HDP’yi destekleme kararı aldığına dair tahminlerin olması da yukarıda bahsettiğimiz olgunun bir sonucu olarak anlaşılabilir. Özellikle Doğu ve Güney Doğu bölgelerinden istediği kadar oy alamayan CHP’nin, kendi taraftarlarına HDP’yi sempatik göstermesi beklenen bir durumdur. Bugün Ahmet Türk’ün yapmış olduğu açıklama da, düşüncemizi destekler nitelikledir (Bkz: https://www.ensonhaber.com/ahmet-turke-gore-hdp-ile-chpyi-ince-yakinlastirdi.html). Böyle bir durumun, bizzat HDP’nin önemli isimleri tarafından dile getirilmiş olması da tesadüf değildir. Bu söylem biçimi bölge siyasetinde CHP’nin, HDP tarafından destekleneceğine de işaret sayılabilir. Lkain işin bir de başka boyutu mevcut, o da HDP’nin de, CHP’nin güçlü olduğu yerlerde CHP’yi yahut CB seçimlerinde ikinci tura kalma ihtimali gerçekleşirse, HDP’nin, CHP’nin adayını destekleyeceğidir. Bu denklemler, bize hesapların çoktan yapıldığı göstermekte ve Kandil’in de bu tercihe razı olduğunu aşikar etmiştir.
“OTORİTEYE KARŞI OLAN BU GENÇLERE YÖNELİK ÖZELLİKLE HDP VE CHP, ONLARI CEZBEDECEK KAVRAMLARI SIK SIK KULLANMAKTADIR”
Kürt halkının, önceki seçimlere bakıldığı takdirde nasıl bir tercih yapacağını kestirmek zor görünüyor lakin küçük hesaplar bazen dengeleri alt üst edebiliyor. Özellikle sayıları bir buçuk milyona yakın olan yeni genç seçmenin nasıl hareket edeceği bu bağlamda oldukça önemli olacaktır. Ergenlik çağını yeni doldurmuş olan yahut genç üniversitelilerin daha çok asi bir kimlik taşıdığını bilmekteyiz. Bu gençliğe seslenen kim olursa olsun, gençlerin beklentilerine uygun hareket etmek zorundadır. Sabit oy olsa dahi, AK Parti’nin, gençlerle alakalı oldukça çılgın projelerini bir an evvel dillendirmesi gerekmektedir. Otoriteye karşı olan bu gençlere yönelik özellikle HDP ve CHP, onları cezbedecek kavramları sık sık kullanmaktadır. Bu kavramların başında otorite, tek adam, olağanüstü hal ve benzer kavramlar, özellikle bölgemizde sıkça dile getirilmektedir. Bana göre ilk tedbiri alınması gereken nokta budur, bu tartışmanın dışında esas merak ettiğim ise Muş ilinde teşkilatı olan CHP’nin, Muş ilindeki HDP il teşkilatı ile olan ilişkisi nasıldır? Gerçekten bölgemizde, CHP teşkilatlarının HDP’yi desteklemesi söyleminin arka bahçesi mevcut mudur, cevap alabilmeyi umut ediyoruz. Devam edeceğiz…”