Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Muş İl Teşkilatı, Belediye meydanında bir araya gelerek basın açıklaması yaptı. Geniş güvenlik önlemlerinin alındığı alanda basına ve kamuoyuna yönelik bir açıklama yapan BDP Muş Milletvekili Demir Çelik, demokratikleşme paketini eleştirdi. Demokratikleşme paketinin beklenenden uzak olduğunu ifade eden Çelik, Demokratikleşme paketi ile ilgili sessiz bir devrimden söz ediliyordu. Oysa bugün (dün) çıka çıka militarist, kemalist çizginin devamından yana bir kararla bir kez daha geleceğimiz çalınıyor, gasp ediliyor. 10`uncu ayına gireceğimiz demokratik çözüm sürecinde Barış ve Demokrasi Partisi olarak, Demokratik Toplum kongresi olarak biz hep çözümden, barıştan yana olduk. Hala da çözümden yanayız, barıştan yanayız. Ancak bizim çözümden anladığımız, barıştan anladığımız şeyler ile hükümet ve devletin anladığı şeyler, bir kez daha görülmüştür ki, aynı değildir. Hükümet 90 yıllık inkarcı, imhacı, devletin zihniyeti ile bir kez daha kesimleri, halkları ve inançları kandırmayı sürdürmüştür. Biz ise onurlu bir barış için, demokratik bir ülke için olmazsa olmazları dillendirdik, dillendirmeye devam edeceğiz. Düşününüz ki Kürt gerillasının 8 Mayıs`ta yürüyüşe başladığı günden bugüne 4 ayı aşkın zaman geçti. Niçin yürüyüşe başlamışlardı? Demokratik siyasetin yer edinmesi içindi. Ama 4 ay geçti. Bu 4 ay sonunda Sayın Başbakan tarafından açıklanan demokratikleşme paketinde adeta bizlerle alay edildi. Evet, siyasi partiler yasasında değişiklik öngörülüyor olması, hazine yardımını sağlıyor olması önemlidir. Yasaklı olan, "q,w ve x" harflerinin serbest bırakılması önemlidir. Ama Kürt sorunu gibi tarihsel ve siyasal bir sorunun, pakete sığdırılması mümkün değildir. Bu sorun paketler ile çözüme kavuşturulmaz” dedi.
“KÜRT SORUNUNUN ÇÖZÜMÜ PAKETLERDEN GEÇMİYOR”
Yeni bir anayasa yapılmadığı sürece Kürt sorununun tamamen çözüme kavuşturulmasının imkansız olduğunu savunan Çelik, şöyle konuştu: “Kürt sorunu siyasal, sosyal, kültürel, demokratik parametreleri ile bir anayasal sorundur. Siz 12 Eylül faşist diktatörlüğünün, anti demokratik, faşist anayasasını kaldırmadan, demokratik, sivil, eşitlikçi, özgürlükçü yeni bir anayasayı var etmeden değil 5`nci, 10`ncu, 100`ncü paketi de açıklasanız, Kürt sorununu çözemezsiniz. Kürt sorununun çözümü paketlerden geçmiyor. Kürt sorununun çözümü, Kürt halk önderi Sayın Abdullah Öcalan`ın da söylediği gibi süreci görüşmelerden, diyalogdan, müzakere sürecine evirmek gerekiyor. Evet, paketin içerisinde süslü demokrasi söylemi, süslü ileri demokrasi vaadi, süslü kendi yandaşlarının özgürlüklere daire kısmi iyileştirmeleri var. Ama paket, gerçek manada adalet vermekten uzaktır. Hala terörle mücadele kanunu olduğu yerde duruyor. Hala Türk Ceza Kanunundan dolayı yargılanan siyasi rehineler, cezaevinde rehine muamelesi ile karşı karşıyadır. Hala Türkiye cezaevlerinde milletvekilleri tutsak, belediye başkanları tutsak, siyasetçiler esaret altındadır. Durum böyle iken sürecin adı demokratik siyaset olamaz. Açılan paket de demokrasiden uzaktır.” Çelik`in konuşmasının ardından kalabalık sessizce dağıldı.