Tarih: 02.04.2018 17:46

TEFECİLİK VE MUŞ (7)

Facebook Twitter Linked-in

Muş Alparslan Üniversitesi (MŞÜ) Sosyoloji Bölüm Başkan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Adem Palabıyık, ‘Tefecilik ve Muş (7)’ konusunu ele alarak değerlendirmelerde bulundu. Tefeciliğim maddi hayatı zorlaştıran yönünün yanında, sağlık açısından da oldukça fazla sayılabilecek olumsuz etkileri de söz konusu olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Palabıyık, tefecilik olgusunu Muş ilinden defedilmesi gerektiğini söyledi.

Tefeciliğin olumsuz yönlerini sıralayan Palabıyık, “Tefeci mağduru bireylerin yaşadığı hayal kırıklıkları, intiharları yahut ailelerinin dağılması gibi negatif vakalar, yine bu karşılıksız borçlanmanın sonuçları arasındadır. Bütün hayatınız boyunca kazandıklarınızı birkaç saatte kaybetmenin verdiği anlamsızlık, sizi farklı sonuçlara da sürükleyebilir. Hatta bazı insanlar, tefecilere borçlarını ödemek için tazminatlarını alarak işsiz kalmayı dahi göze alabilmektedirler” dedi.

“BANKALARIN BİREYSEL KREDİLERİ KOLAYLAŞTIRARAK SÜRECİ OLUMSUZ ANLAMDA ETKİLEMESİNİN ÖNÜNE GEÇİLMELİDİR”

“Bu kadar olumsuz bir pratik olan tefecilik konusuna Muş halkının önem vermesi ve karşı çıkması gerekmektedir” diye kaydeden Yrd. Doç. Dr. Palabıyık, sözlerini şöyle sürdürdü: “Eğer Müslüman isek, Allah’ın kurallarına riayet gösteriyorsak, tefecilik olgusunu Muş ilinden def etmeliyiz. Özellikle bankaların bireysel kredileri kolaylaştırarak süreci olumsuz anlamda etkilemesinin önüne geçilmelidir. Kurumsal olarak yapılması gereken bu hamle ancak kurumun kendi işleyişi ile hayata geçirilebilir. Bankalar, kredi verdikleri bireyleri muhakkak incelemeli ve defalarca kredi vermemelidir. Bu kişiler, kendileri alamadığı takdirde başkaları üzerinden yaptıkları kredi işlemleri ile kazanımlarını devam ettirmektedirler. Bankaların, bu tür kredi verme pratiklerini düzen içinde gerçekleştirmeleri muhakkak halktan haberdar olmaları gerekmektedir. Muş çok büyük bir şehir değil, elbette olanların duyulması da çok zaman almayacaktır. Bu sebepten dolayı, Muş ilindeki her kurumun Muş halkının neye şahit olduğuna dair bir güncelleme muhakkak yapması gerekmektedir. Bunun için mobil bir ekip oluşturulabilir yahut sosyolog atanması ile çeşitli sorunlar için dosyalar hazırlanabilir. Eğer bir toplumsal vaka ile tanışmak ve mücadele edilmek isteniyorsa bu ancak kurulacak mobil bir ekip ile mümkündür.”

“MADDİ DURUMUN ÇÖZEBİLECEĞİ KONULARDA TEFECİLERİN KAPISINI ÇALMAMAK BAZEN İMKANSIZ HALE GELMEKTEDİR

Kapitalist sistemin getirdiği önemli avantajların yanında ciddi anlamda dezavantajları da mevcut olduğunu vurgulayan Palabıyık, şunları söyledi: “Tefecilik, mobil hayatın başlaması ile birlikte hızla yayılmaktadır. Muş’ta, halkın cebinden çıkan para ile kazancını sağlayan esnafların başka bir şekilde para kazanmaları mümkün değildir. Hal böyle olunca, maddi durumun çözebileceği konularda tefecilerin kapısını çalmamak bazen imkansız hale gelmektedir. Önceki yazılarımda belirttiğim gibi, özellikle küçük ve orta ölçekli esnaflara muhakkak devletin kurumsal yapısı kredi olanakları sağlamalı ve esnafları, karşılığı olmayan bir alana dahil etmemelidir. Bunların yanında sivil toplum kuruluşlarının da tefecilik sürecine ciddi biçimde karşı çıkması ve tefeciliği işlevsiz hale getirmesi için ellerinden gelen ne varsa yapmaları beklenmelidir. STK’ların, özellikle ulaştığı yerler ve sahip oldukları sosyal ilişkiler, bu anlamda sorunların çözülmesine önemli katkı sağlayacaktır. Bürokratik yapının haberdar olamadığı alanlarda kendisine yer bulan STK’ların, tefecilik olgusu ile mücadelesi protesto bağlamında önemlidir ve ses getirecektir. Adım adım ilerleyecek süreç, tefecilerin güvenini ve cesaretini kıracak ve sonunda inşallah, tefecilik Muş ili ile birlikte anılmayacaktır.. (Devam edeceğiz).”




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —