Muş Alparslan Üniversitesi (MŞÜ) Sosyoloji Bölüm Başkan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi. Adem Palabıyık, ‘seçimler 2’ konusunu ele alarak değerlendirmelerde bulundu.
Bir önce ki yazısını hatırlatan Palabıyık, “Geçen yazımızda Abdullah Gül’ün adaylığı ile HDP’nin aday çıkarıp çıkarmama ihtimalini değerlendirmiş ve yazımıza bu tartışmayı sonraki metnimize bırakarak devam edeceğimizi ifade etmiştik. Kaldığımız yerden devam edecek olursak, HDP’nin neden aday belirlemede geç karar aldığını ifade etmekle başlayabiliriz” dedi.
“KUTUPLAŞMANIN ASIL OLUŞTUĞU ALAN MUHALEFETİN OLUŞTUĞU ALANDIR VE CİDDİ ANLAMDA TEHLİKE POTANSİYELİNE SAHİPTİR”
“Siyasi partiler arasında, özellikle de muhalefette olan siyasi partiler denkleminde, seçimler ile alakalı öne çıkan temel problem, Erdoğan isminin seçilmemesi üzerine kurulan tabloda aranmalıdır” diye ifade eden Palabıyık, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bütün hesapların, Erdoğan isminin seçilmemesi üzerine yapıldığı süreçte, muhalefet partilerinin Erdoğan nefreti yahut takıntısı günden güne artmaktadır. Kutuplaşmanın asıl oluştuğu alan muhalefetin oluştuğu alandır ve ciddi anlamda tehlike potansiyeline sahiptir. Saadet Partisi’nin Abdullah Gül girişimi ve sonrasında diğer partilerden gelen sesler, Abdullah Gül isminin, denklemin belki de tek çözümünün olacağına dair işaretleri güçlendirmektedir. Sayın Gül, önceki akşam Erbakan Ödül törenine katılmakla da bu işaretleri güçlendirmiştir. Bülent Arınç’ın AK Parti genel merkezinden çıkarken yapmış olduğu açıklamaya bakılırsa, Sayın Gül ile birlikte hareket edilmeyeceğine de işaret ettiği söylenebilir. Fakat, Saadet Partisi’nin Abdullah Gül ismini öne çıkararak, sürece dahil olma çabası akla şu teoriyi getirmektedir.”
“İKİNCİ TUR SEÇİMLERİNDE GÜL VE ERDOĞAN İSMİ KARŞI KARŞIYA GELEBİLİR”
Erdoğan isminin güç kaybetmesi için birçok oyunun oynandığına dikkat çeken Palabıyık, “Sayın Gül’ün aday olması halinde, CHP-HDP- İYİ PARTİ ve SP birleşik bir aday üzerine siyaset yürütecektir. Ama bu yürütme ikinci adımdır, ilk adımda bütün partiler kendi adaylarını çıkararak, Erdoğan isminin güç kaybetmesini planlamaktadırlar. Sayın Cumhurbaşkanımızın isminin karşısında en fazla oy alan isim, ikinci tura kalacak ve ikinci turda yüksek ihtimalle Abdullah Gül ismi devreye girecektir. Muhalefetin çatı adayı olarak belirlenen isim kendi yerini sayın Abdullah Gül’e bırakabilir. Böylece ikinci tur seçimlerinde Gül ve Erdoğan ismi karşı karşıya gelebilir. Kanaatimce, siyasi süreç bu yöntem üzerinden devam edecek ve sonuçlanacaktır” ifadelerini kullandı.
“BU TAVIR, SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZIN HANESİNE POZİTİF BİR YANSIMA OLARAK GEÇECEKTİR”
“Sayın Abdullah Gül’ün adaylık durumuna gelince ise ifadelerimizi seçici ve dikkatli yazma ile birlikte, eski iki dost olan iki ismin, neler yapabileceğini tahmin etmek bir açıdan kolay bir açıdan zordur” diye vurgulayan Palabıyık, şunları söyledi: “Sayın Cumhurbaşkanımızın çıkışlarını bilmeyen yok, haksızlık olduğu yerde karşısındaki kim olursa olsun tavrını sergilemektedir. Bu tavır, Sayın Cumhurbaşkanımızın hanesine pozitif bir yansıma olarak geçecektir. Sayın Gül ise daha sakin bir yapıya sahip olduğu için, aslında iki ismin birbirinin tamamlayıcı olduğu ifade edilebilir. Lakin, Sayın Gül’ün cumhurbaşkanlığı döneminde Sayın Erdoğan ile arasında nelerin yaşandığını bilmediğimiz için, iki lider arasındaki ilişki biçiminin neye evirildiğini tabi ki tahmin edemeyiz ama şurası açık ki, Sayın Cumhurbaşkanımız, her konuşmasında alanı daraltmakta ve karşısına çıkacak isimlere geniş bir alan bırakmamaya çalışmaktadır ve çalışacaktır. Aynı durum Sayın Gül için de geçerlidir. Sayın Cumhurbaşkanımızın, “Benim hiç öyle bir problemim, öyle bir derdim yok. 5 Mayısta meydanda kimlerin olacağı; hepsi çıkacak. Dolayısıyla biz de çıkanları göreceğiz ve yolumuza devam edeceğiz. Biz her şeyimizi, senaryomuzu vesaire, kendimize göre belirleriz, karşımızdakiler kendilerini bize göre ayarlasın” (https://www.yenicaggazetesi.com.tr/erdogan-abdullah-gul-icin-ne-dedi-190600h.htm). ifadesi, sayın Gül ile görüşülmediğinin de kanıtı sayılabilir. Hal böyleyken, sayın gül adaydır yada değildir demek oldukça zor ama sayın Gül ile sayın Erdoğan arasında bir sorun olduğuna dair güçlü işaretlerin olduğu açık. Belki de yanılıyoruz… Devam edeceğiz…”
“MALAZGİRT SEMPOZYOMU ÇOK ÖNEMLİ”
Açıklamasına Muş Alparslan Üniversitesi’nde ki sempozyumu da ekleyen Palabıyık, “ Muş Alparslan Üniversitesi, yine başarılı ve önemli bir çalışmaya ev sahipliği yapacaktır. Yarın üniversitemizde düzlenecek ve sayın bakanımızın katılımıyla gerçekleşecek Malazgirt Meydan Muharebesi ve Sultan Alparslan Uluslararası Sempozyumu’na tüm halkımız davetlidir. Programa şu linkten ulaşılabilir:
https://drive.google.com/file/d/1CLUkIRTLupu3sxWC2VRiHEltQ76p04b_/view