Tarih: 26.12.2017 14:16

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER KARARI (3)

Facebook Twitter Linked-in

15 Temmuz sürecini, Referandum, Kuzey Irak, FETÖ-PKK ilişkileri, Kudüs, Muş’un sorunları, Reza Zarrab Olayı, İslam İşbirliği Teşkilatı Değerlendirmeleri ve çeşitli konuları detaylı bir şekilde analiz eden Muş Alparslan Üniversitesi (MŞÜ) Sosyoloji Bölüm Başkan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Adem Palabıyık, ‘Birleşmiş Milletler Kararı (3)’ konusu ele aldı

Muş Alparslan Üniversitesi (MŞÜ) Sosyoloji Bölüm Başkan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Adem Palabıyık, ‘Birleşmiş Milletler Kararı (3)’ konusunu ele alarak detaylı analizlerde bulundu. Daha önceki yazılarını hatırlatan Palabıyık, “Daha önceki yazımızdan devamla dünya beşten büyüktür’ün sosyolojik ayağına geldiğimizde karşımıza toplumsal alanlar çıkmaktadır. Özellikle dünyanın adeta yeniden biçimlendiği şimdiki zaman diliminde Türkiye’nin bu sloganı halklara ciddi cesaret vermiştir. Ülkemizin batı ve ABD’ye, daha doğrusu adaletsiz olana karşı meydan okuyuşu, diğer devletlerin de duruşlarının değişmesinde elbette etkili olacaktır. Liderlerin tavır ve konuşmalar bizlere çok şeyler söyler lakin önemli olan liderlerini takip eden halklar olacaktır” dedi.

“BİR BİREYİN BU NİTELİKLERE SAHİP OLMASINDAN DAHA ÖNEMLİDİR”

“Halklar, adaletli ve dik duruşlu liderleri severler, biz bunu Marx ve Weber’den öğreniyoruz” diye ifade eden Palabıyık, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tabi bu sevgi, liderin tutumu devam ettiği müddetçe devam eder. Aslında sadece halklar değil, bu iki özelliğe sahip olan herkes sevilmeye layıktır ama bir lirdin böyle olması, bir bireyin bu niteliklere sahip olmasından daha önemlidir. Halk, sadece bir kesimden oluşmaz, içinde çeşitli gruplara ayrılır ve ayrıldığı her gruplaşma biçimi çeşitli zamanlarda kargaşalara sebep olabilir. Bugün Afrika ülkelerinin temel problemi budur. Bunun önlenmesinin temel yolu, gerçekten dünyanın beşten büyük olduğunun bilinmesinden geçmektedir. Afrika Müslümanlarının temel problemi, kendi alanlarının başkaları tarafından idame ettirilmesidir. Ülkemiz ise ilk defa bu sıralar Afrika ile yakından ilgilenmektedir, tabi bu durum ABD’nin de işine gelmeyecektir.

Çünkü sömürü oranı azalabilir hatta Cezayir gibi başkaldırı hareketleri yaşanabilir. Modern dünyayı daha anlayamayana Afrikalı Müslümanlara, bu dünya ancak Müslüman bir ülke tarafından tanıtılmalıdır. ABD’nin tanıttığı dünyadan zalimlikten ve sömürüden başka bir negatiflik olmayacaktır. O halde yapılması geren ilk pratik, güçlü ama zalim olanın karizmasını çizmektir. İşte sosyolojik bağlamda yapılan ilk pratik de budur. Trump ve dolayısıyla da ABD, BM’den ciddi bir çizik yemiştir. Yaptırım bağlamında bir karşılığının olmaması burada tartışılan konu değildir, esas konu ABD’nin tek başına hiçbir şey yapamayacağı vurgusudur. Müslüman toplumlarda sosyolojik anlamda değişebilecek ABD’nin güçlülüğü olgusu, bizleri de yakından etkileyecektir. Onlara destek olması gereken batı değil de Müslüman bir devlet temennisi, gelişmekte olan yahut üçüncü dünya ülkelerini de etkileyebilir.”

“ARAP BAHARI BUNUN EN BÜYÜK ÖRNEĞİ OLARAK KABUL EDİLEBİLİR”

“Sosyolojinin bu etkinliği, İslam sosyolojisini de canlı tutacaktır. Müslüman toplumların bazen belli çıkışlarla ciddi dönüşümler yaşadığını hepimiz bilmekteyiz” diye vurgulayan Palabıyık, şunları söyledi: “Arap baharı bunun en büyük örneği olarak kabul edilebilir. Ama bu çıkışların İslam için olması elzemdir. Çünkü ortalığın yakılıp yıkılması yahut ülkenin yağma edilmesi, Müslüman’ca bir tutum değildir. Mısır’da mevcudiyet gösteren Müslüman Kardeşler gibi bilinçli gençlik yetiştirmenin çabası bir anlamda başlayabilir. Bizlerin iddiası ise bu başlangıcın muhakkak olacağı ama zaman alacağıdır.

Tabi ki, hemen bir karşılık beklemek beyhudedir ama atılan tohumların sonraki yıllarda filiz vermesi beklentisi, bizleri canlı tutacaktır. Her ne sebeple olursa olsun BM gibi batı ülkelerinin etkili olduğu bir mekanda, Müslüman bir devletin baskısı ile bir şeylerin değişme işaretlerinin görülmesi, bizlerin canlı tutacak dinamiktir. Bu dinamik bir sosyolojidir ve diğer Müslümanlara da yansıyacaktır. Bu yansıyış biçimini zaman aralığı bizleri korkutmamalıdır. Toplumsal değişmeler yahut evirilmeler belli zamanları almaktadır. İnşallah dünya beşten büyüktür sloganının karşılığı da süreç içinde kendini daha kararlı ve net olarak gösterecektir. (Yarın devam edeceğiz İnşallah)…




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —